Lecithin türkçesi Lecithin nedir

  • Hayvansal ve bitkisel dokularda bulunan yağ asidi.
  • Lektin.
  • Lesitin.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Fosfatidilkolin.
  • Bitkisel ve hayvansal dokularda bulunan yağlı madde.

Lecithin ingilizcede ne demek, Lecithin nerede nasıl kullanılır?

Soy lecithin : Soya lesitini. Soya yağından zamksızlaştırma işlemiyle elde edilen, soya yağı gliseritleriyle birlikte lesitin, sefalin ve inositol fosfatitleri ve iz miktarlarda tokoferoller, glikozitler ve pigmentler içeren karma fosfatit.

Lecithinase : Lesitinaz. Lesitini hidroliz eden birkaç enzimden herhangi biri. Hücre zarlarında bulunan ve lesitini parçalayan enzim.

Lecithinase test : Yumurta sarısında bulunan lipoprotein komplekslerinin bakteriler tarafından oluşturulan lesitinaz ve fosfolipaz enzimleriyle hidrolize edilebilme durumunu belirlemek için yapılan test. Lesitinaz testi.

Lecithins : Lektin. Lesitin. Hayvansal ve bitkisel dokularda bulunan yağ asidi.

Lecithic : Yumurta sarısı ihtiva eden. Yumurta sarısı içeren (yumurta hakkında).

Mesolecithal : Mezolesital. Ortalesital.

Lecithus : Dişi cinsiyet hücresi olan ovumdaki vitellus maddesi. Lekitus.

Centrolecithal : Santrolesital. Merkezi bir gelişimi sağlayan yumurta kısmı olan (embriyoloji).

Alecithal egg : Alesit yumurta. Alesital yumurta. Yok denecek kadar az bulunan vitellus maddesinin sitoplazmanın her tarafına düzgün bir şekilde dağılmış bulunduğu yumurta tipi.

 

Centrolecithal egg : Sentrolesital yumurta. Santrolesit yumurta. Birçok eklem bacaklıda yumurta sarısı içermeyen, az miktarda sitoplazmanın ortasında bulunan bir çekirdek ve bu yapıyı çevreleyen çok miktarda sitoplazmadan oluşmuş yumurta biçimi.

İngilizce Lecithin Türkçe anlamı, Lecithin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lecithin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emulsifier : Emülgatör. Süt ikame yemi gibi suya karıştırılarak çoğaltılıp kullanılacak maddelerin ortamda bağdaşık bir biçimde dağılmasını sağlayan, yemlere katılarak onların kararlı emülsüyon durumuna gelmesini sağlayan lesitin, mono ve digliserit gibi maddeler. bir gıda maddesinde, yağ, su vb. iki veya daha fazla farklı fazın bağdaşık karışımını sağlayan veya sabit tutan madde. Emülsiyonlaştırıcı.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Batın. Karın. Karın (böcek gövdesinde).

 

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Phospholipid : Fosfolipid. Gliserin ya da sfingozine bağlı olarak aynı ya da farklı tip yağ asidi yan zincirleri, fosforik asit ve buna bağlı kolin, serin, inozitol, etanolamin ya da gliserin taşıyan ve zarlarda bol bulunan herhangi bir amfipatik lipit gurubu. Gliserol, sfingozin veya ilgili maddelerin omurgasını oluşturan fosfor içeren herhangi bir lipit. Gliserin veya sfingozine bağlı yağ asidi, yan zincirlerinde fosforik asit ve buna bağlı kolin, serin, inozitol, etanolamin veya gliserin taşıyan ve hücre zarlarında bol bulunan herhangi bir amfipatik lipit grubu. Fosfolipit. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Lecithin synonyms : phosphatidylcholine, lecithins, a clay, a amplitude mod, abaxial, abdominal ovariectomy, abattoir, a band, lectin, abdominal palpation, a crochordon, abdominal fat necrosis, abdominal pain.

Lecithin ingilizce tanımı, definition of Lecithin

Lecithin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A complex, nitrogenous phosphorized substance widely distributed through the animal body, and especially conspicuous in the brain and nerve tissue, in yolk of eggs, and in the white blood corpuscles.