Milkier türkçesi Milkier nedir

Milkier ingilizcede ne demek, Milkier nerede nasıl kullanılır?

Milkiest : Süt gibi. Uysal. Süte benzer. Sütlü.

Milkiness : Beyazlanma kusuru. Beyazlaşmak. Beyaz lekelenme. Yoğun buğulanma. Süt gibi olma. Uysallık. [#yumuşak Yumuşak başlı]lık. Beyazlanma. Sütsülük.

Milking : Sağma. Sağım. Süt sağma. Sağılan süt. Mastitisten korunma için, sağım sırasında, önce ilk laktasyondaki sağlam memeli ineklerin, sonra diğer sağlam memeli ineklerin, daha sonra da sırasıyla somatik hücre sayısı yüksek, kronik meme yangılı ve en son klinik meme yangılı ineklerin sağılması. Sağım sıralaması.

Milking bucket : Sağılan sütün toplandığı büyük kap. Süt güğümü.

Milking claw : Sağım demeti. Sağım pençesi. Sağım makinelerinde sağım başlıklarından gelen sütün toplandığı kısım, pençe.

Milking equipment : Süt sağım ekipmanı.

Milking machine : Sağma makinası. Sağım makinesi. Süt sağma makinesi. Sağma makinesi. Sağım için gerekli vakumu sağlayan vakum pompası, vakum etkisini sağım başlığına ulaştıran vakum hortumları, memeye uygulanan vakumu belirli aralıklarla kesen pulsatör, sütü emmek için 4 meme başına birer tane takılan sağım başlıkları ve sağılan sütün toplandığı süt tankından oluşan makine. Süt sağım makinesi.

 

Milking cluster : Her biri lastik yüzeyli dört meme başlığı, lastik tüplü vakum ve sağım pençesinden oluşan sağım makinesi elemanları. Sağım başlığı. Sağım grubu.

Milking hygiene : Sağım hijyeni. Sağımda kullanılan ekipmanın, memelerin hijyeni ve sağımcının hijyen kurallarına uyması.

Milking frequency : Günlük sağım sayısı. Sağım sıklığı.

İngilizce Milkier Türkçe anlamı, Milkier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Milkier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hatter : Şapkacı.

Merchandiser : Tacir. Satıcı.

Moth : Tırtılları çeşitli tarım bitkilerinde, un, buğday gibi yiyeceklerde, özellikle yünden yapılmış giyim ve öbür ev eşyasında yaşayarak büyük zararlara yol açan ufak boylu kelebeklerin ortak adı. a. bk. buğday güvesi, kürk güvesi, zeytin güvesi v. b. Güve. Pervane. Gece kelebeği.

Frosted : Buz tutmuş. Mat. Kırağı kaplı. Buzlu (cam). Kırağılı. Donmuş. Buzlu cam. Buzlu. Dondurulmuş.

Bland : İnce. Tadı bebek maması gibi ve hazmı kolay olan (yemek). Yavan. Fazla tatlı olmayan. Sıkıcı. Mülayim. Kibar. Yumuşak. Şahsiyetsiz.

Shaper : Planya tezgahı. Vargel. Planyacı. Frezeci. Şekil verici. Eğeleme mengenesi. Vargel tezgahı. Şapka kalıbı.

Blander : Fazla tatlı olmayan. Yumuşak. Yavan. İnce. Şahsiyetsiz. Kibar. Sıkıcı. Mülayim. Yumuşakbaşlı.

Agreeable : Uygun. Razı. Tatlı. Mutabık. Münasip. Kabul edilebilir. Hoşa giden. Uzlaşmacı. Kabul edilir.

Milch : Sağımlı. Süt veren. Sağmal.

Biddable : İhale teklifi verilebilir. Fiyat verilebilir. Fiyat arttırılabilir. Söz dinleyen. Yumuşak başlı. Fiyat teklifi verilebilir. İtaatkar.

Milkier synonyms : moth miller, amenable, lacteous, clement, lactary, conciliatory, modiste, lactescent, with milk, milky, merchant, lacteal, lacteally, docile, capitulatory, as meek as a lamb, compliable, hatmaker, maker, accommodating, milkiest, ductile, compliant, acquiescent, blandest.