Nationalism türkçesi Nationalism nedir

  • Nasyonalizm.
  • Eğitim, tarih, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Ulusalcılık.
  • Her ulusun kendine özgü kültür ve geleneklere bağlı kalıp kendi varlığını herşeyin üstünde tutarak yaşaması gereğine inanan görüş.
  • Milliyetçilik.
  • Ulusçuluk.
  • Kavmiyetçilik.
  • Devletçilik.
  • Her ulusun kendi kültür değerlerini, çıkarlarını ve bağımsızlığını her şeyin üstünde tutarak ve koruyarak varlığını sürdürebileceğine inanan, çok kez bölgesel, uluslararası ya da başka tür değerler üzerinde durmayan görüş.
  • Yabancı baskısı ve sömürüsünden kurtulmayı, kendi ulusunu sevip onu yüceltmeyi amaçlamaktan, kendi ırkını bütün başka ırklara üstün görüp onları egemenliği altına almayı istemeye dek varabilen öğretilerin genel adı.
  • Ekonomik yaşamın devletçe izlenilmesi yöntemi.

Nationalism ile ilgili cümleler

English: Their nationalism was one cause of the war.
Turkish: Milliyetçilikleri savaşın bir nedeniydi.

English: You can't equate nationalism with fascism.
Turkish: Milliyetçilikle faşizmi bir tutamazsın.

Nationalism ingilizcede ne demek, Nationalism nerede nasıl kullanılır?

Economic nationalism : İşbirliği yokluğu. İktisadi açıdan güçsüz olan ulusal ekonomilerin güçlü ekonomilere karşı korunması gerektiğini savunan; list, carey ve patent gibi iktisatçılar tarafından ortaya atılan görüş. İktisadi milliyetçilik. Ülkelerin yalnız kendi çıkarlarını düşünüp başkalarını zarara sokucu politikalar uygulamaları. Ekonomik milliyetçilik. İktisadi ulusçuluk.

 

Denominationalism : Tarikatlara ayırmacılık. Mezhepçilik. Tarikatlara bölme eğilimi. Tarikatçılık. Nispi temsil usulünü benimseyen politika.

Internationalism : Uluslararasıcılık. Enternasyonalizm. Uluslararası teşkilat.

Supranationalism : Uluslar üstü. Milletler üstü. Uluslarüstücülük.

Nationalisation : Devletleştirme. İstimlak. Ulusal hale getirme (ayrıca nationalization). Kamulaştırma. Ülke oluşumu. Vatandaşlığa kabul etme. Yerlileştirme. Millileştirme. Ulusallaştırma.

Nationalist party : Ulusçu parti.

Nationalise : Kamulaştırmak. Ulusallaştırmak. Ulus olmak (ayrıca nationalize). Ulusal hükümet altına almak. Devletleştirmek. Vatandaşlık vermek. İstimlak etmek. Bütün millete ait yapmak. Kamusallaştırmak. Millileştirmek.

Nationalisations : Ulusal hale getirme (ayrıca nationalization). Yerlileştirme. Millileştirme. İstimlak. Devletleştirme. Ulusallaştırma. Vatandaşlığa kabul etme. Ülke oluşumu. Kamulaştırma.

Nationalisation of development rights : Topraklarını bayındırma karşılığında elde edecekleri kazancın belli bir bölümünü toprak iyelerine önceden ödeyerek, bayındırım yetkisinin devletçe alınıp kamu yararına ayrılması. Bayındırım hakkının ulusallaştırılması.

Nationalist china : Milliyetçi çin.

İngilizce Nationalism Türkçe anlamı, Nationalism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nationalism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Patriotism : Vatana bağlılık. Hamiyet. Vatansevgisi. Ülke sevgisi. Yurtseverlik. Ulusseverlik. İnsanların ülkelerine, topraklarına, yaşama biçimlerine vb. karşı olan sevgilerini yansıtan, değişik tarihsel dönemlerde değişik içeriği olan tutum. Vatan sevgisi. Vatan ve millet sevgisi.

Statism : Devletçilik ilkesi. Devleti tüm toplumsal işlevlerin düzenleyicisi olarak kabul eden, hem devletin ekonomiye müdahalesini hem de mal ve hizmetleri doğrudan doğruya üretmesini öngören yaklaşım.

Trueness : Bağlılık. Gerçeklik. Doğruluk. İçtenlik. Saflık. Sadakat. Vefa.

Chauvinism : Şovenizm. Bağnaz ulusçuluk. Aşırı milliyetçilik. Şovenlik. Aşırı vatanseverlik.

Statecraft : Siyasi ustalık. Devlet yönetimi veya idaresi. Devlet idaresi.

Americanism : Amerikan ä°ngilizcesi. Amerikanizm. Amerikan ingilizcesi. Amerika'ya bağlılık. Amerikalılara özgü özellik. Amerikancılık. Amerikan ingilizcesine özgü deyim.

Etatism : Ekonominin devlet eliyle yönetimi. Etatizm. Devletçilik ilkesi. Bir ulusun yönetimsel ve ekonomik işlevlerinin devletçe birleşik bir yönetim altında bütünleştirilmesi siyasası ve öğretisi. Bir memleketin sanayi ve tarımının devlet eliyle yürütülmesi.

State control : Devlet kontrolü.

Philosophy : Kalenderlik. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Gerçeğin (realitenin) tümünü, özdek ve yaşam ile ilgili türlü belirtileri neden, ilke ve erekler bakımından inceleme amacı taşıyan düşünce etkinliği. bilgi, kavram, inanç ve kuramların çözümlenmesi ve eleştirilmesinde açıklık arayan düşünme yöntemi. bir kimsenin kişisel davranış ve düşüncelerine kılavuzluk yapmaya yarayan toplu ve tutarlı görüş. genel olarak mantık, ahlak, estetik, fizikötesi ve bilgi kuramı gibi dallardan oluşan geniş bilim alanı. 5- liselerimizde okutulan ve felsefe düşünüşünün niteliği, felsefe sorunları, bilginin gelişmesi, ahlak sorunları, sanat ile felsefe arasındaki ilişkiler gibi konuları kapsayan ders. Evrenin oluşumu, ilk ve son nedenleri, aşkın düzenlilikleri araştıran bilgi dalı. Filozofi. Felsefe. Yaşam felsefesi. Dünya görüşü. İlm-i hikmet. Düşünbilim.

Loyalty : Vefa. Sadakat. Bağlılık duygusu. Bağlılık.

Nationalism synonyms : superpatriotism, ultranationalism, philosophical system, ism, school of thought, doctrine, illiberalism, statisms, jingoism.

Nationalism zıt anlamlı kelimeler, Nationalism kelime anlamı

Disloyalty : Hakikatsizlik. Hıyanet. Sadakatsizlik. Hainlik. İhanet. Vefasızlık.

Internationalism : Uluslararasıcılık. Uluslararası teşkilat. Enternasyonalizm.

Multiculturalism : İki veya daha fazla kültürün başarılı biçimde birleştirilmesi. Çokkültürlülük. Çok kültürlülük. Multikültürellik.

Nationalism ingilizce tanımı, definition of Nationalism

Nationalism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of being national. National attachment. Nationality.