Maculas türkçesi Maculas nedir

Maculas ingilizcede ne demek, Maculas nerede nasıl kullanılır?

Macula adherens : Desmozom. Makula aderens.

Macula communicans : Makula kominikans. Neksus. Karşılıklı hücre zarlarında transmembran kanal proteinleri ağızlaşarak silindir biçiminde ve odaklar halinde komşu hücreleri birbirine bağlayan ve embriyonel hücrelerle epitel hücrelerinde küçük moleküllü maddelerin geçişini sağlayan hücre bağlantı türü, makula kominikans. sinir hücreleriyle kalp kasını ve düz kasları oluşturan hücreler arasında makula komunikanslar uyarı iletimini sağladığından bu oluşumlara neksus adı da verilir.

Macula cornea : Kornea üzerinde oluşan donuk leke. Makula kornea.

Macula densa : Böbrekte distal tubulun glomerulus yastıkçığına bakan yüzünde sıkışık dizilişli prizmatik hücrelerden oluşan ve regülasyon olaylarında görevli yapı. makula densa hücreleri tubulus sıvısındaki sodyum ve klor iyonlarının yoğunluğunun değişmesiyle etkilenerek miyoepiteloid hücrelerin renin salgılamasını uyarırlar. Makula densa.

Macula germinativa : Makula germinativa. Ovumun çekirdeğinin merkezindeki koyu kromatin görüntüsü.

Maculations : Deride lekelenme. Leke. Lekelenme. Makülasyon.

Maculated : Benekli. Lekeli.

 

Maculate : Leke oluşturmak. Lekeli. Benekli. Makülat. Lekelemek.

Macula : Makula. Çil. Maküla. Deride başka bir değişiklik olmadan kalıcı veya geçici olarak oluşan derideki renk değişiklikleri, makula. Sarı benek. Benek. Leke. Nokta. Sarı leke.

Maculates : Makülat. Lekelemek. Benekli. Leke oluşturmak. Lekeli.

İngilizce Maculas Türkçe anlamı, Maculas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Maculas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Speckles : Benekler.

Facula : Güneş yüzeyindeki parlak leke (astronomi). Fakül.

Blobs : Küçük yuvarlak. Küçük kütle. Kıvamı koyu iri bir damla. Su damlası. Damla. Küçük yuvarlak kütle. Hata yapmak. Küçük damla. Sıfır puan (kriket).

Freckle : Anüs. Kusur. Çillenmek.

Daubed : Lekelemek. Sıvamak. Çamur. Bulaştırmak. Kirletmek. Beceriksizce boyamak. Sürmek. Kaplamak. Harç.

Blotches : Deridedeki kırmızı nokta. Mürekkep lekesi. Deride oluşan leke. Kara leke. Kızarıklık. Ayıp. Lekelemek. Fiske. Lekelenmek.

Daub : Sıvamak. Harç. Sürmek. Kirletmek. Bulaştırmak. Kaplamak. Çamur. Lekelemek. Beceriksizce boyamak.

Dapples : Benekli hayvan. Puanlamak. Beneklemek. Beneklenmek. Benekli. Benekli renk. Puanlı.

Ethanoic acid : Etanoik asit. Sirke asidi.

Covey : Takım. Keklik sürüsü. Sürü (kuş). Familya. Aynı kuluçkadan çıkan yavruların tümü. Kuş sürüsü. Sürü. Grup.

Maculas synonyms : nonsteroidal anti inflammatory drug, nsaid, ketorolac tromethamine, toradol, nonsteroidal anti inflammatory, chloasma, full point, partridge, yellow stain, yellow spot, full stop, mottle, lenticula, blotted, dapple, partridges, dots, attaints, blot, attaint, macula lutea, soiled, hazel grouse, macle, speckle, pinpointed, blemish, blotching, blots, francolin, dirty, macula, blobbed.

 

Maculas zıt anlamlı kelimeler, Maculas kelime anlamı

Clean : Kusursuz. Yazısız. Budaksız. Temiz. Arıtmak. Almak. Temizlenmek. Ruhsatlı. Ak. Katışıksız.

Pure : Lekesiz. Masum. Elmas gibi. İçinde yabancı özdek bulundurmayan, temiz, katışıksız (özdek). Katkısız. Katışıksız. Saf. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir kimyasal özdeğin yabancı özdeciklerden arınmış niteliği. Arı.