Compromiser türkçesi Compromiser nedir

  • Bir anlaşmazlığı halletmek için ödün veren kimse.
  • Uzlaştıran kimse.
  • Ara bulan kimse.

Compromiser ingilizcede ne demek, Compromiser nerede nasıl kullanılır?

Compromisers : Uzlaştıran kimse. Bir anlaşmazlığı halletmek için ödün veren kimse. Ara bulan kimse.

Compromise by : Uzlaşmak.

Compromise on : Bir konuda uzlaşmak. Bir konuda ödün vermek. Üzerinden uzlaşmak.

Compromise verdict : Uzlaşma kararı.

Compromise with : Taviz vererek uzlaşmak. İle uzlaşmak. Ödün vererek uzlaşmak. Ödün vererek anlaşmak. Taviz vererek uzlaşma sağlamak. İle uyuşmak. Taviz vererek anlaşmak. Ödün vererek anlaşmaya varmak.

Compromised : Optimal bir şekilde çalışamayan. Gizliliği ifşa edilmiş. Karşılıklı ödünler vererek anlaşmaya varılan. Tehlikeli. Gizliliği ihlal edilmiş.

Compromising : Sosyal uzlaşma. Riske atmak. Uzlaştırmak. Ara bulmak. Anlaşmak. Gölge düşürmek. Uzlaşmak.

Immunocompromised : Bağışıklığı kısıtlanmış. Bağışıklık yetmezliği olan. İmmünitesi zayıflamış. Bağışıklığı tehlikede. Bağışıklık yetersizliği olan.

Make a compromise : Uzlaşmak.

Compromising emanations : Gizliliği bozan elektromanyetik yayılım.

İngilizce Compromiser Türkçe anlamı, Compromiser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compromiser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Negotiant : Müzakere şartlarını görüşen kimse. Müzakereci. Görüşme yapan kimse. Arabulucu. Görüşmeci.

Conciliator : Sulh getiren. Gönül alan. Uzlaştırıcı. Uzlaşıcı. Barış getiren. Arabulucu. Uzlaştıran. Barıştıran.

Negotiator : Görüşmeci. Delege. Arabulucu. Murahhas. Temsilci. Müzakereye memur kimse.

Treater : Muamele eden kimse. İkramcı. İlgilenen kimse. Hasta ile ilgilenen kimse. Arabulucu. Ziyafet veren kimse. Geliştiren kimse. Davranan. Muameleyi yapan. Müzakereci.

Compromiser synonyms : compromisers.

Compromiser ingilizce tanımı, definition of Compromiser

Compromiser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who compromises.