Kuş nedir, Kuş ne demek
Kuş; bir hayvan bilimi terimidir.
- Yumurtlayan omurgalılardan, akciğerli, sıcakkanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı uçucu hayvanların ortak adı

- Acemi er.
"Kuş" ile ilgili cümle
- "Çalıların üstünde kuşlar cıvıldayarak uçuşuyordu." - Ö. Seyfettin
Yerel Türkçe anlamı:
Hindi.
Dokuma tezgâhında gücülerin üstündeki bir çeşit makaralar.
Akıl.
Kuş// kuş kanat: kuş taifesi
Mısır.
Uçurtma.
İç donun arka tarafına ağının dar olmaması için konulan parça.
Dokuma aygıtında gücüğü aşağı yukarı kaldıran makaralar.
Menteşesiz kapıların söğe yatağına geçen küçük kazık şeklindeki çıkıntılar.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
sınıfından yumurtlayan, akciğerli, sıcak kanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı, uçucu hayvanların ortak adı.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
(I) [guş]:
Dokuma tezgahlarında gücünün aşağı yukarı hareket etmesini sağlayan düzen. (*Mudurnu -Bolu)
Bükülmüş ipliğin üzerine sarıldığı makara. (*Gerze -Sinop)
İngilizce'de Kuş ne demek? Kuş ingilizcesi nedir?:
bird
Kuş hakkında bilgiler
Kuşlar (Latince: Aves), tüylü, kanatlı, sıcakkanlı, yumurta ile üreyen, omurgalı hayvanlar.
Yaklaşık 10.000 civarında yaşayan türüyle en kalabalık tetrapod omurgalıları oluştururlar. Kuzey Kutbundan Güney Kutbuna dünya üzerindeki tüm ekosistemlerde yaşarlar. Boyutları arı sinek kuşunda 5 cm ile deve kuşunda 2,7 m'ye kadar değişir. Bulunan fosillere göre kuşlar, yaklaşık 150-200 milyon yıl önce, Jura Devri'nde dinozorlardan gelmektedir. Bilinen ilk kuş Jura Devri'nin sonlarında yaklaşık 155-150 milyon yıl önce yaşamış olan Archaeopteryx 'tir.
Kuşlar, diğer canlı alemlerinden farklı olarak bazı özelliklere sahiptir. İlk sabit sıcaklıklı canlılar olma özelliğini taşırlar. Belirgin özellik olarak, üyelerinin tümü, diğer hiçbir hayvan grubunda görülmeyen tüylerle kaplıdır. Ön üyeleri kanatlara dönüşmüştür ve arka üyelerdeki kemikler intertarsal eklem oluşturacak şekilde dizilmiştir. Trake ve bronşlarının bulunduğu yerde çok gelişmiş bir ses kutuları vardır. Sert kabuklu yumurta bırakırlar ve kuluçkaya yatarlar. Embriyo, yumurta kabuğu ve amniyon zarı ile çevrilidir. Kuşların tam işlev gören, karmaşık ve gelişmiş, büyük ve küçük dolaşım sistemleri vardır.
Kuşlar, sürüngenler ile yakın akrabadırlar. Bu nedenle sürüngenlerle birlikte Sauropsida, üst sınıfında toplanırlar. Diapsid Archosauria'dan, özellikle Triyas'ta büyük ölçüde farklılaşmış Thecondonti'dan türemişlerdir. Bu sonuncu grubun içinde bulunan Pseudosuchia, bununla ilgili olarak Dinosauria kuşlara en yakın gruplar olarak varsayılır. En eski kuş fosili, Solenhofen'ın (Batı Almanya) Üst Jura (140 milyon yıl) katmanlarında bulunan Archaeopteryx'dir. 1860 yılında ilk defa tek bir telek, 1861 yılında ise, baş hariç tüm iskelet sistemi tamam olan bir fosil bulunmuştur. Bulunan bu fosil, bilim dünyasında bir sansasyon yaratmıştır. Çünkü bu fosil, sürüngen ve kuş özelliklerinin her ikisini de aynı ölçüde taşımaktadır. Fosil, H.V. Meyer tarafından Archaeopteryx lithographica olarak tanımlanmış ve Londra'daki British Museum'a konulmuştur.
