Bu sayfada Compromise ne demek nedir compromise hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi compromise resimleri yazıları türkçesi ne demek compromise ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller compromise hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Compromise nedir English: After a heated discussion, a compromise was adopted. Smokers will be allowed to smoke in the smoking corner. Turkish: Hararetli bir tartışmadan sonra,uzlaşma sağlandı.Sigara içme köşesinde sigara içenlerin si...
Compromise verdict nedir : Riske atmak. Bireylerin ya da toplumsal kümelerin, toplumsal değerlerin paylaşılmasında karşılıklı ödünlerle aralarında bir anlaşmaya varmaları. Uzlaştırmak. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Karşılıklı ödün ...
Compromised nedir English: I compromised with him on the matter. Turkish: Bu konuda onunla uzlaştım. English: Ali compromised. Turkish: Ali anlaştı. English: My father finally compromised. Turkish: Babam sonunda uzlaştı. Engl...
Compromisers nedir : Uzlaştıran kimse. Ara bulan kimse. Bir anlaşmazlığı halletmek için ödün veren kimse. Compromise by : Uzlaşmak. [#Compromise on : Bir konuda ödün vermek. Bir konuda uzlaşmak. Üzerinden uzlaşmak. Compromise verdict : Uzlaş...
Compromise by nedir : Ödünleşmek. Bireylerin ya da toplumsal kümelerin, toplumsal değerlerin paylaşılmasında karşılıklı ödünlerle aralarında bir anlaşmaya varmaları. Taviz. Gölge düşürmek. Şerefine gölge düşürmek. Uzlaştırmak. Şerefini tehlik...
Compromise on nedir English: He had refused to compromise on the issue. Turkish: Konuyla ilgili uzlaşmayı reddetmişti. English: We can't compromise on this. Turkish: Bu konuda ödün veremeyiz. English: We never seem to be able to com...
Compromise with nedir English: Ali could tell that it would be impossible to reach a compromise with Mary. Turkish: Ali Mary ile bir uzlaşmaya varmanın imkansız olduğunu söyleyebiliyordu. English: You shouldn't need to compromise with your...
Compromiser nedir : Uzlaştıran kimse. Bir anlaşmazlığı halletmek için ödün veren kimse. Ara bulan kimse. Compromise by : Uzlaşmak. [#Compromise on : Bir konuda uzlaşmak. Bir konuda ödün vermek. Üzerinden uzlaşmak. Compromise verdict : Uzlaş...
Compromises nedir by : Uzlaşmak. Compromise on : Üzerinden uzlaşmak. Bir konuda ödün vermek. Bir konuda uzlaşmak. verdict : Uzlaşma kararı. Compromise with : Taviz vererek anlaşmak. Ödün vererek anlaşmak. Ödün vererek uzlaşmak. Taviz verere...