Bu sayfada Dık ne demek nedir dık hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi dık resimleri yazıları türkçesi ne demek dık ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller dık hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Dık nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Verem hastalığı. Mangal kömürünün tozu. Şikâyet etmede kullanılan bir söz. Dık dık : Kümes hayvanlarını çağırma ünlemi. Koyun, keçi ve benzerleri hayvanları çağırma ünlemi Mangal kömürü : Odun köm...
Dıka nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Nokta, ufak leke. Cilt üzerine iğne ile yapılan ufak dövme. Şişe, testi kapağı, mantar, tıpa. Teknik terim anlamı: Desti ağzını kapamak için kullanılan ağaç tıpa. (Karaağaç, Kandilli Bozüyük Bilec...
Dıkac nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Sepet örülen ince, taze ağaç dalları. Dıka : Nokta, ufak leke. Cilt üzerine iğne ile yapılan ufak dövme. Şişe, testi kapağı, mantar, tıpa. Desti ağzını kapamak için kullanılan ağaç tıpa. (Karaağaç...
Dıkak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Ağaç kapak, tıkaç, tıpa. Dıka : Nokta, ufak leke. Cilt üzerine iğne ile yapılan ufak dövme. Şişe, testi kapağı, mantar, tıpa. Desti ağzını kapamak için kullanılan ağaç tıpa. (Karaağaç, Kandilli Bo...
Dıkam nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Tırnak. Dıka : Nokta, ufak leke. Cilt üzerine iğne ile yapılan ufak dövme. Şişe, testi kapağı, mantar, tıpa. Desti ağzını kapamak için kullanılan ağaç tıpa. (Karaağaç, Kandilli Bozüyük Bilecik) Dı...
Dıkas nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Çok nemli toprak, sulu olmayan çamur, çamurlu tarla. Dıka : Nokta, ufak leke. Cilt üzerine iğne ile yapılan ufak dövme. Şişe, testi kapağı, mantar, tıpa. Desti ağzını kapamak için kullanılan ağaç ...
Dıkdık nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Gaga. Dıkdıka : Asıl, esas: Bunun dıkdıkası yok. Gelişigüzel söylenme: Ayşenin dıkdıkası bitmez Dıkdıkacı : Bir işin aslını, esasını araştıran. Lafını bilmez. Gaga : Genellikle kuşlarda ağzın bir ...
Dıkdıkacı nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Bir işin aslını, esasını araştıran. Lafını bilmez. Dıkdık : Gaga Dıkdıka : Asıl, esas: Bunun dıkdıkası yok. Gelişigüzel söylenme: Ayşenin dıkdıkası bitmez. Bilmez : Bilmeyen, cahil. Bilme : Bilmek...
Dıkı nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Biraz, bir parça, azıcık. Azıcık. Dıkıcık : Biraz, bir parça, azıcık. Azıcık Dıkık : Çok kısa boylu adam. Dıkılmag : Girmek, sokulmak. Dıkılmak : Girmek, sokulmak. Hücum etmek, saldırmak: Çoban kö...
Dık dememek nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Ses çıkarmamak: Sen o adamın karşısında dık bile diyemezsin. Dememe : Topaç Dık : Verem hastalığı. Mangal kömürünün tozu. Şikâyet etmede kullanılan bir söz. Deme : Demek işi. Anlam. Atasözü. Genel...
Dık dık nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kümes hayvanlarını çağırma ünlemi. Koyun, keçi ve benzerleri hayvanları çağırma ünlemi. Dık : Verem hastalığı. Mangal kömürünün tozu. Şikâyet etmede kullanılan bir söz Kümes hayvanları : Etinden, ...
Dıka basa nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Ağız ağıza dolu, tıka basa. Basa : Fazla, baskın, üstün: Yemeğe yağı kısa, tuzu basa koy. Arkasından, hemen sonra: Ahmedin izi basa ben de geldim. Fazla, üstün, baskın. Arka Dıka : Nokta, ufak lek...
Dıkaç nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Şişe, testi kapağı, mantar, tıpa. Ağaç kapak, tıkaç, tıpa. Dıka : Nokta, ufak leke. Cilt üzerine iğne ile yapılan ufak dövme. Şişe, testi kapağı, mantar, tıpa. Desti ağzını kapamak için kullanılan...
Dıkalmak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Utanmak, sıkılmak. Dıka : Nokta, ufak leke. Cilt üzerine iğne ile yapılan ufak dövme. Şişe, testi kapağı, mantar, tıpa. Desti ağzını kapamak için kullanılan ağaç tıpa. (Karaağaç, Kandilli Bozüyük ...
Dıkamak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kapatmak, tıkamak. Birinin lafını ağzında bırakmak: Söylediğim lafı dıkayıverdi. Dıka : Nokta, ufak leke. Cilt üzerine iğne ile yapılan ufak dövme. Şişe, testi kapağı, mantar, tıpa. Desti ağzını k...
Dıkberim olmak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Gök gürültüsü, top, bomba sesinden korkup sıçramak, titremek: Çocuk dıkberim oldu. Olma : Olmak işi Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi...
Dıkdıka nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Asıl, esas: Bunun dıkdıkası yok. Gelişigüzel söylenme: Ayşenin dıkdıkası bitmez. Dıkdık : Gaga Dıkdıkacı : Bir işin aslını, esasını araştıran. Lafını bilmez. Gelişigüzel : Herhangi bir, baştan sav...
Dıkdırtmak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Sokturmak, girmesini sağlamak. Sokturmak : Sokma işini yaptırmak Sokturma : Sokturmak işi. Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Bir işlemin doğruluğunu...
Dıkıcık nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Biraz, bir parça, azıcık. Azıcık. Dıkı : Biraz, bir parça, azıcık. Azıcık Bir parça : Biraz, azıcık, çok az. Kısa bir süre. Azıcık : Çok az, biraz. (azı'cık) Kısa bir süre. Biraz : Bir parça, azıc...