Kuş ile ilgili Cümleler
- O bir kuş mu?
- Kuş beyaz tüylerle kaplıydı.
- Kuş düştü ve öldü.
- Eldeki bir kuş çalılıktaki iki kuştan daha iyidir.
- Hiç kuş görmedin mi?
- Bir taşla iki kuş.
- Yavaş yavaş, kuş yuvasını yaptı.
- Kuş dönmedi.
- Güzel kuş!
- Ne güzel bir kuş!
Kuş anlamı, kısaca tanımı:
Kuş gibi : Çabuk iş gören, eline ayağına çabuk. çok hafif.
Kuş gibi çırpınmak : Çaresizlik içinde telaşlı davranmak.
Kuş gibi uçup gitmek : Çok kısa süren bir hastalıkla ölmek. çok kısa sürmek, geçmek.
Kuş gibi yemek : Çok az yemek.
Kuş kadar canı olmak : Küçük, cılız, güçsüz bir yaratık olmak.
Kuş kanadına kira istemez : "kişi, kendi işi için zaten harcayacağı çabadan dolayı başkasından karşılık beklemez" anlamında kullanılan bir söz.
Kuş kanadıyla gitmek : Çok hızlı gitmek.
Kuş mu konduracak : "yapacağı şey görülmemiş bir sanat eseri mi olacak?" anlamında kullanılan bir söz.
Kuş uçurmamak : Hiçbir şeyin veya kimsenin kaçmasına, geçmesine imkân vermemek.
Kuşa benzemek : Bir şey düzeltilmek istenirken komik veya biçimsiz bir duruma gelmek.
Kuşu kuşla avlarlar : "elde edilmek istenen kimse, daha önce elde edilmiş kimse aracılığıyla tuzağa düşürülür" anlamında kullanılan bir söz.
Kuşun kanadıyla haber salmak : En hızlı bir biçimde haber vermek.
Kuş bakışı : Genel olarak. Yüksek bir yerden aşağıya doğru, bütün genişliği içine alacak biçimde bakış.
Kuşbaşı : Küçük bir kuşun başı büyüklüğünde doğranmış (et vb.).
Kuş beyinli : Akılsız, aptal.
Kuş bilimi : Kuşları inceleyen bilim, ornitoloji.
Kuşburnu : Bu ağacın parlak kırmızı renkli, içi tüylü ve çekirdekli meyvesi. Çalılık ve ormanlık alanlarda yetişen, soluk pembe renkte çiçekler açan bir ağaç, yaban gülü ağacı (Rosa canina). Bu meyveden yapılmış olan içecek.
Kuşdili : Bir tür dişbudak.
Kuş dili : Genellikle çocukların, kelimelerin başına, hecelerin arasına başka hece ekleyip kelimelerin biçimlerini değiştirerek uydurdukları bir konuşma türü.
Kuşekmeği : Turpgillerden, çorak yerlerde yetişen, beyaz veya mor çiçekli, eskiden hekimlikte kullanılmış olan otçul bir bitki, çobandağarcığı (Thlaspi).
Kuş evi : Kuşların barınmalarını ve korunmalarını sağlamak için saray, köşk vb. konutların duvarlarına veya bahçelerindeki büyük ağaçların dallarına özel olarak yapılmış olan yuva.
Kuşgömü : Pastırmanın fileto bölümü.
Kuşgözü : Ev, villa vb. konutların çatı katlarını aydınlatmaya yarayan küçük pencere.
Kuş gribi : Bir virüsün sebep olduğu, kanatlı hayvanlarla yakın teması olan insanlara geçen bulaşıcı ve öldürücü hastalık.
Kuşhane : İçinde süs kuşları beslenilen ve üretilen küçük oda veya büyük kafes.
Kuş iğdesi : İğdegillerden, 60-80 yıl ömürlü, zeytin yaprağını andıran, ince yapraklı, dikenli, meyveleri zeytin iriliğinde, dekoratif amaçlı olarak yetiştirilen bir ağaç (Elaeagnus angustifolia).
Kuş kafesi : Kuşun içinde barındırıldığı yuva.
