Braved türkçesi Braved nedir

  • Cesaretle karşılamak.
  • Yiğit.
  • Meydan okumak.
  • Cesaret göstermek.
  • Görkemli.
  • Kızılderili savaşçı.
  • Cesaretle karşı koymak.
  • Bahadır.
  • Cesur.
  • Göğüs germek.

Braved ile ilgili cümleler

English: More than 30,000 people braved the rain and cold to attend the Canada Day parade.
Turkish: 300,000'den daha fazla kişi Kanada Günü törenine katılmak için yağmur ve soğuğa göğüs gerdiler.

Braved ingilizcede ne demek, Braved nerede nasıl kullanılır?

Brave as a lion : Aslan yürekli.

Brave enough : Yeterince cesur.

Brave man : Erkek adam. Yiğit. Aslan. Mert adam. Er.

Brave men : Cesaretli erkek. Güçlü erkek. Cesur adam. Kahraman. Yiğit.

Brave the elements : Kötü havada dışarıda bulunmak.

Bravery : Mertlik. Dövüşkenlik. Keleşlik. Babayiğitlik. Erkeklik. Alplık. Yiğitlik. Cesaret. Şecaat. Cesurluk.

Bravely : Cesaretle. Cesurca. Yiğitçe. Cüretkarca. Mertçe.

The brave : Cesur. Görkemli. Meydan okumak. Cesaretle karşı koymak. Cesaretle karşılamak. Bahadır. Kızılderili savaşçı. Göğüs germek. Yiğit. Cesaret göstermek.

As brave as : Kadar cesur.

Braver : Yiğit. Kahraman. Görkemli. Şahane. Yürekli. Cesur. Mürüvvet. Mert.

İngilizce Braved Türkçe anlamı, Braved eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Braved ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Pursue : Kovalamak. Yürütmek. Ardına düşmek. Devam etmek. Peşine düşmek. Takip etmek. Aramak. Peşini bırakmamak. Peşinde olmak. İzlemek.

Heros : Kahramanbaş karakter. Cengaver. Batur. Er. Kahraman.

Brightest : Zeki. Parlak. Aydınlık. Berrak. Neşeli. Canlı. En parlak. Şanlı. Işıltılı.

Bucket along : Acele ile gitmek. Boyunca hızla gitmek. Hızla katetmek.

Brave men : Cesaretli erkek. Cesur adam. Kahraman. Güçlü erkek.

Bardy : Cesaretli. Serkeş. Söz dinlemez. Küstah. İtaatsiz. Asi. Arsız. Gözü pek. Korkusuz.

Ghost : Tayf. Başkasının adına yazmak. Ruh. İz. Peşinde koşmak. Hortlak. Heyula. Hayalet. Gölge. Eser.

Resist : Kafa tutmak. Engellemek. Direşmek. Dayanıklı olmak. Karşı çıkmak. Karşı koymak. Muhalefet etmek. Direnmek. Göğüslemek. -meden edebilmek.

Ramble : Gezinmek. Boş boş dolaşmak. Kıvrılarak uzanmak (nehir). Konuyu dağıtmak. Abuk sabuk konuşmak. Yayılmak. Başıboş gezmek. Başıboş dolaşmak. Avare dolaşmak. İpsiz sapsız konuşmak.

Spirited : Canlı. Ateşli. Esprili. Nükteli. Gizlice götürülmüş. Neşeli. Cesaretli. Mizaçlı. Huylu. Şevkli.

Braved synonyms : rush along, cannonball along, island hop, come, travel rapidly, locomote, go past, slice through, pull back, travel along, move back, travel purposefully, go across, go forward, move around, breast, wing, career, braving, boldfaced, fall, withdraw, bang, cruise, game, walk, taxi, adventurous, breeze, swan, lurch, retire, get around.

Braved zıt anlamlı kelimeler, Braved kelime anlamı

Advance : İleri gitme. Gelişmek. Geliştirmek. Atamak. Avans. Terfi. Öne sürmek. Öne almak. Öne almak (tarih terimi). Öndelik.

 

Linger : Geçmek bilmemek. Kalmak (gitmesi gerekirken). Can çekişmek. Geçmişte kalmak. Oyalanmak. (ağrı) kolayca geçmemek. Gecikmek. Ayrılamamak. Sallanmak. Gitmemek.

Ascend : Yukarı çıkmak. Çıkmak (tahta). Ağmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Tırmanmak. Çıkmak. Ziyadeleşmek. Yükselmek. Artmak. Tahta çıkmak.

Braved antonyms : ride, rise, recede, descend, stay in place, fall, go, follow, precede, cowardice, afraid, cowardly, unadventurous, timid, irresolute.