Metallic jacket türkçesi Metallic jacket nedir

  • İletken yelek.
  • Elektrikli dürtücü kılıç yarışmalarında kullanılan ve sayılan vücut bölgesini örten kolsuz yelek. (elektrikli aygıttan gelen akımı iletmesi için madeni iplikle dokunmuştur.).
  • Eskrim alanında kullanılır.

Metallic jacket ingilizcede ne demek, Metallic jacket nerede nasıl kullanılır?

Metallic : Metalik. Madensel. Metal. Madenli. Metalden. Madeni. Metalsel. Metale ilişkin.

Jacket : Kitap kabı. Ciltli kitabın üzerine geçirilen kağıt kap. Kitabın kağıt kabı. Mont. Soğutucu ya da ısıtıcı ortamı içinde tutma amacıyla , karıştırıcı, tepkime kabı vb. çevresine yerleştirilmiş ana aygıtın bir parçası. Zarf. Kabuk. Kap. Patates kabuğu.

Metallic binding : Metalik bağ.

Metallic bond : Metal bağ. Metali oluşturan öğeciklerden çözülen değerlik eksiciklerinin, kalan artı yüklü yineli örgü içinde devinmeleriyle tüm yapıda sağlanan ortak bağ. Metal bağı.

Metallic circuit : Metalik devre. Metal devre.

Metallic coating : Metalik kaplama. Metalik örtü. Metal örtü. Metal örtme.

İngilizce Metallic jacket Türkçe anlamı, Metallic jacket eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Metallic jacket ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bad : Sahte. Kokmuş. Küfürlü. Bir dürtüş ya da vuruşa karşı korunmak için yapılan, yerinde ve yeterli olmayan çelgi. Batak. Perişanlık. Çürük. Kötülük. Yıkım. Bozuk.

 

Circular parry : Sıyırma ya da kesme ile karşı doğrultuya geçmek isteyen savut namlusunu yakalayıp ilk doğrultusunda tutmak için, yarım çember eylemiyle yapılan çelgi. Döner çelgi.

Bout : Gösteri. Zaman. Yarışma. Kriz. Karşılaşma. Müsabaka. Eskrim maç. Kısa dönem. Müddet.

Attacks on the blade : Savuta saldırılar. "ezme", "bastırma", "çırpma" gibi doğrudan doğruya önce savutu etkileyen saldırılar.

Combatant : Kavgacı. Vuruşma yapan kılıçoyuncusu. Savaşan. Vuruşmacı. Mücadeleci. Kavgacı tip. Dövüşçü. Muharip. Mücahit.

Amateur : Amatör. Deneyimsiz kimse. Hiç bir çıkar ve kazanç gözetmeksizin kılıçoyunu ile uğraşan, bunu beğeni için yapan kimse. Hevesli. Beceriksiz. Tiyatroya özenen, tiyatroyu sevdiği için yönelen, tiyatro eğitiminden geçmemiş ve meslekten olmayan kişi. Meraklı. Özenci.

Attachment plug : Bağlama fişi. Bağlantı fişi. Elektrikli makara kordonunun ucundaki gövde kordonunu bağlamaya yarayan dişi fiş. Ekleme fişi.

Corps a corps : Çakışma. Vuruşma sırasında, savutları kullanamayacak biçimde birbirine değme ya da çarpma.

Change of engagement : Çatma durumunda, başka bir çelgi doğrultusunda yeni bir çatmayı oluşturma. Çatma değiştirme.

Close combat : Savutları kullanmayı engellemeyecek derecede birbirine yakın olarak yapılan vuruşma. Yakın muharebe. Yakın vuruşma. Göğüs göğüse savaş. Sıcak çatışma. Göğüs göğüse çarpışma.

Metallic jacket synonyms : center line, compound riposte, blade, championship, combat, compound attacks.