Bu sayfada Brave ne demek nedir brave hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi brave resimleri yazıları türkçesi ne demek brave ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller brave hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Brave nedir English: Ali is a brave person. Turkish: Ali cesur bir kişidir. English: Ali is a brave skydiver. Turkish: Ali cesur bir gökyüzüdalıcısıdır. English: Ali is either brave or very stupid. Turkish: Ali ya cesur...
Brave man nedir English: He is a brave man. Turkish: O cesur bir adam. English: Ali is a brave man. Turkish: Ali cesur bir adam. English: We know him to be a brave man. Turkish: Biz onu cesur bir adam olarak tanıyoruz. Engl...
Brave the elements nedir : Meydan okumak. Kızılderili savaşçı. Cesur. Cesaretle karşılamak. Göğüs germek. Yiğit. Kızılderili savaşçılar. Cesaret göstermek. Cesaretle karşı koymak. Kahraman. The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya...
Bravely nedir English: The force held out bravely against their enemy's attacks. Turkish: Birlik, düşmanın saldırılarına karşı cesurca direndi. English: Ali smiled bravely. Turkish: Ali cesaretle gülümsedi. English: The soldie...
Braver nedir English: You're braver than me. Turkish: Sen benden daha cesursun. English: Ali is braver than me. Turkish: Ali benden daha cesur. English: Ali was braver than any of the other soldiers. Turkish: Ali diğer a...
Bravers nedir : Yürekli. Yiğit. Kahraman. Cesur. Görkemli. Mürüvvet. Mert. Şahane. Braveries : [#Babayiğitlik. Yiğitlik. Şecaat. Keleşlik. Cesurluk. Mertlik. İhtişam. Alplık. Gösteriş. [#Bravery : Babayiğitlik. Alplık. Mertlik. Cesurluk...
Braves nedir English: He is the bravest soldier that ever lived. Turkish: O, şimdiye kadar yaşamış en cesur askerdir. : Şahane. Görkemli. Mert. Cesur. Yiğit. Yürekli. Kahraman. Brave as a lion : Aslan yürekli. [#Brave enough : Yet...
Brave as a lion nedir : Yiğit. Cesaret göstermek. Cesaretle karşılamak. Kızılderili savaşçılar. Kızılderili savaşçı. Göğüs germek. Kahraman. Bahadır. Meydan okumak. Görkemli. As : Olduğu gibi. Diği gibi. Babında. Halde. Ki. Kadar. Karşın. Bir e...
Brave enough nedir English: He is brave enough to go there by himself. Turkish: O tek başına oraya gitmek için yeterince cesur. English: He was brave enough to go there alone. Turkish: Tek başına oraya gidecek kadar cesurdu. : Kızı...
Brave men nedir English: Who can read the heroic deeds of brave men without a feeling of respect and admiration? Turkish: Kim saygı ve hayranlık hissi duymadan cesur insanların kahramanca eylemlerini okuyabilir? : Cesur. Görkemli. Ce...
Braved nedir English: More than 30,000 people braved the rain and cold to attend the Canada Day parade. Turkish: 300,000'den daha fazla kişi Kanada Günü törenine katılmak için yağmur ve soğuğa göğüs gerdiler. as a lion : Aslan yür...
Braveness nedir English: Her braveness will remain in our memories. Turkish: Onun cesareti anılarımızda kalacak. as a lion : Aslan yürekli. Brave enough : Yeterince cesur. man : Mert adam. Erkek adam. Er. Aslan. Yiğit. Brave men : Ce...
Braveries nedir : Şahane. Mürüvvet. Yürekli. Görkemli. Cesur. Kahraman. Mert. Yiğit. Bravers : Mürüvvet. [#Bravery : Şecaat. Dövüşkenlik. Kahramanlık. Babayiğitlik. İhtişam. Keleşlik. Cesurluk. Yiğitlik. Görkem. Gösteriş. Act of bravery :...
Bravery nedir English: His bravery is worthy of praise. Turkish: Cesareti, övgüye değer. English: Ali admired Mary for her bravery. Turkish: Ali onun cesareti için Mary'ye hayran. English: I admire your bravery. Turkish: ...
Bravest nedir English: He is the bravest soldier that ever lived. Turkish: O, şimdiye kadar yaşamış en cesur askerdir. : Kızılderili savaşçı. Cesaretle karşı koymak. Görkemli. Bahadır. Cesaretle karşılamak. Cesur. Yiğit. Meydan oku...