Mature valley türkçesi Mature valley nedir

  • Derine ve yana aşınmalar arasında artık denge kurulmuş, tabanı oldukça geniş ve lığla kaplı koyak türü. bk. genç koyak, geçkin koyak.
  • Olgun koyak.
  • Olgun vadi.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Mature valley ingilizcede ne demek, Mature valley nerede nasıl kullanılır?

Mature : Erginleşmek. Olgun. Tekamül etmek. Büyüme ve gelişmesini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış. matür. Büyüme ve gelişimini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış, matür. Erişmek. Dinlendirmek (şarap). Tamam. Kemale erdirmek. Kemale ermiş.

Valley : Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Çatı oluğu. Dere. İçinde akarsu yataklarının bulunduğu, üç yanından kapalı, ancak ağız yanı açık, tabanı, yamaçlarıyla yerine ve eskiliğine göre türlü biçimleri olan dar, uzun yüzey. Köşe dikmesi. Koyak. Dalgalar arasındaki çukur. Karalarda, akarsu aşındırmasıyle biçimini almış, bir yöne doğru eğimli uzunluğuna çukurluk. Çukur. Vadi.

Mature economy : Olgun ekonomi. Nüfus artış hızının düştüğü ve milli gelirden sermaye birikimine ayrılan pay azalırken tüketimin payının arttığı sanayileşmenin ileri aşamasında bulunan ekonomi.

Mature egg : Olgun yumurta. Yumurta sarısı oluşumunu tamamlamış, yağ damlacıkları çekirdeğe yakın bir noktada tek kütle durumuna gelmiş ve döllenebilir özellikteki yumurta.

 

Mature fish : Ergin balık. Olgun balık. Eşeysel olgunluğa erişmiş, yumurta veya sperma vermeye hazır olan dişi ve erkek balıklar, olgun balık.

Mature soil : Olgun toprak.

İngilizce Mature valley Türkçe anlamı, Mature valley eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mature valley ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü.

Afforestation : Bir bölgenin ağaçlandırılması. Ağaçlandırma. Ormanlaştırma. Orman yetiştirme. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.

Alluvial deposit : Lığ. Alüvyon. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

 

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.

Agricultural co operative : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık. Tarım kooperatifi.

Mature valley synonyms : aboriginal population, ageing of the population, air route, altimetric profile, agricultural specialisation, agricultural production.