Bu sayfada Fili ne demek nedir fili hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi fili resimleri yazıları türkçesi ne demek fili ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller fili hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Fili nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kapı, pencere ve dolabın sürgüsü ya da mandalı. Uyluk kemiği. Kol ya da bacak kemiklerinin çıkıntıları, kenetleri. İpten yapılmış özengi. Dilim: Kaymaklı kadayıf filiciklerini kes keste ye. filint...
Filial piety nedir English: To raise one's name in later generations and thereby glorify one's parents, this is the greatest expression of filial piety. Turkish: Birinin adını daha sonraki kuşaklarda yükseltmek ve böylece birinin ebevey...
Filiariasis nedir Sözcükler, direkt olarak Filiariasis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler. [#Disease] : İllet. Çeşitli dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında...
Filiated nedir English: That branch is affiliated to the miners' union. Turkish: Bu şube madenciler sendikasına bağlıdır. English: The college is affiliated with the university. Turkish: Kolej üniversite ile bağlı. : Bağlı. Bağ...
Filiation nedir proceeding : Babalık tayini işlemleri. Adfiliation : Yakın ilişki. Üyelik. : Üyeliğe kabul. Birleştirme. Üyeliğe kabul bağlanma. Bağlama. Bir kümenin, bir topluluğun üyesi olma ya da davranış düzgülerini benimseme, bk. ayr...
Filibeg nedir : Parlamento tıkanıklığı. Parlamentoyu engellemek. Haydutluk etmek. İşi uzatmak. Haydut. Korsan. Ağırdan almak. Filibustered : Parlamentoyu engellemek. Haydutluk etmek. Haydut. İşi uzatmak. Korsan. Ağırdan almak. Parlament...
Filibuster nedir : Korsan. Parlamentoyu engellemek. Haydut. İşi uzatmak. Parlamento tıkanıklığı. Ağırdan almak. Haydutluk etmek. Filibusterer : Bir karar verilmesine engel olmak veya geciktirmek için uzun konuşmalar yapan kimse. Haydutlara...
Filibusterer nedir : Parlamento çalışmalarını engelleyenlere liderlik eden kimse. Bir karar verilmesine engel olmak veya geciktirmek için uzun konuşmalar yapan kimse. Kasıtlı olarak görüşmeyi uzatan kimse. Haydutlara liderlik eden kimse. Fil...
Filibustering nedir : Parlamentoyu engellemek. Ağırdan almak. İşi uzatmak. Haydutluk etmek. Haydut. Parlamento tıkanıklığı. Korsan. Filibustered : Ağırdan almak. Haydutluk etmek. İşi uzatmak. Parlamentoyu engellemek. Parlamento tıkanıklığı. K...
Filial nedir English: To raise one's name in later generations and thereby glorify one's parents, this is the greatest expression of filial piety. Turkish: Birinin adını daha sonraki kuşaklarda yükseltmek ve böylece birinin ebevey...
Filial duty nedir : Evlatlık. Evlada ilişkin. Evlada ait. Evlat ile ilgili. Evlat. Evlatla ilgili. Evlada yakışır. Yavru şirket. Evlatla ilişkin. Duty : Güç. Saygı. Resim. Sorumluluk. Görev. Belirli bir işin veya hizmetin yapılması için yet...
Filially nedir duty : Evlatlık görevi. Filial piety : Anne babaya saygı. Aileye veya ataya saygı. : Yavru şirket. Evlada ilişkin. Evlat. Evlada yakışır. Evlatla ilgili. Evlatlık. Evlatla ilişkin. Evlat ile ilgili. Evlada ait. Unfilial : ...
Filiate nedir English: The college is affiliated with the university. Turkish: Kolej üniversite ile bağlı. English: That branch is affiliated to the miners' union. Turkish: Bu şube madenciler sendikasına bağlıdır. filiate : Se...
Filiates nedir : İştirakler. Evlat edinmek. Üye olmak. Birleşmek. Katılmak. Katmak. Üyeliğe kabul etmek. Tanımak. Bağlamak. Yakınlaşmak. Disaffiliates : Bölmek. İlişiğini kesmek. İlişkisini kesmek. Kesmek. Ayırmak. [#Centriolum filiate :...
Filiation proceeding nedir : Çocuğun nesebi. Hısımlık. Dallara ayrılma. Evlatlık. Evladı olma. Aynı soydan gelme. Babalığı tayin etme. Soyu aynı olma. Proceeding : İşlem. Gidiş. Yöntem. İleri gitme. Hareket tarzı. Ç. Dava muamelesi. Tutanak. Konfera...
Filibit nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Fransızca kökenli phlébite: felebit; ayaklarda olan bir hastalık. Fili : Kapı, pencere ve dolabın sürgüsü ya da mandalı. Uyluk kemiği. Kol ya da bacak kemiklerinin çıkıntıları, kenetleri. İpten ya...
Filibustered nedir : Bir karar verilmesine engel olmak veya geciktirmek için uzun konuşmalar yapan kimse. Haydutlara liderlik eden kimse. Parlamento çalışmalarını engelleyenlere liderlik eden kimse. Kasıtlı olarak görüşmeyi uzatan kimse. Fil...
Filibusterers nedir : Bir karar verilmesine engel olmak veya geciktirmek için uzun konuşmalar yapan kimse. Parlamento çalışmalarını engelleyenlere liderlik eden kimse. Kasıtlı olarak görüşmeyi uzatan kimse. Haydutlara liderlik eden kimse. Fil...
Filibusters nedir : Parlamentoyu engellemek. Haydutluk etmek. Parlamento tıkanıklığı. İşi uzatmak. Haydut. Ağırdan almak. Korsan. Filibustered : Ağırdan almak. Parlamento tıkanıklığı. Haydut. Parlamentoyu engellemek. Haydutluk etmek. İşi uz...