Kuşkanadı : Göz akı zarının göz bebeğine doğru bir ok ucu biçiminde ilerlemesi.
Kuş kirazı : Gülgillerden, yaprak açmadan önce beyaz çiçek veren, kaplamacılıkta kullanılan yabani ağaç, ılgıncar, gelinfeneri (Cerasus padus). Bu ağacın reçel ve likör yapılmış olan meyvesi.
Kuşkonmaz : Aynı familyadan, saksılarda yetiştirilen, uzun saplı, ince ve küçük yapraklı bir süs bitkisi (Asparagus plumosus). Zambakgillerden, uç dalları yapraksı görünüşte, toprak altı kök saplarından çıkan taze sürgünleri yenen bir bitki (Asparagus officinalis).
Kuş lastiği : Sapan.
Kuşlokumu : Yumurta, un ve şekerle yapılmış olan bir kurabiye türü.
Kuş otu : Yol kenarları, duvar dipleri ve bahçelerde yetişen bir yıllık ve otsu bir bitki (Stellaria media).
Kuşpalazı : Çoğunlukla çocuklarda görülen, burun, boğaz, yutak çeperine yerleşen mikropların yol açtığı bulaşıcı hastalık, difteri.
Kuş sütü : Bulunmayan şey.
Kuş tüyü : Bu tüylerle doldurulmuş olan. Yatak, yorgan, yastık doldurmaya yarayan bazı kuşların tüyü.
Kuş uçuşu : İki nokta arasında doğrultu yönünde alınan mesafe, kuş uçumu.
Kuş uykusu : Tavşan uykusu.
Kuş üzümü : Siyah, çok ufak taneli, çekirdeksiz bir tür üzüm.
Kuşyemi : Buğdaygillerden, durgun sularda yetişen bir bitki (Phalaris canariensis). Bu bitkinin taneleri.
Kuş yemi : Kuşlara yedirilen çeşitli tahıl taneleri, dane.
Kuş yuvası : Kuşun içinde barındığı yer.
Akkuş : Ordu iline bağlı ilçelerden biri. Atmaca.
Avcı kuş : Şahin, doğan, kartal, atmaca vb. gibi başka hayvanları yakalamakta usta olan kuş, alıcı kuş.
Baykuş : Başında, kulak yerinde iki sorgucu bulunan, yırtıcı gece kuşlarının genel adı.
Boğmaklı kuş : Bir tür toygar kuşu.
Karakuş : Kartal türünden kuşlara verilen ad. Atların ayaklarında şiş yapan bir hastalık.
Kurt kuş : Bütün yaratıklar, bütün canlılar.
Makaralı kuş : Sürekli öten kuş.
Yırtıcı kuş : Ehlîleştirilmemiş vahşi kuşlara verilen genel ad.
Ardıç kuşu : Karatavukgillerden, Avrupa ve Asya ormanlarında yaşayan, sırtı kahverengi, karnı ak, kuyruğu kara bir tür kuş (Turdus pilaris).
Arı kuşu : Arı kuşugillerden, Güney Avrupa, Kuzey Afrika, Orta Asya'da az ağaçlıklı, açık yerlerde yaşayan, sırtı sarı, karnı mavimsi yeşil bir kuş (Merops apiaster).
Balaban kuşu : Bataklıklarda yaşayan, balıkçıla benzer, eti yağlı ve ağır, iri bir kuş (Botaurus).
Bayır kuşu : Çalı bülbülü.
Borazan kuşu : Güney Amerika'da yaşayan, mavi ve yeşil metalik yansımalı bir kuş, agami.
Can kuşu : Ruh.
Cennet kuşu : Güzel, alımlı kadın. Cennet kuşugillerden, tüyleri güzel renkli bir kuş (Paradisea apoda). Çok küçükken ölen çocuk.
Çakıl kuşu : Yağmur kuşugiller familyasından kuzey bölgelerde yaşayan, sıcak aylarda güneye geçen göçmen kuş (Crocethia alba).
Çalı kuşu : Serçegillerden, başı koyu kırmızı, gövdesine doğru rengi açılan, çalılık yerleri seven ötücü bir kuş (Troglodytes).
