Juniors türkçesi Juniors nedir

  • Yaşça küçük kimse.
  • Lise veya üniversitede sondan bir önceki sınıf öğrencisi.
  • Genç.
  • Ast.
  • Yarış günü 18 yaşından büyük, 21 yaşından küçük olan atletler.
  • Gençler.
  • Küçük kimse.
  • İki kişiden küçük olanı.
  • Mevki veya kıdemce küçük olan kimse.
  • Birinci sınıf öğrencisi.
  • Çocuk.
  • Küçük.
  • Oğul.
  • Babasıyla aynı adı taşıyan kimsenin adına eklenir.
  • Atletizm alanında kullanılır.

Juniors ile ilgili cümleler

English: He is haughty to his juniors.
Turkish: Yaşça kendinden küçük olanlara tepeden bakar.

Juniors ingilizcede ne demek, Juniors nerede nasıl kullanılır?

The juniors : Çocuk. Mevki veya kıdemce küçük olan kimse. Oğul. Ast. Gençler. Babasıyla aynı adı taşıyan kimsenin adına eklenir. Lise veya üniversitede sondan bir önceki sınıf öğrencisi. Küçük kimse. İki kişiden küçük olanı. Yaşça küçük kimse.

Junior books : Çocuk kitapları.

Junior clerk : Kıdemsiz katip. Stajyer. İkincil derecedeki memur veya görevli.

Junior college : Üniversitenin birinci ve ikinci sınıf öğretim programını uygulayan iki senelik okul. Yüksekokul. İki yıllık yüksekokul.

Junior common room : Öğrenci dinlenme odası.

Junior high school pupils : Ortaokul öğrencileri. 7'nci ve 9'ncu sınıflar arası olan öğrenciler.

Junior partner : Diğer ortaklardan daha düşük konumda olan ortak. Yakın zamanda görevlendirilmiş olan ortak. Küçük hissedar.

 

Junior debt : Tali borç kendisine göre asıl borçların öncelik taşımakta olduğu borçlar. Öncelikli borçların ödenmesinden sonra geri ödenecek olan borç. Teminatsız borç. Teminatsız borçlar.

Junior securities : Teminat olarak kullanılan ipotekli varlıklar. İkinci derecedeki teminatlar.

Junior school : İlkokul.

İngilizce Juniors Türkçe anlamı, Juniors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Juniors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brats : Velet. Arsız çocuk. Yaramaz çocuk. Kopil. Piç kurusu. Piç. Şımarık çocuk. Yumurcak. Arsız veya haşarı veya yaramaz çocuk.

Combined competitions : Çoklu yarışmalar. Birleşik yarışlar. Yarışçıların, her birine katılmak zorunluğunda olduğu, birden çok atletizm dalında düzenlenen yarışlar.

Saplings : Körpe ağaç. Delikanlı. Genç çocuk. Fidan. Fidan (epey boy atmış).

Babied : Şımartmak. Bebek muamelesi yapmak. Her ihtiyacını karşılamak. Aşırı bir özenle bakmak. Yavru. Hayvan yavrusu. Bebek. Bebeksi.

Lowly : Alçakgönüllü. Mevkice aşağı. Boynu bükük. Sade. Aşağı. Mütevazı. Rütbece aşağı. Yalın. Düşük. Kemter.

Youngsters : Delikanlılar. Yavru. Delikanlı.

Youths : Delikanlılık. Bahar. Genç (adam). Uşak. Yarış günü onaltı yaşından büyük, onsekiz yaşından küçük olan atletler. Delikanlı. Ergenlik.

Chief result recorder : Varış yargıcılarını görevlendirmek, varışları özel çizelgesine geçirmek, varışa ilişkin bütün sorunları çözümlemekle yükümlü başyargıcı. Varış yönetmeni.

 

Bar clearence : Yüksek atlamalarda, belli bir yüksekliğe konmuş olan çıtayı düşürmeden aşarak, vücudu tümüyle sıçrayış yönünden öbür yöne aktarma. Çıtayı geçiş.

Juniors synonyms : higher status, lower ranking, higher rank, jr., junior grade, first grader, cadets, cairn terrier, juveniles, children, aspartate transaminase, bye, offsprings, subordinates, byes, freshman, immature, juvenescence, baton, boyos, boyo, junr, athletics, approach, in petticoats, scions, cage, arce of circle, cions, scion, childing, chief timekeeper, youngs.

Juniors zıt anlamlı kelimeler, Juniors kelime anlamı

Insubordinate : İsyankar. Başkaldıran. Kafa tutan. Baş kaldıran. Asi. İsyan eden. İtaatsiz.

Senior : Kıdemli kişi. Son sınıfla ilgili. Kıdemli kimse. Yaşça büyük olan kimse. Son sınıf öğrencisi. Daha yaşlı. Kıdemli. Son sınıfa ilişkin. Üst. Baba.

Old : Kart. Köhne. Eski. Büyük. ...yaşında. İhtiyarlamak. İhtiyar. Deneyimli. Eski zamanlar. Yaşlı.

Juniors antonyms : terminal.