Compromised türkçesi Compromised nedir

  • Tehlikeli.
  • Gizliliği ifşa edilmiş.
  • Optimal bir şekilde çalışamayan.
  • Gizliliği ihlal edilmiş.
  • Karşılıklı ödünler vererek anlaşmaya varılan.

Compromised ile ilgili cümleler

English: I compromised with him on the matter.
Turkish: Bu konuda onunla uzlaştım.

English: Ali compromised.
Turkish: Ali anlaştı.

English: My father finally compromised.
Turkish: Babam sonunda uzlaştı.

English: I compromised with her on the point.
Turkish: Ben o konuda onunla uzlaştım.

Compromised ingilizcede ne demek, Compromised nerede nasıl kullanılır?

Immunocompromised : Bağışıklığı kısıtlanmış. İmmünitesi zayıflamış. Bağışıklığı tehlikede. Bağışıklık yetersizliği olan. Bağışıklık yetmezliği olan.

Compromise by : Uzlaşmak.

Compromise on : Bir konuda ödün vermek. Bir konuda uzlaşmak. Üzerinden uzlaşmak.

Compromise verdict : Uzlaşma kararı.

Compromise with : Taviz vererek uzlaşma sağlamak. Ödün vererek anlaşmak. Ödün vererek anlaşmaya varmak. Ödün vererek uzlaşmak. İle uyuşmak. İle uzlaşmak. Taviz vererek anlaşmak. Taviz vererek uzlaşmak.

Compromiser : Bir anlaşmazlığı halletmek için ödün veren kimse. Uzlaştıran kimse. Ara bulan kimse.

Compromising : Gölge düşürmek. Anlaşmak. Uzlaşmak. Sosyal uzlaşma. Uzlaştırmak. Ara bulmak. Riske atmak.

 

Compromisable : Anlaşmaya varılabilir. Halledilebilir. Üzerinde anlaşılabilir.

Compromising emanations : Gizliliği bozan elektromanyetik yayılım.

Uncompromisable : Ödün verilemez.

İngilizce Compromised Türkçe anlamı, Compromised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compromised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Desperate : Aşırı. Çaresiz. Çok ciddi. Çaresizliğe kapılmış. Her şeyi göze alabilen. Ümitsiz. Korkunç. Her şeyi göze almış. Ağır.

Diciest : Riskli. Şüpheli. Şansa kalmış. Rizikolu.

Critical : Titiz. Kusur bulmak amacıyla söylenen. Eleştirel. Eleştiren. Hassas. Çoğalma katsayısının (k) 1'e eşit olması. k=1. Bilgisayar, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Yerici. Dönümcül.

Chanceful : Sonucu kesin olmayan. Riskli.

Acrid : Keskin. Barut gibi. Sert. Ekti. Buruk. Kekre. Acı. Ekşi.

Breakneck : Çok hızlı. Son derece tehlikeli. Aşırı (sürat). Aşırı.

Danger : Çekince. Korku. Tehdit. Varta. Tehlike. Risk.

Endangering : Tehlikeye atma.

Adventurous : Serüvenli. Macera seven. Maceracı. Cesur. Gözüpek. Maceraperest. Cüretli. Gözü pek. Cesaret isteyen. Maceralı.

Daring : Serüvenci. Cüretkar. Gözüpeklik. Yiğitlik. Rizikolu. Pervasızlık. Cüret. Cesur. Korkusuz. Çok yürekli.

Compromised synonyms : via media, whore, dangerous, dodgy, dicey, agree, fatal, forbidding, give and take, cooperation.

Compromised zıt anlamlı kelimeler, Compromised kelime anlamı

Competition : Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki populasyon arasında süren mücadele. Herhangi bir etkinlik alanında ayrı ayrı kişi ya da gruplar arasında sürdürülen üstün olma mücadelesi. Musabaka. Bireylerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların gereksinmelere oranla kıt olan özdeksel ve tinsel değerleri elde etmeğe yönelik çabaları dolayısıyla aralarında oluşan ve savaştan uzlaşmaya dek türlü biçimler alan bir toplumsal ilişki süreci. Yarış. Çekişme. Tek ya da takımlar arasında yenişme amacıyla düzenlenen kılıçoyunu karşılaşmalarının tümüne verilen ad. Müsabaka. Atletizm, biyoloji, iktisat, eskrim, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki popülasyon arasında süren mücadele.

 

Disagree : Dokunmak. Uyuşmamak. Sürtüşmek. Uymamak. Bozuşmak. Yaramamak. Çelişmek. Karşıt görüşte olmak. Aynı düşüncede olmamak. Atışmak.