Mantic türkçesi Mantic nedir
- Kehanete ait.
Mantic ile ilgili cümleler
English: Ali is a great romantic.
Turkish: Ali mükemmel bir romantik.
English: Ali is a romantic.
Turkish: Ali bir romantik.
English: Ali is extremely romantic.
Turkish: Ali son derece romantik.
English: Ali and Mary had a romantic picnic by the river.
Turkish: Ali ve Mary nehrin yanında romantik bir piknik yaptı.
English: Ali gave Mary a romantic kiss.
Turkish: Ali Mary'ye romantik bir öpücük verdi.
Mantic ingilizcede ne demek, Mantic nerede nasıl kullanılır?
Chiromantic : El falıyla ilgili.
Diachronic semantics : Anlam biliminin bir dildeki çeşitli anlam olaylarını geçmişteki değişme ve gelişme süreçleri ile karşılıklı etkileşme koşulları içinde inceleyen alt dalı. bk. anlam bilimi. Art zamanlı anlam bilimi.
General semantics : Genel anlambilim. Dili oluşturan sözcüklerin toplumsal çerçeve içinde anlam kazanmaları sürecini inceleyen bilgi dalı.
Generative semantics : Üretici anlambilim.
Geomantic : Falcılığa ait.
Neoromanticism : Romantizmin yeniden canlanmasına dayalı olan sanat ve edebiyat tarzı. Neo-romantizm.
Romantic ballet : Romantik bale. Masal, mitologya, şiir havası içinde düzenlenen bale yapıtı.
Polysemantic : Bir kelimenin temel anlamı yanında, temel anlamı ile ilgili yeni kavramları da karşılar durumda olması niteliği: kol, göz, ağız, soy vb. kelimeler çok anlamlı kelimelerdir. bk. çok anlamlılık. Bir kelimede temel anlamla bağlantılı birden çok anlamın bulunması; bir kelimenin, anlam gelişmesi yoluyla, asıl anlamı ile olan ilişkisini kaybetmeden yeni anlamlar kazanması: et. olurmak «oturmak, durmak; ikamet etmek, yurt tutmak; tahta çıkmak»; et. kün «güneş, gündüz zaman birimi»; yiğit «genç, güçlü ve yürekli delikanlı, medeni cesareti olan kimse» (d. aksan, anlam bilimi, 109-112); ağız «organ adı, kapların ve içi boş şeylerin ağız kısmı; bir suyun denize veya göle döküldüğü yer; koy, körfez liman gibi yerlerin açık yanı; birkaç yolun birbirine karıştığı yer, kavşak; konuşmada bölgelere ve kesimlere göre değişen söyleyiş biçimi vb.»; alay «belirli sayıda birliklerden oluşan askeri topluluk; herhangi bir tören veya gösteride yer alan «kalabalık; çok kalabalık»; gelin alayı; bir alay insan; ayak «insan ve hayvan ayağı, dayak, destek»: köprü ayağı; «ırmağa kavuşan akarsu»: göl ayağı; «yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi»; basamak, «halk şiirinde kafiye»; baba «çocuk sahibi erkek; tarikat piri»: bektaşi babası; «silah kaçakçılığı vb., kirli işlerde çete başı, mec. yaratıcı, kurucu koruyucu kimse; üzerine halat takılan demir veya beton dikme; çatı merteği»; baş «insan veya hayvan başı; bir topluluğu yöneten kimse»: sınıf başı, kolbaşı; «bir şeyin başlangıcı»: hafta başı, aybaşı; «bir şeyin esası, temeli»: her işin başı sağlıktır; «bir şeyin uçlarından biri»: yolun iki başı, tarlanın dört başı; «bir şeyin yakın çevresi»: havuz başı, ocak başı vb. yüz «insan yüzü, çehre, cephe, satıh, yüzey; keskin kenar»: bıçağın keskin yüzü vb., «binanın ön yüzü, cephesi, yastık kılıfı; mec, utanma, cüret»: buraya gelmeye yüzü yok, ne yüzle bunu isteyebiliyorsun vb. Çok anlamlılık. Çok sayıda anlaımı olan. Çok anlamlı veya anlamı olan. Çok anlamlı.
Romantic theatre : Romantik tiyatro. On sekizinci yüzyılın ikinci yarısı ile on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında egemen olan bu akım, klasikçiliğe olduğu kadar aydınlanmacılara ve usçuluğa karşı çıkmıştır. sınırsız özgürlük ve coşkuyu içeren bu çelişkili akım, çeşitli ülkelerde değişik yönelimler göstermiştir. ancak temel özellikleri her ülkede aynıdır. bu akımın oyun yazarları, bir yandan kentsoylu değerlerine ve anaparacı düzene karşı köklü bir direniş gösterirken, öbür yandan devrimin sonuçlarından korkuya kapılmış ve ister istemez tepkiciliğe varan bir aldatmacılığa kaçış içine girmişlerdir. buna karşılık, eleştirel gerçekçiliğin başlangıcı romantik akımdadır.
Romantic planning : Coşumcu tasarlama. Gengüdümsel ve işleyimsel etkinlikleri bir yana bırakarak, güneş ışığı, temiz hava, açık ve yeşil alan, bitki örtüsü ve güzelduyu gibi temel insancıl değerlerin öncelik kazanmasını amaçlayan tasarlama düşüncesi.
İngilizce Mantic Türkçe anlamı, Mantic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mantic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Divinatory : Kehanetsel.
Prophetic : Kahince. Kehanetle ilgili. Peygambere özgü. Gelecekten haber veren (söz veya yazı). İsabetli (tahmin). Gelecek olayları doğru bilen. Peygamberce. Kehanet gibi.
Sibylline : Kehanet gibi. Kehanetle ilgili. Gizli anlamlı. Kehanet.
Prophetical : Kehanetle ilgili. Kehanet gibi. Peygamberce. Kahince.
Sibyllic : Kadın kahin gibi kehanette bulunan. Gizemli. Kadın kahine benzeyen. Esrarlı.
Vatic : Kehanet kabilinden. Fıçı gibi.
Vatical : Peygamber gibi. Kahinvari. Kahin gibi. Kahince. Peygamberce. Peygambervari.
Mantic synonyms : fatidical.
Mantic zıt anlamlı kelimeler, Mantic kelime anlamı
Mantic antonyms : unprophetic.
Mantic ingilizce tanımı, definition of Mantic
Mantic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to divination, or to the condition of one inspired, or supposed to be inspired, by a deity. Prophetic.

Bu kısımda Mantic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mantic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mantic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mantic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.