Locust türkçesi Locust nedir
- Keçiboynuzu.
- Böcekler (ınsecta) sınıfının, düz kanatlılar (orthoptera) takımından, art kanatları kırmızı renkte bir eklem bacaklı türü.
- Salkımağacı.
- Akasya.
- Aksalkım.
- Yalancı akasya.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- İtalyan çekirgesi.
- Ekin çekirgesi.
- Çekirge.
- Böcekler (ınsecta) sınıfının, düz kanatlılar (orthoptera) takımından, duyargaları kısa ve yassı, vücudu ince ve uzun, başın ön bölgesi koni gibi uzamış, açık sarı, kül rengi ve açık yeşil renkli olan bir eklem bacaklı türü.
- Ağustosböceği.
- Harnup.
Locust ile ilgili cümleler
English: Commentators have variously described the sound of vuvuzelas as "annoying" and "satanic" and compared it with "a stampede of noisy elephants", "a deafening swarm of locusts", "a goat on the way to slaughter", "a giant hive full of very angry bees", and "a duck on speed".
Turkish: Maç spikerleri vuvuzelaların seslerini "rahatsız edici" ve "şeytani" gibi çeşitli şekillerde tarif ettiler ve onu "gürültücü fillerin izdihamı", "sağır eden çekirge sürüsü", "katliam yolundaki bir keçi", "çok kızgın arılarla dolu büyük bir kovan" ve "hızlı ördek"'e benzettiler.
English: That's not a grasshopper. It's a locust!
Turkish: O bir çekirge değil, o bir ağustos böceği!
Locust ingilizcede ne demek, Locust nerede nasıl kullanılır?
Locust bean : Keçiboynuzu (botanik terimi). Keçiboynuzu. Harnup.
Locust tree : Yalancı akasya. Akasya. Baklagiller (legüminosae) familyasından, 25 m kadar boylanabilen, yol kenarlarında süs bitkisi olarak kullanılan, beyaz çiçekli, çiçekleri kabızlığa karşı yatıştırıcı ve safra artıncı olarak kullanılan bir ağaç türü. beyaz salkım.
Aegyptian migratory locust : Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (ınsecta) sınıfının, düz kanatlılar (orthoptera) takımına giren, göçücü ve zararlı bir tür. Mısır çekirgesi.
African migratory locust : Afrika göçmen çekirgesi. Böcekler (ınsecta) sınıfının, düz kanatlılar (orthoptera) takımından, duyargaları uzun olan göçmen bir eklem bacaklı türü.
Desert locust : Böcekler (ınsecta) sınıfının düz kananatlılar (orthoptera) takımından, hayatları tek tek ya da sürüler halinde yaşadıkları iki devreden meydana gelen, göç eden ve tarım alanlarına büyük zararlar veren bir eklem bacaklı türü. Sudan çekirgesi. Yurdumuzun güneydoğu kesimlerine de üşüşerek, tarım bitkilerinde oldukça büyük yitiklere yol açan çekirge türü; çöl çekirgesi.
Gene locus : Gen lokusu. Belirli bir genin kromozom üzerinde bulunduğu bölge. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Belli bir genin kromozom üzerinde bulunduğu bölge.
Maroc locust : Yurdumuzda da görülen ve tarım bitkileri için çok zararlı sayılan çekirge çeşidi. Fas çekirgesi.
Geometric locus : Geometrik yer.
Migratory locust : Eski dünyanın çeşitli kesimlerinde oldukça yaygın ve tarım bitkilerinden birçoğu için oldukça zararlı çekirge çeşidi; afrika çekirgesi. Göçmen çekirge.
Locusts : Tarla çekirgeleri. Aksalkım. Salkımağacı. Çekirge. Genellikle boz renkli ve kısa duyargalı olup, sudan, fas, italyan çekirgelerini de içine alan otçul düzkanatlılar familyası. Harnup. Keçiboynuzu. Ağustosböceği. Yalancı akasya. Akasya.
İngilizce Locust Türkçe anlamı, Locust eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Locust ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Chatterbox : Çenesi düşmüş. Çaçaron. Çalçene. Çenesi durmayan. Geveze. Geveze kimse. Konuşkan kimse. Ağzı gevşek. Çenebaz.
Carobs : Keçi boynuzu.
Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli.
Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.
Grasshoppers : Pırpır. Çekirgeler. Küçük uçak.
Katydid : Bir çekirge türü. Kanatlarını birbirine sürterek vızıldama sesi çıkaran büyük çekirge çeşidi (abd'nin orta ve doğu bölgelerinde yaygın olan).
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Locust synonyms : short horned grasshopper, migratory grasshopper, acridid, locusta migratoria, robinia, a site, chatterboxes, locust bean, cricketing, cricket, grig, abductor muscle, cockchafer, a cells, false acacia, locusts, abramis zone, crickets, cicala, a protein, acacia, aardvarks, wood, aardwolf, abo blood groups system, locust tree, cicadas, cicada, abambulacral area, honey bread, abiotic factor, carob, grasshopper.
Locust ingilizce tanımı, definition of Locust
Locust kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any one of numerous species of long-winged, migratory, orthopterous insects, of the family Acrididæ, allied to the grasshoppers. Esp., (Edipoda, or Pachytylus, migratoria, and Acridium perigrinum, of Southern Europe, Asia, and Africa. In the United States the related species with similar habits are usually called grasshoppers. [Bakınız: Grasshopper].

Bu kısımda Locust kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Locust ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Locust anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Locust ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.