Metallic bond türkçesi Metallic bond nedir

  • Metal bağı.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Metal bağ.
  • Metali oluşturan öğeciklerden çözülen değerlik eksiciklerinin, kalan artı yüklü yineli örgü içinde devinmeleriyle tüm yapıda sağlanan ortak bağ.

Metallic bond ingilizcede ne demek, Metallic bond nerede nasıl kullanılır?

Metallic : Metale ilişkin. Madeni. Metalik. Madensel. Metal. Metalden. Madenli. Metalsel.

Bond : Hoşlanma. Atom ya da yükünlerin, bağımsız moleküller oluşturmasını sağlayan kuvvetlerden doğan etkileşim türü. (durgun elektriksel etkileşimlerin oluşturduğu yükünsel bağ, elektron ortaklaşmasından doğan ortaklaşma bağı gibi türleri vardır.). Muhabbet. Ancak belirli doğrultu ve uzaklıklarda güçlü olan, özel kimyasal kuvvetlerden kurulu öğeciklerarası bağlam. Kefil olmak. Kimi gümrük işlemlerinde, bir şeyin yapılması ya da yapılmaması için, ilgili kişiden, biçimine uygun olarak gümrükçe alınan belge. Bağ. Yüklenmelik. Senet. Kamu ve özel kesim tarafından değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkarılan bir yıldan uzun vadeli borç senedi. krş. bono.

Metallic binding : Metalik bağ.

Metallic circuit : Metalik devre. Metal devre.

Metallic coating : Metal örtü. Metalik kaplama. Metalik örtü. Metal örtme.

Metallic conduction : Metalik iletim. Metal iletimi. Metalık iletim.

 

İngilizce Metallic bond Türkçe anlamı, Metallic bond eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Metallic bond ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute units : Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Salt birimler. Temel kütle. Saltık birimler.

Abcoulomb : Abkulon. On kulon. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Saltık coulomb. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi.

Accumulation coefficient : Birikim katsayısı. Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı.

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Absolute zero : Saltık sıfır. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Mutlak sıfır. Salt sıfır.

Absorptiometer : Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Soğurma cihazı. Soğurumölçer. Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Absorbsiyometre.

Absolute magnitude : Saltık büyüklük. Mutlak büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü.

Absorption band : Soğurma bandı. Absorpsiyon bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Soğurum kuşağı.

Accelerometer : Hızlanma ölçer. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. İvmeyi ölçen. İvmeölçer. İvmelenmeyi ölçen cihaz. İvmeyi ölçen aygıt. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). Akselerometre. İvme ölçme aleti. Hızlanmayı.

 

Absorptivity : Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Emicilik. Emme yetkesi. Emme kapasitesi. Emme sığası. Yutma katsayısı. Yutuculuk. Soğurganlık.

Metallic bond synonyms : acoustic absorptivity, absorption loss, acoustic feedback, absorption edge, abampere, absolute concentration.