Get over türkçesi Get over nedir

  • Sağlığına kavuşmak.
  • Yeniden kendini toparlamak.
  • Anlaşılmak.
  • Hazmetmek.
  • Yolculuk yapmak.
  • Yırtmak.
  • Taşmak.
  • İyileşmek.
  • Geçmek (bir hastalık).
  • Aşmak.
  • Üstesinden gelmek.
  • Geçirmek (hastalık).
  • Başa çıkmak.
  • Kurtulmak.
  • İletmek.
  • Atlatmak.

Get over ile ilgili cümleler

English: Ali can't get over how Mary treated him.
Turkish: Ali Mary'nin ona nasıl davrandığını unutamıyor.

English: Ali can't seem to get over Mary's death.
Turkish: Ali Mary'nin ölümünü atlatamıyor gibi görünüyor.

English: Ali can't get over Mary.
Turkish: Ali Mary ile başa çıkamıyor.

English: Ali never did get over Mary, did he?
Turkish: Ali asla Mary'yi atlatmadı, değil mi?

English: Ali can't get over what happened to Mary.
Turkish: Ali Mary'ye olanlarla başa çıkamıyor.

Get over ingilizcede ne demek, Get over nerede nasıl kullanılır?

Get : Duymak. Bakmak. Başlamak. İlgilenmek. Ele geçirmek. Edinmek. Gidip getirmek. Gidip almak. Yapmak. Ettirmek.

Over : Devirmek. Aşkın. Üstüne. Üzerinden. Yukarıda. Fazladan. Üzerine. Fazla. Yukarıya. Sona ermiş.

Get over here : Buraya gel. Buraya uğra. Gel buraya.

Get over it : Aş bunları. Aş bunu. Aş bunu artık. Artık bunları aşın. Geç bunları. Aş bunları artık. Salla bunları.

Get over something : Bir şeyi unutmak. Bir şeyi atlatmak. Bir şeyden kurtulmak.

 

Get into hot water : Başını belaya sokmak. Sıkıntıya girmek. Belaya bulaşmak. Başı derde girmek.

Get over with : Yapıp da kurtulmak. Bitirip kurtulmak. Yapıp da başından atmak.

İngilizce Get over Türkçe anlamı, Get over eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get over ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apply to : Geçerli olmak. Aşağıdakilere uygula. Müracaat etmek. -i içermek. -i ilgilendirmek. Başvurmak. Pratik veya özel kullanım için uygulamak (örneğin, bilgi, yasalar, düzenlemeler). İçermek. Uygulanacağı yer.

Appears : Gibi gelmek. Ortaya çıkmak. Benzemek. Belirmek. Belli olmak. Gözükmek. Görünmek.

Cast aside : Başından atmak. Çevresinden uzaklaştırmak. Atmak. Kenara itmek. Kenara koymak. Bir kenara bırakmak. İhmal etmek. Terketmek. Kenara atmak.

Assimilates : Özümsenmek. Özümlemek. Asimile etmek. Benzemek. Benimsemek. Benimsenmek. Benzetmek. Sindirmek. Uydurmak.

Appear : Arz-ı endam etmek. Gibi gelmek. Bulunmak. Belli olmak. Görünmek. Gibi görünmek. Vücuda gelmek. Boy göstermek. Ortaya çıkmak. Varmak.

Exceed : Haddini aşmak. Aşırıya kaçmak. Sınırı aşmak. Tecavüz etmek. Geçmek. Fazla olmak. İleri gitmek.

Come to : İlgili olmak. Ulaşmak. Tutmak. Gelmek. Varmak. Kalmak. Payına düşmek. Kendine gelmek. Ayılmak.

Make a journey : Seyahate çıkmak. Seyahat etmek.

Helped : Elinde olmak. Yardım etmek. Kurtarmak. İmdadına yetişmek. Yardımcı olmak. Yararı olmak.

Get over synonyms : seep in, achieve, lancinating, bestriding, take a journey, be understanding, cicatrise, effuses, flow, convey, cicatrize, bubble over, circumvents, defeats, be rid of, mangles, overcome, ameliorating, handles, forward, flows, beat the rap, be saved, come to grips with, digesting, encroaches, stomach, return to health, carrying off, be finished, circumventing, junketing, carry off.