Filial türkçesi Filial nedir

  • Evlat.
  • Evlatla ilişkin.
  • Evlatla ilgili.
  • Evlatlık.
  • Evlat ile ilgili.
  • Evlada ilişkin.
  • Evlada ait.
  • Evlada yakışır.
  • Yavru şirket.

Filial ile ilgili cümleler

English: To raise one's name in later generations and thereby glorify one's parents, this is the greatest expression of filial piety.
Turkish: Birinin adını daha sonraki kuşaklarda yükseltmek ve böylece birinin ebeveynlerini övmek, bu anne babaya saygının en büyük ifadesidir.

Filial ingilizcede ne demek, Filial nerede nasıl kullanılır?

Filial duty : Evlatlık görevi.

Filial piety : Anne babaya saygı. Aileye veya ataya saygı.

Filially : Evlat olarak. Evlatlıkla ilgili.

Unfilial : Evlada yakışmaz. Saygısız (evlat). Hain (evlat). Vefasız (evlat).

Filiariasis : Kan ve bağırsak asalakları hastalığı.

Filiates : Babasını belirlemek. Babalık testi yapmak (hukuk terimi).

Centriolum filiate : Hücre bölünmesinde sentrozom içerisindeki sentroplazmanın orta kısmında mikrotüpçüklerden oluşan, elektron mikroskobunda her birinde üç adet mikrotubulus içeren dokuz adet tubulus demeti bulunan koyu görünüşlü cisimcikler. bu oluşum sentroplazmayı etkisi altına alarak yeni mikrotubulusların oluşumunu sağlar. Sentriyol.

Affiliate company : Bağlı ortaklık. Kardeş şirket. Bağlı şirket. Şirket şubesi. Ana firmaya bağlı olarak çalışan ve onun tarafından yönetilen ve denetlenen şirket. Tali şirket.

 

Filiation proceeding : Babalık tayini işlemleri.

Filiation : Çocuğun nesebi. Soyu aynı olma. Babalığı tayin etme. Evlatlık. Dallara ayrılma. Aynı soydan gelme. Evladı olma. Hısımlık.

İngilizce Filial Türkçe anlamı, Filial eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Filial ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sonnies : Oğlum.

Handmaid : Hizmetçi kız. Hizmetçi. Yanaşma. En büyük yardımcı. Besleme.

Childing : Seyahatte. Çocuk. Bala. Tam tarifeye tabi olmayan yaşça küçük kişi. Küçük yaştaki oğlan veya kız. Mecazi anlamda. Yavru. Soy bakımından oğul veya kız. Yetişkinlere yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse.

Fosters : Üvey. Gayretlendirmek. Geliştirmek. Teşvik etmek. Büyütmek. Bakmak. İnfak ve iaşesini temin etmek. Beslemek.

Son : Oğlum. Kancık. Mahdum. Erkek evlat. Çocuk. Oğul.

Foster child : Sütevlat. Büyütme. Manevi evlat. Süt çocuk. Bakılan çocuk. Sütçocuk. Üvey evlat. Süt evlat.

Adoptive child : Manevi evlat. Manevi çocuk.

Cions : Filiz. Fidan. Oğul. Torunlar. Soy.

Sonny : Evladım. Yavrum. Oğlum.

Adoptees : Evlatlık olarak kabul edilmiş olan biri. Evlatlık (çocuk). Bir ailenin üyesi olarak kabul edilmiş ve yetiştirilmiş olan kimse (çocuk için).

Filial synonyms : adopted children, daughterly, foster, scion, handmaids, adoptee, kiddo, filiation, subsidiary company, cion, adopted child, daughter, scions, fosterling, adopted, kiddos, child, offspring, fostered, offsprings, seed, fosterlings.

Filial zıt anlamlı kelimeler, Filial kelime anlamı

Parental : Ebeveyne ait. Ana ya da babaya ait. Ebeveynle ilgili. Ana baba olarak. Ana ve babaya ait. Ana babaya ait.

Filial ingilizce tanımı, definition of Filial

Filial kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to a son or daughter. As, filial obedience. Becoming to a child in relation to his parents.