Bravery türkçesi Bravery nedir

Bravery ile ilgili cümleler

English: His bravery is worthy of praise.
Turkish: Cesareti, övgüye değer.

English: Ali admired Mary for her bravery.
Turkish: Ali onun cesareti için Mary'ye hayran.

English: I admire your bravery.
Turkish: Sizlerin cesaretine hayranım.

English: Because of his bravery, I had confidence in him.
Turkish: Cesaretinden dolayı ona güvenim vardı.

English: His bravery to save the child from drowning is above praise.
Turkish: Çocuğu boğulmaktan kurtarmak için onun cesareti övgü üstü.

Bravery ingilizcede ne demek, Bravery nerede nasıl kullanılır?

Act of bravery : Yüreklilik davranışı. Kahramanlık davranışı. Cesaretli davranış.

Braver : Cesur. Mürüvvet. Kahraman. Mert. Yürekli. Yiğit. Şahane. Görkemli.

Braveries : Görkem. Cesaret. Şecaat. Mertlik. Yiğitlik. Kahramanlık. Gösteriş. Cesurluk. Babayiğitlik. Dövüşkenlik.

Bravers : Mürüvvet.

Brave as a lion : Aslan yürekli.

Braved : Göğüs germek. Cesaretle karşı koymak. Bahadır. Cesaretle karşılamak. Görkemli. Yiğit. Kızılderili savaşçı. Cesur. Meydan okumak. Cesaret göstermek.

Brave men : Güçlü erkek. Kahraman. Cesur adam. Yiğit. Cesaretli erkek.

 

The peace of the brave : Suriye devlet başkanı hafız esad tarafından israil ve suriye arasında imzalanacak bir barış anlaşması hakkında kullanılan ifade (iki tarafında vermesi gerekli tavizlerin seviyesine bağlı olarak). Cesur barış. Cesaretin barışı.

As brave as : Kadar cesur.

The brave : Göğüs germek. Cesur. Cesaretle karşı koymak. Yiğit. Meydan okumak. Cesaret göstermek. Cesaretle karşılamak. Görkemli. Kızılderili savaşçı. Bahadır.

İngilizce Bravery Türkçe anlamı, Bravery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bravery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gallantries : Nezaket. Aşk. İlişki. Kibarlık. Kadınlara karşı incelik. Yüreklilik. Macera.

Effulgence : Parlaklık. Şaşaa. Parıltı.

Glories : Celal. Hale. Şeref. Güzel görünüş. Sevinmek. Nur. Mutluluk. -e çok sevinmek. Ayla.

Heart : Orta kısım. Kupa. Vicdan. Cücük. Kalp. Gönül. Can. Yüreklilik.

Fearlessness : Korkusuzluk. Pervasızlık.

Darings : Rizikolu. Korkusuz. Cüretkar. Gözüpek. Pervasızlık. Gözüpeklik. Cüret.

Free play : Serbest oyun. Boşluk payı. Çocuğun, etkin olma gereksinmesini karşılamak üzere kendiliğinden kurduğu ve hiç bir kurala bağlı olmayan oyun. Boşluk. Esneklik. Tolerans.

Bravado : Cüret. Kurusıkı atma. Kabadayılık. Budalaca cesaret. Cesaret gösterisi. Meydan okuma.

Pugnacity : Kavgacılık. Hırçınlık.

Dare devilry : Gözüpeklik. Atılganlık.

Bravery synonyms : valiancy, array, spirit, doughtiness, audacities, manfulness, manliest, designating, brilliance, chivalries, hutzpah, flamboyancy, nerve, courageous, valor, valiance, aggressiveness, forwardness, dutch courage, corage, elegancy, courages, valour, exterior, manhood, exploits, achievements, affectation, costliness, gallantry, boldness, chivalrousness, virilities.

 

Bravery zıt anlamlı kelimeler, Bravery kelime anlamı

Faintheartedness : Çekingenlik. Ürkeklik. Zayıflık. Pısırıklık. Cesaretsizlik. Korkaklık.

Cowardly : Korkakça. Alçakça. Namert. Cesaretsiz. Alçak. Ödlek. Tabansız. Yüreksiz. Yüreksizce. Korkak.

Cowardice : Çekingenlik. Ödleklik. Alçaklık. Korkaklık. Cesaretsizlik. Namertlik.

Bravery antonyms : fearfulness, fear.

Bravery ingilizce tanımı, definition of Bravery

Bravery kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality of being brave. Fearless. Intrepidity.