Merchant türkçesi Merchant nedir

  • Satıcı.
  • Tüccar.
  • Ticaretle iştigal eden kimse.
  • Ticari.
  • Ticaretle uğraşan kişi.
  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Tecimen.
  • Dükkancı.
  • Tacir.
  • Tecimsel işlerle uğraşan kişi.
  • Alvercilik yapan.

Merchant ile ilgili cümleler

English: He is a famous merchant.
Turkish: O ünlü bir tüccar.

English: The rich merchant adopted the boy and made him his heir.
Turkish: Zengin tüccar çocuğu evlatlık aldı ve onu mirasçısı yaptı.

English: He was the son of a wealthy merchant.
Turkish: O zengin bir tüccarın oğluydu.

English: He has two sons who became merchants.
Turkish: Onun tüccar olan iki oğlu var.

English: A merchant is a person who buys and sells goods.
Turkish: Bir tüccar malları alan ve satan bir kişidir.

Merchant ingilizcede ne demek, Merchant nerede nasıl kullanılır?

Merchant bank : Ticari banka. Ticaret bankası.

Merchant banks : Dış ticaretin finansmanında uzmanlaşmış bankalar. Ticaret bankaları. İş bankaları.

Merchant fleet : Ticaret filosu.

Merchant marine : Ticaret filosu. Ticaret gemisi. Deniz ticaret filosu. Bir ülkenin ticari gemilerden oluşan filosu.

Merchant navy : Ticaret gemisi. Ticari filo. Deniz ticaret filosu. Ticaret filosu. Bir ülkenin ticari gemilerden oluşan filosu.

The merchant of venice : Venedik tüccarı. Shakespeare'in ünlü komedisi.

 

Merchant of death : Silah tüccarı.

Diamond merchant : Elmas taciri. Elmas satan kimse.

Acts of merchant : Tecim bağıtları. Tecim hakkı alanında karşıtlar arasında geçerli olan bağıtlar.

Merchant ship : Yük gemisi. Ticari gemi. Ticaret gemisi.

İngilizce Merchant Türkçe anlamı, Merchant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Merchant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bagmen : Tahsildar. Gezgin satıcı. (kirli para) tahsildar.

Salter : Tuzlayıcı. Tuz üreticisi ya da satıcısı.

Bourgeois : Soylu ile köylü ve işçi sınıfları arasında kalan orta sınıf ve bu sınıfın üyesi. Dokuz puntoluk harf. Kapitalist. Kentsoylu. Maddiyatçı. Burjuva. Kent soylu. Anamalcı.

Bargainer : Görüşmeci. Pazarlıkçı. Pazarlık eden kimse.

Tradings : Değiş tokuş. Alım satım yapma. Ticaret yapma. Alışveriş. İşlem görme. Ticaret. İşlem. İş hacmi.

Retail merchant : Perakendeci.

Venturer : Ortak girşimci. Riskçi. Cüret eden kimse. Kendini riske atan kimse. Risk sermayedarı. Ortak girişimci. Rizikocu.

Baker : Louisiana eyaletinde şehir. Ekmekçi. Portatif fırın. Fırıncı. Montana eyaletinde şehir. Nevada eyaletinde şehir.

Marketer : Pazarlamacı.

Meatman : Kasap.

Merchant synonyms : market keeper, salt merchant, merchant venturer, bookdealer, rug merchant, schlockmeister, grain merchant, vintner, shlockmeister, businessperson, marketeers, storekeeper, shopkeeper, mongers, tradesmen, poulterer, tradesman, hatmaker, stationery seller, bagman, commercial man, seller, huckstered, milliner, merchantmen, vendor, hucksters, traders, dealer, stationer, clothier, poultryman, monger.

Merchant ingilizce tanımı, definition of Merchant

Merchant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be a merchant. As, the merchant service. One who traffics on a large scale, especially with foreign countries. Of, pertaining to, or employed in, trade or merchandise. A trader. A trafficker. To trade.