Mages türkçesi Mages nedir

Mages ile ilgili cümleler

English: Mr. Smith sued them for damages.
Turkish: Bay Smith zararlar için onlara dava açtı.

English: Alcohol damages the liver.
Turkish: Alkol karaciğere zarar verir.

English: Ali had to pay damages to the owner of the car.
Turkish: Ali arabanın sahibine tazminat ödemek zorunda kaldı.

English: Ali had to pay for damages.
Turkish: Ali zarar ziyan için para ödemek zorunda kaldı.

English: Damages from the flood amount to ten million dollars.
Turkish: Sel hasarı on milyon dolara ulaştı.

Mages ingilizcede ne demek, Mages nerede nasıl kullanılır?

Acceptable damages and indemnities : Gelir vergisi yasasında nedenleri ve ayrıntıları bilimsel yönleri ile belirtilen ve gider yazılabilmesi kabul edilen dokunca ve ödenceler. Sayışımlanır dokunca ve ödenceler.

Action for damages : Tazminat davası.

Afterimages : Asıl uyartının durmasından sonra kalan görsel imaj. Ardışık görüntü. Artimaj. Ardıl görüntü.

Aligning images : Resimleri hizalamak.

Almagest : Batlamyus tarafından yazılmış olan astronomi ve matematik ansiklopedisi.

Damages : Tazminat. Zarar bedeli. Zarar. Zarar ziyan tazminatı. Ziyan bedeli. Masraf. Fiyat. Zarar ziyan.

Damages claim : Tazminat davası. Tazminat talebinde buluna dava (yaralanma, kayıp, vs. için).

 

Compensatory damages : Zararı karşılamak üzere ödenen tazminat. Zararı karşılayan tazminat.

Bitmapped images : Bit eşlemli imgeler.

Claim damages : Tazminat istemek. Hasar talebinde bulunmak. Parasal olarak masrafların karşılanmasını talep etmek. Zarar ve ziyan iddia etmek. Tazminat talep etmek.

İngilizce Mages Türkçe anlamı, Mages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Archimage : Büyük sihirbaz.

Reward : İyi bir çalışma, üstün bir başarı gösteren öğrenci, öğretmen ve yöneticilere verilen armağan. Ödül. Ödüllendirmek. Ödül vermek. Taltif etmek. Karşılık. Mükafatlandırmak. Caize. Mükafat. Ecir.

Diviner : Kahin. Su yatağını çubukla bulan kimse. Falcı.

Conjurer : Hokkabaz. Çabukel. Nesneleri kaşla göz arasında kaybedip ortaya çıkarma becerisi olan sanatçı. Afsuncu. Gözbağcı.

Aftermath : Hasattan sonra çıkan otlar. Son. Akıbet. İkinci gelişme. Akibet. Kötü sonuç. İlk üründen sonraki biçilen ot. İlk hasattan sonra büyüyen otlar. Sonuç. Kötü yan etki.

Necromancer : Ruh çağıran falcı. Ruh çağıran.

Magicians : Sihirbazlar.

Thaumaturgist : Mucizelere inanan kimse. Mucizeci.

Illusionists : Hokkabaz. İlizyonist. Hayalperest. İllüzyonist. Gözbağcı. İlüzyonist.

Nigromancien : Ruh çağıran.

Mages synonyms : necromancers, conjuror, consequence, conjurors, payoff, conjurers, necromantic, charmers, sorcerer, conjure man, enchanters, thaumaturge, illusionist, magician, enchanter, mage, maslician, charmer, wizard.