Oğul nedir, Oğul ne demek

"Oğul" ile ilgili cümleler

  • "Bir emrihak vaki olduğu zaman yerimize oğullarımız geçecek." - F. F. Tülbentçi
  • "Bu su onu da devirir oğul!" - S. F. Abasıyanık
  • "Hinoğluhin."
  • "Oğul arısı."

Yerel Türkçe anlamı:

Arıların baharda çıkardığı yavrular.

Tahılın art arda, yavaş yavaş çıkardığı başak.

Arının yavrusu

Diğer sözlük anlamları:

Erkek evlât.

Yavru.

Oğul isminin anlamı, Oğul ne demek:

Erkek ismi olarak; Erkek evlat. Yavru. Kovandan çıkan arı topluluğu.

Fransızca'da Oğul ne demek?:

essaim

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Hakkâri şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Oğul kısaca anlamı, tanımı:

Oğul çıkarmak : Bir kovan, yeni bir oğul arısı topluluğu meydana getirmek.

Oğul vermek : Oğul arılarının bir bölüğü kovandan ayrılıp ayrı bir kovana gitmek.

Oğul balı : Oğul arılarının yaptığı bal. Bir büyükanneye veya büyükbabaya göre oğuldan olan erkek torun.

Oğul otu : Ballıbabagillerden, 20-150 santimetre yüksekliğinde, tıpta yapraklarından yararlanılan çok yıllık ve otsu bir bitki, kovan otu, melisa (Melissa officinalis).

 

Oğul uşak : Çocuklar ve torunlar.

Oğul oğul : Gruplar hâlinde, bölük bölük.

Sütoğul : Bir kadının kendi çocuğu değilken emzirdiği ve kocasının da evlat olarak benimsediği erkek çocuk.

Üvey oğul : Karı kocanın her birine göre öbürünün ayrı bir eşinden dünyaya gelmiş olan erkek çocuk.

Ademoğlu : İnsan.

Amca oğlu : Amcanın oğlu, emmi oğlu.

Çapanoğlu : Hileli, kuşkulu, karışık durum. Bir işte gizli kalmış kötü ve aksak yan, kuşkulu durum.

Dayı oğlu : Dayının oğlu, dayızade.

Eloğlu : Koca. Damat. El, yabancı.

Emmi oğlu : Amca oğlu. Dost, arkadaş, teklifsizce davranılabilen kimse.

Eşekoğlueşek : Hakaret içeren bir seslenme sözü. Kurnaz, işini bilen, düzenbaz, açıkgöz, uyanık kimse.

Hala oğlu : Halanın oğlu veya çocuğu, halazade.

Hayvanoğluhayvan : Hakaret içeren bir seslenme sözü. Kurnaz, işini bilen, düzenbaz, açıkgöz, uyanık kimse.

Herifçioğlu : Kızılan veya beklenmeyen bir işi yapan erkek.

Hıyaroğluhıyar : Hakaret içeren bir seslenme sözü. Kurnaz, işini bilen, düzenbaz, açıkgöz, uyanık kimse.

Hinoğlu : Kurnaz.

İnsanoğlu : İnsan, âdemoğlu, fâni.

İtoğluit : Kurnaz, işini bilen, düzenbaz, açıkgöz, uyanık kimse. Hakaret içeren bir seslenme sözü.

Kişioğlu : Soylu kimse. İnsanoğlu, insan.

Köpekoğlu : Kurnaz, işini bilen, düzenbaz, açıkgöz, uyanık kimse. Hakaret içeren bir seslenme sözü.

Köpoğlu : Kurnaz, işini bilen, düzenbaz, açıkgöz, uyanık kimse. Hakaret içeren bir seslenme sözü.

Köroğlu : Kocanın karısına verdiği ad.

Kuloğlu : Ölen evli yeniçerilerin, babaları gibi ocakta askerlik yapan çocukları.

 

Ölmezoğlu : Çok dayanıklı şey.

Sultanoğlu : Padişah kızlarının, padişah soyundan olmayan kocalarından doğan erkek çocuğu.

Uyaroğlu : Bulunduğu ortama ve koşullara kolaylıkla uyum sağlayan kimse.

