Mylonite türkçesi Mylonite nedir

  • Ezik kaya.
  • Ezik kayaç.
  • Yapısını kaybedecek kadar bozulmuş olan kaya türü.
  • Milonit.
  • (jeoloji) milonit.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Yapısal devimler sonucunda ezilmiş, parçalanmış, toz durumuna gelmiş kayaç.

Mylonite ingilizcede ne demek, Mylonite nerede nasıl kullanılır?

Mylodon : Güney amerika'ya özgü kesici dişleri olmayan nesli tükenmiş büyük hayvan.

Mylohyoid : Milohiyoid.

Amylodextrin : Amilodekstrin. Nişastanın hidrolizi sonucu meydana gelen ve iyotla mavi renk veren dekstrin türevi bir bileşik.

Amylogen : Amilojen.

Amylogenesis : Nişastalaşma.

Amyloidosis : Amiloidoz. Dokulara ve organlara amiloid çöküntüler birikiminin neden olduğu hastalık (patoloji). Amiloidozis. Amiloid adı verilen lifli protein bileşiğinin birçok veya tek bir organda hücre dışında birikmesiyle oluşan metabolizma hastalığı. kimyasal olarak etkisiz olan bu proteinler başta böbrekler olmak üzere karaciğer, dalak, böbrek üstü bezi ve mide-bağırsak kanalında birikir.

Amyloid light chain : Amiloid al. İmmün hücre kökenli amiloid. plazma hücrelerinden köken alan ve hafif zincir yapısında olan amiolit. bozuk immünoglobulin üretiminin bir sonucunda ve genellikle plazmasitomlu hayvanlarda biçimlenir.

Amylometer : Amilometre.

Amyloid : Amiloid. Nişastaya benzeyen, beyinde depolandığı zaman alzhaimer hastalığına sebep olan, kalp, karaciğer, dalak ve diğer organlarda depo edilen kompleks proteine benzer telli materyal. Büyük ölçüde nişastadan oluşan madde. Nişastaya benzeyen, nişasta benzeri boyanma gösteren. sülfürik asidin selüloz üzerine etki etmesiyle oluşan ve iyotla muamele edildiğinde mavi renk oluşturan bir madde. dokularda hücre dışı yerleşim gösteren, protein içeren, eozinofilik, kongo kırmızısıyla boyandığında polarize ışıkta yeşil renge boyanan mum benzeri, protein bileşiği bir madde. yapısında lifli proteinler, nötral ve asit mukopolisakkaritler bulunur. amiloid aa ve amiloid al olmak üzere iki farklı bölümde incelenir. Akun. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Amiloit. Doku bozulması ile oluşan protein ve polisakkaritler içeren çöküntüler (patoloji). Nişastalı. Amiloyit.

 

Amyloid producing odontogenic tumour : Dişi oluşturan epitelden köken alan, ender olarak köpek ve kedilerde görülen, tümöral epitel hücreleri arasında değişen miktarlarda amiloid matriks içeren bir tümör, kalsifiye epiteliyal odontojenik tümör. Amiloid içeren odontojenik tümör.

İngilizce Mylonite Türkçe anlamı, Mylonite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mylonite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acid fumarole : Asit tüten. Ekşit (asit) tüten. Asit fümarol. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Abyss : Boşluk. Varta. Tamu. Derinlik. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Abis. Dipsiz gibi görünen yer. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Hufre. Dibi olmayan çukur.

 

Absolute age : Kesin yaş. Salt yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Mutlak yaş.

Particle board : Yongalevha. Yonga levha. Elyaf levhası. Fiber levha. Yonga levhası. Sunta. Lif levha. Mika. İnce elyaflı sunta.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Fibreboard : Elyaftan yapılmış tahta. Fiber levha. Fiber tahta. Odunlifi levha. Sıkıştırılmış odun liflerinden yapılan tahta. Elyaf levhası. Lif levha.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Agricultural geology : Tarım yerbilimi. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarımsal jeoloji.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.

Mylonite synonyms : pleonaste, after shock, aggregats, spinel, abysal environment, abrasive power, absolute chronology, acrozone, fiberboard, algonkian, adventive cone.