Lory group türkçesi Lory group nedir

  • Fırça dilligiller.
  • Kuşlar (aves) sınıfının, guguksular (cuculiformes) takımının, papağanlar (psittaci) alt takımından, dilleri fırça gibi olan, canlı renkli, sıcak memleketlerde yaşayan kuşlarını içine alan bir familya. papua lorisi (lorius lory), yeni zelanda koca papağanı (nestor notabilis) türleri iyi bilinir.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Lory group ingilizcede ne demek, Lory group nerede nasıl kullanılır?

Lory : Kırmızı papağan. Güney afrika'ya özgü bir kuş.

Group : Bir çarpım işlemi altında kapalı kalıp her öğesinin evriğini içeren, birim işlerli öğeler kümesi. Öbek. Gruplara ayırmak. Gruplara ayrılmak. Zümre. Türkümlemek. Sınıflandırmak. Eğitim, fizik, kimya, gramer, iktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Grup. Gruplaştırmak.

Lory of papuasia : Papua lorisi. Kuşlar (aves) sınıfının, guguksular (cuculiformes) takımının, fırça dilligiller (trichoglossidae) familyasından, tüyleri kırmızı, tepeliği kara, kanatları yeşil, kuyruğu mavi renkli, yeni gine'de yaşayan bir kuş türü.

Abel group : Abel grubu.

Abelian group : Abelyen grup. Değişmeli grup.

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

 

İngilizce Lory group Türkçe anlamı, Lory group eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lory group ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Acacia : Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Akasya sakızı. Arap zamkı. Mimoza.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Aardvark : Borudişli. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu.

 

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Lory group synonyms : aardvarks, a cells, a cell, a chromosome, abambulacral area, abiotic environment.