Brightest türkçesi Brightest nedir

Brightest ile ilgili cümleler

English: The sun is the brightest star.
Turkish: Güneş en parlak yıldızdır.

English: That small star is brightest.
Turkish: O küçük yıldız en parlaktır.

English: Emily is the brightest girl in school.
Turkish: Emily okulda en parlak kızdır.

English: Mike is the brightest student in class.
Turkish: Mike, sınıfında en parlak öğrenci.

English: He is the brightest in the class.
Turkish: Sınıfında en zeki öğrencidir.

Brightest ingilizcede ne demek, Brightest nerede nasıl kullanılır?

Brighten : Aydınlatmak. Parlamak. Parlatmak. Neşelendirmek. Aydınlık olmak. Canlanmak. Aklamak. Mutlu olmak. Canlandırmak. Yüzünde mutlu bir ifade belirmek.

Brighten up : Neşelenmek. Aydınlanmak. Canlanmak. Parlatmak.

Brightened : Canlanmak. Aklamak. Parlatmak. Aydınlanmak. Neşelendirmek. Aydınlatmak.

Brightener : Aydınlatıcı. Işık tutan şey. Parlaklaştırıcı. Aydınlatan şey.

Brighteners : Aydınlatan şey. Parlaklaştırıcı. Işık tutan şey. Aydınlatıcı.

Brighter : Şanlı. Zeki. Parlak. Aydınlık. Canlı. Berrak. Işıltılı. Görkemli. Neşeli.

Electrobrighten : Elektrikli parlaklaştırmak. Çıngılı parlaklaştırmak.

 

Fluorescent brightening : Optik ağartıcı. Optik beyazlatıcı. Optik parlatma.

Brightens : Yüzünde mutlu bir ifade belirmek. Canlandırmak. Aydınlatmak. Neşelendirmek. Parlatmak. Aydınlık olmak. Aydınlanmak. Canlılık vermek (bir yere). Mutlu olmak. Canlanmak.

Brightening agent : Parlatma maddesi. Parlaklaştırıcı.

İngilizce Brightest Türkçe anlamı, Brightest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brightest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breezy : Esintili. Şen şakrak. Havalı. Cıvıl cıvıl. Şen. Rüzgarlı. Hareketli. Umursamaz. Meltemli.

Brilliance : Harikuladelik. Revnak. İhtişam. Renksel doygunlukla parıltının birlikte doğurduğu görsel algılama olgusu. Parlaklık. Şaşaa. Deha. Mükemmellik. Göz alıcılık. Renksel parlaklık.

Enlightenments : Zihinsel veya ruhsal farkındalık durumu. Aydınlatma. Aydınlanma. Bilgilenme. Aydınlanmış olma durumu. Bilgilendirme. Aydınlanma hareketi. Bilgi. İlim.

Airways : Hava bacası. Tenek yolları. Havayolu. Havayolları.

Candescent : Göz kamaştırıcı. Akkor gibi kıpkırmızı parlayan. Akkor haline gelme. Isıl parlak.

Boons : İyilik. Nimet. Rahatlık. Lütuf. İhsan. Bağış.

Crystalline : Lens. Billurlu. Kırılcal. Temiz. Şeffaf. Kristal gibi. Kristalli. Kırılca yapısında, bu yapıya özgü. Billurdan yapılmış.

Blithesome : Mutlu. Kaygısız.

Brainier : Akıllı. Kafalı.

Lighten : Neşelenmek. Neşelendirmek. Hafiflemek. Şimşek çakmak. Hafifletmek. Parlatmak. Açmak (renk). Işık saçmak. Yükü azalmak. Rengini açmak.

Brightest synonyms : refulgency, lighten up, iridescence, glitter, agleam, blithe, de luxe, brilliancy, shine, argute, breezily, admirably, glow, bio, braved, illustrious, burnished, clear, ardent, animated, change, animate, crystal, as sharp as a needle, august, limpid, aglow, lucent, shining, glister, flash, clearest, aureate.

 

Brightest zıt anlamlı kelimeler, Brightest kelime anlamı

Dullness : Can sıkıntıs. Ağırlık. Sıkıntı. Mutlak matite. Can sıkıntısı. İdraksizlik. Ahmaklık. Sönüklük. Asamiyet.

Darken : Koyulmak. Kararmak. Esmerleşmek. Koyulaşmak. Siyahlaştırmak. Koyulaştırmak. Karartmak. Bulandırmak. Karıştırmak. Anlaşılması zor hale getirmek.