Mede nedir, Mede ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Mide.

Çocuk oyunlarında kale.

Başka, özge.

Manda yavrusu, malak.

Mede ile ilgili Cümleler

  • Medeniyet nükleer savaş tarafından tehdit edilmektedir.
  • Petrol medeniyetin ilerlemesinde önemli bir rol oynadı.
  • Ülkenin açılmasının Japon medeniyeti üzerinde büyük bir etkisi oldu.
  • Biraz daha medeni olmayı deneyebilirsin.
  • İşverenler ırkları, dinleri, etnik kökenleri, deri renkleri, cinsiyetleri, yaşları, medeni durumları, engellilikleri ya da cinsel yönelimleri nedeniyle işçileri işe almayı reddemezler.
  • “Emin ol ki dağınık ve kasvetli bir cemiyet içinde aşktan bile medet ummayız.”
  • Hâlâ medenileşmemiş topraklar var.
  • Medeniyetimiz bir gün çökecek mi?
  • Arratellia gezegeni medeniyeti dünya'dan üstündür.
  • Polis memuru medeni hukuku uygular.
  • Yazarlar medeni ve saygılı olmalı.
  • Medeniyet, bir çocuğa benzer ki; dünyaya gelir, rüşdüne erer, büyür, ihtiyarlar ve sonunda da ölür.
  • “O birkaç gün içinde uçan kuştan medet umdum.”
  • Göç eden leyleklerden medet umuyorum.
  • Bu yasa tasarısı, internet kullanan her bireyin ifade ve medeni haklarına ciddi tehdit oluşturmaktadır.

Mede ile ilgili Atasözü veya Deyim

medet allah : zor durumda kalındığında söylenen bir söz.

medet ummak (veya beklemek) : yardım beklemek.

uçan kuştan medet ummak : çok sıkıntıda kalıp en ufak bir yardımın herhangi bir yerden gelmesini beklemek, sıkıntılı bir durumdan kurtulmak için her türlü çareye başvurmak.

 

Mede kısaca anlamı, tanımı

Meded atmak : Sıra ile mani söylemek

Medegöz : Gaziantep şehri, ŞehitKâmil ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Medeh : Dişi manda.

Medek : Hayvan. İnek. Davar. Manda. Dişi manda. Manda yavrusu, malak. Buzağı. Manda yavrusu.

Medeklik : Dişi manda sürüsü.

Medelı : Dişi manda.

Medem : Madem : Medem sen bize gelmiyorsun, beni de bekleme.

Meden : Arapça kökenli ma'den: Maden.

Medeni hak : Yurttaşsal hak.

Medeni haklardan istifade ehliyyeti : Hak yeteneği (Rechtsfaehigkeit).

Medeni hakları kullanma ehliyyeti : Eylem yeteneği (Handlungsfaehigkeit).

Medeni hukuk : Yurttaşlar töresi (Zivilrecht, bürgerliches Recht, droit civil).

Medeni kanun : Yurttaşlar Yasası (Zivilgesetzbuch, Bürgerliches Gesetzbuch, Code Civil).

Medenici : Medeni hukuk dersini veren öğretim üyesi.

Medeniyetçi : Medeniyet yanlısı olan kimse.

Meder : Güç.

Mederese : Arapça kökenli medrese: medrese.

Mederlik : Dişi manda sürüsü.

Medersiz : Güçsüz.

Medeş : Salkımı büyük, taneleri dağınık bir çeşit üzüm.

Medetli : Bilecik ilinde, Osmaneli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Medetsiz : Kırşehir şehrinde, Mucur belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Medeyh : İlk yavrusunu doğurmuş manda; dişi manda.

Medeyhliyh : 'Nahır' in eşanlamlısı.

Medeylih : Dişi manda sürüsü.

Medeni : Kentlileşmiş, kırsallıktan kurtulmuş, uygar. Uygar biçimde.

Medeni hal : Evli olup olmama durumu.

Medeni nikah : Resmî nikâh.

Medenileşme : Uygarlaşma.

 

Medenileşmek : Uygarlaşmak.

Medenileştirme : Uygarlaştırma.

Medenileştirmek : Uygarlaştırmak.

Medenilik : Uygarlık.

Medeniyet : Uygarlık.

Medeniyetçilik : Medeniyet yanlısı olma durumu.

Medeniyetsiz : Uygarlaşmamış. Uygarlaşmamış bir biçimde.

Medeniyetsizlik : Medeniyetsiz olma durumu.

Medet : Yardım, imdat. "Yardım edin, imdat" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

Diğer dillerde Medazepam anlamı nedir?

İngilizce'de Medazepam ne demek ? : medazepam