Nationalisation türkçesi Nationalisation nedir

Nationalisation ingilizcede ne demek, Nationalisation nerede nasıl kullanılır?

Nationalisation of development rights : Topraklarını bayındırma karşılığında elde edecekleri kazancın belli bir bölümünü toprak iyelerine önceden ödeyerek, bayındırım yetkisinin devletçe alınıp kamu yararına ayrılması. Bayındırım hakkının ulusallaştırılması.

Nationalisations : Vatandaşlığa kabul etme. Ulusal hale getirme (ayrıca nationalization). Ulusallaştırma. Millileştirme. Devletleştirme. Kamulaştırma. İstimlak. Ülke oluşumu. Yerlileştirme.

Denationalisation : Milli haklardan yoksun bırakma (denationalization olarak da yazılır). Doğal özelliklerini bozma. Devletin elindeki sanayilerin gayri millileştirilmesi. Milli haklarından mahrum etme. Bir endüstriyi devlet veya kamu sahipliğinden özel mülkiyete geçirme. Ulussuzlaşma. (britanya ingilizcesi) özelleştirme. Devletleştirilmiş işletmeleri elden çıkarma. Devlet kontrolü veya sahipliğinden çıkarma. (siyaset) ulusal haklardan yoksun kalma.

Internationalisation : Bir şeyi uluslararası yapma eylemi (ayrıca internationalization). Uluslararası yapma. Uluslararasılaşma. Uluslararasılaştırma. Beynelmilelcilik. Sömürgeci imparatorluklar çağından beri bilinen bir olgu olup iktisadi etkinliklerin ülke sınırlarını aşan coğrafi yayılımı.

 

İngilizce Nationalisation Türkçe anlamı, Nationalisation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nationalisation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Condemnations : Mahkum etme. Kanunen el koyma. Mahkumiyet. Suçlu çıkarma. Kınama. Kabahatli bulma. Suçlama. Ayıplama.

Nationalization : Bir ülkede yabancılara ait bir şirket veya taşınmazın hükümet tarafından bedeli ödenip satın alınarak devlet mülkiyetine geçirilmesi. krş. kamulaştırma. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yabancı yönetimi altındaki kurumların ulusal yönetim altına sokulması, yabancı anamalının işletme ve girişimlerinin (özel ya da kamusal) ulusal işletme ve girişimlere dönüştürülmesi. Özel iyelikteki ekonomik girişimlerin ya da toprak gibi bir doğal kaynağın, iyeliğinin ve yönetiminin, siyasal, ekonomik ve toplumsal nedenlerle devlet iyeliğine alınarak, toplumun yararına sunulması işlemi. ikinci dünya savaşı'ndan sonra ingiltere'de, daha sonra da kimi sosyalist ülkelerde görüldüğü gibi, bir ülkede toprağın bireysel iyelik konusu olmaktan çıkarılması.

Socialization : Toplumsallaştırma. Sosyal adaptasyon. Sosyalleşme. Çevresindeki kültürü kabullenme. Bireyin kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanması, toplumla bütünleşmesi süreci. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sosyalleştirme. Sağlık ve eğitim gibi kamusal hizmetlerden yalnızca gelişmiş yörelerde yaşayanların değil, tüm vatandaşların dengeli bir biçimde yararlanmalarını sağlamak üzere devletin almış olduğu önlemler. Sosyal uyum.

 

Eminent domain : İstimlak yetkisi. Devletin vatandaşına ait mülke el koyması. Acil dönem. Kamulaştırma hakkı. Kamulaştırma yetkisi. İstimval yetkisi. İstimlak hakkı.

Endenization : İndenization. Doğal ortama ayak uydurma fiili. Yabancı uyrukluğa kabul etme. Uyrukluğa kabul etme. Yerlisi gibi olma. Yerlileşme. Adaptasyon eylemi. Bir türün belli bir bölgeye yerleşmesine ve oraya adapte olmasına neden olma eylemi.

Naturalization : Natüralizasyon. Yurttaşlığa kabul. Yerlileşme. Vatandaşlığa kabul. Yabancıların ülke yurttaşlığına kabul edilmesi. Vatandaş olma. Vatandaşlık tanınması. Uyrukluğa kabul etme.

Indenization : Yabancı uyrukluğa kabul etme. (tıp veya medikal terimi) nakledildikleri yerde metastaz (enfeksiyonun yayılması yoluyla) anormal hücre gelişimi veya büyümesi.

Enacting : Rol ile canlandırma. Kanun koyan. Karar verme. Rol olarak canlandırma. Harekete geçirme. Kanunla düzenleme. Performans gösterme. Hükmetme. Oynama.

Compulsory purchase : Bir taşınmazın, kamu yararına bir etkinlikte bulunmak amacıyla, bireylerden, kamu tüzel kişiliklerince, belli bir adaletli ölçüte göre karşılığı ödenerek alınıp kamu iyeliğine geçirilmesi. Devletin vatandaşına ait mülke el koyması.

Expropriations : El koyma. Tasarruf hakkından mahrum etme. Tasarruf hakkından yoksun etme. Gasp.

Nationalisation synonyms : group action, folk etymology, enfranchisements, divesture, naturalizations, condemnation, impoundage, confiscations, enfranchisement, expropriation in the public interest, enfranchising, nationalisations, expropriating, naturalisation, confiscation, nationalizations, change, socialisation, expropriation.

Nationalisation zıt anlamlı kelimeler, Nationalisation kelime anlamı

Denationalization : Devletin elindeki sanayilerin gayri millileştirilmesi. Milli haklardan yoksun bırakma (denationalisation olarak da yazılır). Milli haklarından mahrum etme. Devletleştirilmiş işletmeleri elden çıkarma. Doğal özelliklerini bozma. Ulussuzlaşma. Bir endüstriyi devlet veya kamu sahipliğinden özel mülkiyete geçirme. Devlet kontrolü veya sahipliğinden çıkarma. (amerikan ingilizcesi) özelleştirme. (siyaset) ulusal haklardan yoksun kalma.