Bravers türkçesi Bravers nedir

Bravers ingilizcede ne demek, Bravers nerede nasıl kullanılır?

Braver : Yürekli. Yiğit. Kahraman. Cesur. Görkemli. Mürüvvet. Mert. Şahane.

Braveries : Babayiğitlik. Yiğitlik. Şecaat. Cesaret. Keleşlik. Cesurluk. Mertlik. İhtişam. Alplık. Gösteriş.

Bravery : Babayiğitlik. Alplık. Mertlik. Cesurluk. Keleşlik. Erkeklik. Görkem. Gösteriş. Şecaat. Yiğitlik.

Act of bravery : Yüreklilik davranışı. Kahramanlık davranışı. Cesaretli davranış.

Brave as a lion : Aslan yürekli.

Braved : Kızılderili savaşçı. Cesur. Cesaretle karşı koymak. Meydan okumak. Göğüs germek. Cesaret göstermek. Görkemli. Yiğit. Cesaretle karşılamak. Bahadır.

As brave as : Kadar cesur.

Bravely : Cesaretle. Mertçe. Cesurca. Yiğitçe. Cüretkarca.

Brave enough : Yeterince cesur.

Brave men : Cesaretli erkek. Kahraman. Yiğit. Cesur adam. Güçlü erkek.

İngilizce Bravers Türkçe anlamı, Bravers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bravers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Walk : Gezinti. Yürüyüş yeri. Dolaştırmak. Yürütmek. Yürüyüş. Üzerinde yürümek. Eşlik etmek. Gezinmek. Yürüyerek gitmek. Adımlamak.

Get across : Benimsenmek. Anlaşılmasını sağlamak. Beğenilmek. Aktarmak. Zorlukla sıyrılmak. Açıklamak. Anlatmak. Birbirinin karşıtı olmak. Kızdırmak. Anlaşılmak.

 

Spunky : Öfkeli. Cesaretli. Cesur. Yürekli. Sinirli. Yiğit. Parlayıveren. Çabuk kızan. Atak. Seksi.

Stalwart : Gürbüz. Cesur. Yiğit. Sağlam yapılı. Gözüpek. Sadık. Yaman. Günevinilir. Sağlam. Davadan dönmeyen.

Course : Köpekle kovalamak (av). Süreç. Dizi. Rota. Atletizm, eğitim alanlarında kullanılır. Yön. Kur. Akış. Tabak. Akmak.

Pass : Geçiş izni. Açmak (kilit). Bitmek. Bir oyuncunun, ayakla ya da başla topu kendi takım arkadaşlarından birine göndermesi. Geçirmek. Sınır boylarında yaşayanlara kısa süreler için sınırı geçebilmelerini sağlamak üzere resmi makamlarca verilen izin belgesi. Devretmek. Aktarma. Spor pas vermek. Trapez cambazının bir trapezden ötekine geçip taşıyıcıya tutunması, taşıyıcıdan yine kendi trapezine geçmesi. geçiş'in üç evresi vardır: kaçış, akrobatik takla ve düşmeden trapezi yakalama.

Get over : İletmek. Taşmak. İyileşmek. Başa çıkmak. Hazmetmek. Atlatmak. Geçmek (bir hastalık). Sağlığına kavuşmak. Geçirmek (hastalık). Kurtulmak.

Drive : Coşku. Sürmek. Zorlamak. Arabayla götürmek. Örgenin kendi denetimi dışındaki etkenlerce, sonuçlarını öngörmeden davranmaya zorlandığı bir güdülenim biçimi. Saplamak. Kuvvet. Topu genellikle arka çizgi yakınlarına düşürecek biçimde ve topa gidiş yönünde bir dönme hareketi vererek yapılan vuruş. Topu elinde bulunduran oyuncunun karşı takım savunma katında gördüğü bir açıklıktan çembere doğru giriş yapması. Tenis, bilgisayar, bilişim, eğitim, gitar, basketbol, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır.

 

Gritty : Cesur. Çakıllı. Dayanıklı. Pütürlü. Metin. Kumlu. Kumlu gibi.

Stouthearted : Yürekli. Yüreği pek. Cesur. Kahraman. Yiğit.

Bravers synonyms : go across, ford, courageousness, gamey, jaywalk, braveness, adventurous, stride, valorous, fearless, gallant, courages, spirited, hop, resolute, braver, go through, unafraid, mettlesome, courage, desperate, bravery, cut across, game, cut through, take, cover, crisscross, pass over, adventuresome, bridge, courageous, cross.

Bravers zıt anlamlı kelimeler, Bravers kelime anlamı

Cowardice : Alçaklık. Ödleklik. Cesaretsizlik. Korkaklık. Namertlik. Çekingenlik.

Afraid : Korkar. Korkmuş.

Cowardly : Yüreksizce. Alçakça. Namert. Kansız. Alçak. Yüreksiz. Cesaretsiz. Korkak. Korkakça. Ödlek.

Bravers antonyms : unadventurous, timid, irresolute, faintheartedness, fearfulness.