Çavuş kuşu : Çavuş kuşugillerden, uzun yay biçimli gagalı, güvercinden küçük, başı sorguçlu, kısa kanatlı bir kuş, ibibik, hüthüt (Upopa epops).
Çayır kuşu : Tarla kuşu.
Çekirge kuşu : Sığırcık.
Çulha kuşu : Bir tür iskete (Parus pendulinus).
Dalgıç kuşu : Dalgıç kuşlarından, Amerika ve Avrupa'nın kuzeyinde yaşayan bir hayvan (Colymbus glacialis).
Deve kuşu : Kısa kanatları uçmaya elverişli olmayan fakat uzun bacaklarıyla çok hızlı koşabilen iri bir kuş (Struthio camelus).
Devlet kuşu : Beklenmedik bir iyilik, iyi talih, talih kuşu.
Fırtına kuşu : Perde ayaklılardan, kıvrık gagalı, açık denizlerde yaşayan bir kuş, deniz ördeği (Thalassidroma pelagica).
Flaman kuşu : Flamingo.
Gece kuşu : Yarasa. Geceleri para karşılığı erkeklerle ilişki kuran kadın. Geceleri gezmeyi seven kimse. Geceleri uyuyamayan kimse.
Gelin kuşu : Tarla kuşugillerden bir kuş (Otocoris pencillatus).
Guguk kuşu : Birisiyle eğlenmek ve onu kızdırmak için çocukların çıkardıkları ses. Gugukgillerden, genellikle Avrupa'da yaşayan, dişileri başka kuşların yuvasına yumurtlayarak yavrularının bakım işini onlara gördüren, sırtı gri, karnı kahverengi beyaz çizgili, 35 santimetre boyunda, böcekçil bir kuş (Cuculus canorus).
Hak kuşu : Bataklık baykuşu.
Hamsikuşu : Baharat, un ve yumurtaya bulanarak yapılmış olan hamsi tavası.
İncir kuşu : Kuyruksallayangillerden, en çok incir ve başka yemişlerle beslendiği için zararlı sayılan ve avlanılan küçük bir kuş (Anthus trivialis).
İshak kuşu : Bataklık baykuşu.
İskele kuşu : Yalıçapkını.
Kardinal kuşu : İspinozgillerden, parlak, kırmızı renkli, iri gagalı, tepelikli, ötücü bir tür kuş (Cardinalis cardinalis).
Karıncakuşu : Karıncayiyen.
Kar kuşu : Serçegillerden, karlı dağların doruklarında yaşayan, bacakları ve parmakları tüylü bir kuş (Plectrophenax nivalis).
Kaşıkçı kuşu : Pelikan.
Keten kuşu : İspinozgillerden, güzel sesli, 13 santimetre uzunluğunda tarla ve çalılıklarda yaşayan bir kuş (Carduelis linaria).
Kız kuşu : Yağmur kuşugillerden, uzunluğu 34 santimetre olan, eti yenebilen, başı sorguçlu, koyu yeşilimsi renkte esmer, küçük bir kuş (Vanellus vanellus).
Kukumav kuşu : Baykuşgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da yaşayan, kahverengi tüylerinin üzerinde beyaz benekleri olan, başını 180 derece çevirebilen bir tür baykuş, kukumav (Athene noctua).
Muhabbet kuşu : Papağangillerden, asıl yurdu Avustralya olan, yurdumuzda da kafeslerde beslenen, basit bazı sesleri ve kelimeleri taklit edebilen, eşine çok düşkün, sarı, yeşil ve kül renginde tüyü olan, uzun ve sivri kuyruklu bir kuş (Melopsittacus undulatus).
Murabut kuşu : Uzun bacaklılardan, leyleğe benzeyen, gagası iri ve uzun bir kuş (Leptoptilus).
Ökse kuşu : Saka kuşu.
Örümcek kuşu : Örümcek kuşugillerden, orta boyda, tüyleri koyu kül rengi, siyah, beyaz, bazısında pembe veya koyu kırmızı benekler bulunan ötücü kuş (Lanius).
Saka kuşu : Serçegillerden, başında ve boynunda kırmızı, sarı tüyler bulunan, güzel öttüğü için kafeste beslenen küçük bir kuş, kutan, saka, ökse kuşu (Carduelis cardelis).