Oğulcuk : Bitki tohumlarında bir kökçük ile bir filizcikten oluşan ana bölüm. Döllenmiş yumurtacığın gelişmeye başladığı andan dölüt olmasına kadar geçen süredeki adı, rüşeym, embriyo. Oğlanlara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz.

Oğulduruk : Döl yatağı.

Oğullanma : Oğullanmak durumu.

Oğullanmak : Arılar, oğul durumuna gelmek.

Oğullu : Oğlu olan.

Oğulluk : Üvey oğul. Oğul olma durumu.

Oğulsuz : Oğlu olmayan. Oğlu olmadan.

Azrail gelince oğul uşak sormaz : "Azrail büyük küçük demez, eceli gelenin canını alır" anlamında kullanılan bir söz.

Baba oğluna bir bağ bağışlamış oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş : "babalar çocukları için büyük fedakârlıklara katlanırlar ancak çocuklar babaları için fedakârlıkta bulunmazlar" anlamında kullanılan bir söz.

Devlet oğul mal tahıl mülk değirmen : "en büyük mutluluk ve zenginlik, çocuk sahibi olmak; en gerekli mal, tahıl; en değerli mülk, değirmendir" anlamında kullanılan bir söz.

Erkek : Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Sözüne güvenilir, mert. Sert, kolay bükülmez. Sperma oluşturan organizma. Koca. Yetişkin adam, bay, er kişi. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı.

Evlat : Yaşlı kimselerin çocukları yaşındakilere kullandıkları bir seslenme sözü. Bir kimsenin oğlu veya kızı, çocuk. Soy, döl.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Pekiştirmek : Sağlamlaştırmak, tahkim etmek. Güçlendirmek. Sertleşmek, katılaştırmak.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Bir arada olma durumu, vahdet. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması.

Kovan : Yayık. Çoğunlukla toprak veya tahtadan yapılmış olan arı barınağı. Fişeğin kapsül, barut ve kurşun taşıyan yuva bölümü, kapçık.

Yetişmiş : Gereken niteliğe veya olgunluğa erişmiş.

Oğul ateşi : Çocuğu ölen ailenin üzüntüsü.

Oğul döl : [Bakınız: yavru] Yavru. (anlamdaş. yavru ) Bir bireyin meydana getirdiği ve yine kendi tipini meydana getirecek olan bireyler; çocuk.

Oğul edinmek : Evlât edinmek.

Oğul göze : Bir gözenin bölünmesinden sonra meydana gelen 2 yeni gözeden herbiri.

Oğul hücre : Bir hücrenin bölünmesi ile meydana gelen iki yeni hücreden her biri.

Oğul kız getirmek : Çocuk yapmak, doğurmak.

Oğul oğlancuk : Çoluk çocuk.

Oğul oğlu : Çocuğunun çocuğu, torunu.

Oğul oğula : Evlâttan evlâda.

Oğul okumak : Evlât edinmek.

Oğul ile ilgili Cümleler

  • Benim oğullarım asker.
  • Oğulları bahçede.
  • Ali ve Mary oğulları öldükten sonra ayrıldı.
  • Oğulların, huzursuz çocuklar.
  • Oğullarım büyüdü.
  • Ali ve Mary oğulları için bir araba satın aldı.
  • Oğullar, anne babaları tarafından sevilirler.
  • Oğullarımın her ikisini de seviyorum.
  • O öldükten sonra oğullarının birbirlerine yardım etmelerini söyledi.
  • Oğullarımızın mutluluğu bizim mutluluğumuzdur.
  • Onun ebeveynleri oğullarını üniversiteye gönderemeyecek kadar çok fakirdi.
  • Oğulların oldukça yakışıklılar.
  • Baba ve oğul cinayet için yargılanacak.
  • Üç tane oğulları vardı.

Diğer dillerde Oğul anlamı nedir?

İngilizce'de Oğul ne demek? : n. son, junior, boy, descendant, cadet, cion, swarm, swarm of bees, a cluster of bees

Fransızca'da Oğul : fils [le], fiston [le]; (ar

Almanca'da Oğul : n. Junior, Sohn, Filius, Schwarm

Rusça'da Oğul : n. сын (M), рой (M)