Kung türkçesi Kung nedir
- Şo.
- Khve.
- San.
- Basarva.
- Khoe.
- Kalahari çölü'nün kung bushman kabilesi üyesi.
- Kalahari çölünde yaşayan kung klanı üyesi.
- Buşmen.
Kung ile ilgili cümleler
English: Jale loves kung fu.
Turkish: Jale Kung fu'yu sever.
Kung ingilizcede ne demek, Kung nerede nasıl kullanılır?
Kung fu : Kung fu.
Kung fu film : Uzak doğu'nun bireysel savunma sanatları olan kung-fu (çin) ile karate'ye (japon) dayanan film çeşidi. hong kong, singapur, güney kore yapımevlerince çevrilen bu filmler, özellikle 1970'lerden başlayarak bütün dünyayı sardı. el ve ayağın bir silah olarak kullanılmasından kaynaklanan kung-fu ve karate filmlerinin belli başlı özellikleri şunlardır: çok devingen, başdöndürücü bir dizem; kırıcı, öldürücü, çoğu kez sadizme varan şiddet; öç alma olgusu çevresinde oluşan konu; birbirinden kesinlikle ayrılan iyiler ve kötüler; sinema hilelerinin bol bol kullanılması. Kung-fu filmi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Chikungunya : Çikungunya. Dengue (eklem ağrılı ateşli bulaşıcı hastalık)'ye benzer afrika'da ve asya'nın bazı bölgelerinde sivrisinekler tarafından bulaştırılan şehre özgü bulaşıcı hastalık. Afrika ve güneydoğu asyada alfa virüslerin neden olduğu, aedes cinsi sineklerle bulaşan, kendi kendini sınırlayan hastalık.
Kunekune pork : Kunekunedomuzu. Diğer domuz ırklarından oldukça küçük olan, bacakları kısa ve vücutları yuvarlak kısa formda, tüy rengi ise değişik olup siyah, siyah-beyaz, sarı ve kahverengi olabilen, dişileri 5 aylık yaşta gebe kalabilme yeteneği gösteren domuz ırkı.
Kunzite : Lityum alüminyum silikat. Kunzit. Spodümenin saydam bir türü.
Skunkweed : Sert bir esrar.
Jeet kune do : Bruce lee tarafından geliştirilen çin dövüş sanatları.
Skunk works : Abd'de abd ordusu için çok modern uçaklar üretmek ve gizli projeler geliştirmek için çalışan endüstriyel fabrikalar. Kokarca işleri.
Skunked : Bir oyunda sıfır çekmiş. Alkolden sarhoş olmuş. Sarhoş. Yenilmiş.
Okuns law : İşsizlik oranının doğal orandan sapması ile gerçekleşen reel gayrisafi yurtiçi hasılanın potansiyel hasıladan sapması arasında ters yönlü bir ilişki olduğu ileri sürülen ve arthur okun tarafından geliştirilen yasa. okun, abd ekonomisine yönelik olarak yaptığı görgül çalışmada gerçekleşen gayrisafi yurtiçi hasılanın potansiyel hasıladan % 1den daha büyük olduğunda, işsizlik oranı doğal oranının % 0,3 altına düştüğü sonucuna ulaşmıştır. Okun yasası.
İngilizce Kung Türkçe anlamı, Kung eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Kung ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pulmonary vein : Temiz kanı akciğerlerden kalbe taşıyan damar. Pulmoner ven. Akciğer toplardamarı.
Appellations : Unvan. Ad. Ünvan. Nam. İsim. Adlandırma.
Air sac : Trake kesesi. Kuşlarda vücudun çeşitli kemiklerinin içinde bulunan ve akciğere bağlı olan içi hava dolu boşluklar. birçok böceklerde trakea boruları üzerinde yer almış olan hava dolu şişkinlikler. 3.bazı böcek larvalarında hidrostatik görevi olan trakea keseleri. (kuş) hava kesesi. Hava kesesi. Tenek kesesi.
Alveolus : Beze taneciği. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Diş çukuru. Akciğerlerde gaz değişiminin yapıldığı çok ince duvara sahip hava kesesi. memedeki kübik epitel ve miyoepitelden meydana gelen salgı bezi yapısı. küçük çukur. diş yuvası. Hava keseciği. Küçük boşluk, çukurluk. mikroskopik, epitel hücrelerinden oluşan memenin süt yapan küresel birimi. Yuva. Akciğerde bronşçukların sonlandığı küçük kese şeklindeki boşlukların son ucu. bez yapılarındaki küçük boşluklar. 3-küçük bir kese şeklinde olan herhangi bir boşluk. Alveolus. Diş yuvası.
Royalty : Hak sahibine verilen pay. Özel izin hakkı. Telif hakkı vergini. Kraliyet kodağı. Kraliyet ailesi bireyleri. Yapıt hakkı ödemeliği. Ayrıcalık hakkı. Özel izin. Gerçek veya tüzel bir kişiliğe lisans sözleşmesiyle devredilen telif hakkı için, hak sahibine yapılan ödeme. Hükümdarlık.
Bushmen : Çalılık arazide oturan kimse. Kung. Ormancı. Botsvana ve namibya'ya komşu kalahari çölünde yaşayan güney afrika halkı.
Monarch : Monark kelebeği. Tekerk. Hükümdar. Hiçbir denetim altında olmaksızın devletini istediği gibi yöneten hükümdar. Mutlak hükümdar. Emir. Kraliyet. Padişah. Kral.
Appellation : Ad. İsim. Nam. Ünvan. Adlandırma. Unvan.
Distinction : Saygınlık. Şöhret. Fark. Ün. Üstünlük. Şan. Ayrım. Paye. Temayüz. Rütbe.
Kung synonyms : crowned head, male monarch, king of great britain, king of france, royal line, king of the germans, king of england, bronchial artery, lower respiratory tract, alveolar bed, royal family, vena pulmonalis, royal house, lobe of the lung, sovereign, san, rex, respiratory organ, air cell, sec.
Kung zıt anlamlı kelimeler, Kung kelime anlamı
Queen : Homoseksüel. Top. Sevgili. Kraliçe. Nonoş. İbne. Vezir çıkmak. Vezir yapmak. Melike. Arı, termit ve karıncalar gibi sosyal böceklerde üreme yeteneğinde olan dişi.
Kung antonyms : female monarch.

Bu kısımda Kung kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Kung ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Kung anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Kung ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.