Sıvacı kuşu : Sıvacı kuşugillerden, Avrupa ve Asya ormanlarında yaşayan, 15 santimetre uzunluğunda ötücü bir kuş (Sitta europea).
Sinek kuşu : Serçegillerden, küçük, güzel bir tür kuş (Trochilus).
Şakrak kuşu : İspinozgillerden, başı siyah, boynu kırmızı, ötücü bir kuş (Pyrrhula pyrrhula).
Şeytan kuşu : Kurbağa ile beslenen, kuyruksuz bir cins büyük yarasa (Rhinolophus ferrum equinum).
Talih kuşu : Devlet kuşu.
Tarla kuşu : Tarla kuşugillerden, tarlalarda yuva yapan, uzunluğu 20 santimetre, sırtı kahverengi, karnı beyaz olan, küçük, ötücü kuş, çayır kuşu, toygar (Alauda arvensis).
Tavus kuşu : Sülüngillerden, erkeğinin tüyleri uzun, kuyruğu parlak, güzel renkli, acı ve tiz sesli, süs hayvanı olarak beslenen bir kuş, tavus (Pavo).
Tropik kuşu : Tropik kuşugiller familyasından pembemsi tüylü, kuyruğunda iki teleği olan deniz kuşu.
Yağmur kuşu : Yağmur kuşugillerden, bataklık ve su kenarlarında yaşayan, kısa boyunlu, kabarık ve kısa gagalı, ayakları üç parmaklı, küçük bir kuş, altın yağmurcun (Charadrius fluvialis).
Yont kuşu : Kuyruksallayan.
Ötücü kuşlar : Kuşlar sınıfının geniş bir takımı.
Bataklık kuşları : Omurgalı hayvanlardan hem tavuksuları hem yağmur kuşlarını içine alan kuşlar sınıfı.
Dalgıç kuşları : Gagaları bir kılıfla örtülü, kanatları ve kuyruğu kısa, ayakları perdeli, iyi yüzen ve dalan bazı kuşları içine alan kuşlar takımı.
Acemi er : Askere yeni alınan ve eğitim dönemini henüz tamamlamamış er.
Acemi : İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan. Saraya yeni alınmış cariye. Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen.
Er : Erbiyum elementinin simgesi. Rütbesiz asker, nefer. Kahraman, yiğit. Erken. İşini iyi bilen, yetenekli kimse. Erkek. Koca.
Kuş ağı : Balık üretim ve yetiştirme ünitelerinde kuşlar tarafından balıkların yenilmesini önlemek için havuz çevresine ve üstüne kapatılan ağ.
Kuş akarı : Kanatlı akarı.
Kuş bakısı : Kuşların uçuşlarına bakarak geleceği okumaya dayanan bakı türü. bk. bakı. krş. lamba bakısı.
Kuş benzeri sürüngenler : Trias'tan Kretase'ye kadar yaşamış, pelvis kemikleri kuşlara benzeyen, diapsit tipte kafatasına sahip sürüngenler.
Kuş beyinlilik : Kuş beyinli olma durumu.
Kuş biti : Kanatlı hayvanlar üzerinde yaşayan ısırıcı bit türlerinin genel adı. Kuşların ısıran bitleri. Isıran bitlerin herhangi biri.
Kuş boğan :
Kuş böyreği : Mor renkli, iri taneli gevrek bir çeşit üzüm.
Kuş burnu : Gaga
Kuş fiği : (botanik)
Diğer dillerde Kuş anlamı nedir?
İngilizce'de Kuş ne demek? : [Kulusuk Airport] v. throw up, puke, vomit, disgorge, bring up, heave, reject, spew, spew forth, spew out, spew up, spue, spue forth, spue out, spue up, upchuck, cast
n. bird
pref. ornitho
Fransızca'da Kuş : oiseau [le]
Almanca'da Kuş : n. Piepmatz, Sänger, Vogel
Rusça'da Kuş : n. птица (F)
adj. пернатый, птичий

Bu kısımda Kuş nedir? Kuş ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kuş tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kuş hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.