Looses türkçesi Looses nedir
- Salıvermek.
- Ateş etmek.
- Atmak.
- Bol.
- Gevşek.
- Ateşlemek.
- Çözmek.
- Kaçmak.
- Serbest bırakmak.
- Oynak.
Looses ingilizcede ne demek, Looses nerede nasıl kullanılır?
Chilling looses : Soğutma firesi. Karkasın soğuma esnasında su kaybetmesi sonucu sıcak karkas ağırlığıyla soğuk karkas ağırlığı arasında meydana gelen % 1-3 arasında değişen ağırlık kaybı.
Slaughter looses : Kesim firesi. Karkas ağırlığıyla kesim öncesi ağırlığı arasındaki farkın kesim öncesi ağırlığına oranı.
Loosest : Gevşemiş. Bağlanmamış (saç). Oynak. Açık. Bol. Gevşek. Yarım yamalak. Ahlaksız. En gevşek. Hafif.
Loosestrife : Altın kamış. Adi litrum.
Unlooses : Salıvermek. Serbest bırakmak. Koyvermek. Çözmek. Gevşetmek. Bırakmak. Açmak.
Loose smut of oat : Yulafta, tanelerden sonra kapçıkları da karartıp döken ve başak saplarını çırılçıplak bırakan bazitlimantar; bu mantardan ileri gelen yanıklık. Yulaf açık rastığı.
Loose leaf : Sayfaları çıkarılıp takılabilen. Sayfaları çıkarılıp tekrar takılabilen (kitap veya defter).
Loose living : Ahlak kurallarına aykırı olarak yaşama.
Loose coupling : Gevşek bağlaşım. Gevşek kuplaj. Muknatıssal aktarımı yeğniltecek ölçüde uzak duran kangallar arasındaki bağlaşım, örn. gevşek yayla bağlı sarkaçların bağlaşımı.
Loose ends : Sonuçlandırılmamış işler. Yarım kalmış işler. Yarım kalmığ işler.
İngilizce Looses Türkçe anlamı, Looses eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Looses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cashiering : Kasa. Kasadar. Veznedar. İşine son vermek. Kovmak. (özellikle ordudan) ihraç etmek. Kasiyer. Vezneci (bankada).
Flabbier : (karakter) zayıf. Zayıf. İradesiz. Sarkık. Güçsüz. Cansız. Yumuşak. Lapacı. Gevşemiş.
Decontrol : Kontrolünden çıkarmak. Kontrolü kaldırma. Denetimin kaldırılması. Kontrolü kaldırmak. Denetimi kaldırmak.
Airiest : Havalı. Hava gibi hafif. Çalım satan. Hayali. Havadar. Çevik. Havai. Neşeli. Kendine bir hava veren. Hafif.
Catapults : Vurmak. Fırlatma düzeneği ile ilgili. Mancınıkla atmak. Mancınık. Sapan. Fırlatmak. Katapült uçak.
Claret cup : Kırmızı şaraplı kokteyl.
Crankiest : Asabi. Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Tuhaf. Sinirli. Eksantrik. Garip. Ters. Çabuk sinirlenen. Dengesi her an bozulabilir.
Enflamed : Alevlenmiş. Tutku uyandırmak. Tutuşturmak. Azdırmak. Yakmak. Aydınlatmak. Heyecanlandırmak.
Decoded : Çözmek (şifreyi). Kodçözmek. Şifreli yazıyı okumak. Şifreyi çözmek. Şifre çözmek. Deşifre etmek. Kod çözmek. Şifresini çözmek. Kod açmak.
Dismisses : İhraç etmek. Kovmak. Affetmek. Göndermek. İşten kovmak. İşten çıkarmak. İşten atmak. Azletmek. Yol vermek.
Looses synonyms : blew, elfin, sleep off, decontrolling, blaze away at, extricated, cast off, deciphers, loose, abundant, absconds, ample, enflame, bear on, catapulted, cashiered, decontrols, delivers, loosed, compounded, flagging, doughface, decontrolled, chuck away, galvanizes, diarthrosis, decode, bear upon, fires, cut loose, catapulting, discharges, elfish.
Looses zıt anlamlı kelimeler, Looses kelime anlamı
Keep : Kalmak. İşletmek (otel vb). Kayıt tutmak. Himaye. Kale. Tutmak. Geçim. Konumunda tutmak. İç kale. Bakmak.
Winnings : Kazanç (para olarak). Kazanç. Kazanılan para. Kumarda kazanılan para.

Bu kısımda Looses kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Looses ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Looses anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Looses ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.