Youths türkçesi Youths nedir
- [#genç Gençlik].
- Yarış günü onaltı yaşından büyük, onsekiz yaşından küçük olan atletler.
- Delikanlı.
- Gençler.
- Genç.
- Delikanlılar.
- Yıldızlar.
- Bahar.
- Uşak.
- Genç (adam).
- Delikanlılık.
- Ergenlik.
- Atletizm alanında kullanılır.
Youths ile ilgili cümleler
English: A group of youths attacked the old man.
Turkish: Gençlerden oluşan bir grup yaşlı adama saldırdı.
English: Youths who are caught violating the new rules on behaviour will lose their right to free travel, and will have to complete unpaid community work to earn it back.
Turkish: Yeni davranış kurallarını ihlâl etmekten yakalanan gençler seyahat özgürlüğü haklarını kaybedecekler, ve bu hakkı geri almak için parasız toplum işini tamamlamak zorunda kalacaklar.
Youths ingilizcede ne demek, Youths nerede nasıl kullanılır?
Youth and hehalutz department : Yahudi ajansı'nın bir şubesi.
Youth battalions : Gençlik taburları. Paramiliter bir teşkilatta gençlerden oluşan taburlar.
Youth club : Gençlik kulübü.
Youth culture and art projects : Kültürel ve sanatsal gelişim amacıyla gençlik için çeşitli etkinlikler ve aktiviteler. Gençlik kültür ve sanat projeleri.
Youth delegation : Gençlik delegasyonu. Gençler grubu. Gençlik heyeti.
Youth library : Genellikle halk kitaplığı içinde yer alan, çocuk dermesi ile yetişkinler dermesi arasında bir geçit olan derme ya da kitaplık. Gençler kitaplığı.
Youth department : Gençlik departmanı. Çocukların okul içi ve okul dışı faaliyetleriyle ilgilenen belediye dairesi. Gençler bölümü.
Youth fare : Öğrenci tarifesi. Genç insanlara uygulanan ücret tarifesi (12'den 22 veya 25 yaşına kadar). Genç tarifesi. Ortalama 25 yaşına kadar gelmiş insanlara uygulanan tarife. Genç ücreti. Gençlik tarifesi.
Youth hosteller : Gençlik oberji. Gençlik hosteli. Otelden daha ucuz olan ve genelde kalabalık odalarda gençlerin kaldığı mekan. Genç turistler konukevi. Misafirhane. Yetiştirme yurtları. Yurt. Genellikle gençlerin kaldığı otel. Öğrenci yurdu.
Youth employment project : Dersler ve işi birleştiren okul ağı. Öğrencileri mesleklere hazırlayan okul. Gençlik istihdam projesi.
İngilizce Youths Türkçe anlamı, Youths eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Youths ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Flunky : Evet efendimci. Yağcı. Piyon. Dalkavuk. Birinin emirlerine koşan. Hizmetçi.
Athlete : Atlet (sporcu). Sporcu. Atletizmi uğraş edinip dallarındaki yarışlara katılan sporcu. Atlet.
Adolescents : Yeniyetme. Ergenler.
Baton : Bayrak sopası. Çubuk. Asa. Değnek. Sopa. Cop. Baston. Bayrak yarışlarında, elden ele aktarılan bayrağı simgeleyen, tahta, maden gibi sert özdeklerden yapılmış, 49 gr. ağırlığında, 28 cm.-30 cm. boyunda, 12 cm. çapında düzgün boru. Baton.
Adolescent : Yeni yetme. Yeniyetme. Adölesan. Adolesan. Ergenlik çağında olan (genç). Ergen.
Dewed : Şebnem. Nem. Çiylenme. Tazelik. Jale. Çiy. Islatmak. Damlacık.
Seasonings : Baharat. Çeşnilik. Sos. Mevsimlendirme. Lezzet veren. Çeşni. Lezzet verme. Terbiye.
Approach : Andırmak. Varmak. Benzemek. Ulaşmak. Gelişme koşusu. Yanaşmak. Atma ya da atlamalardan önce en iyi aşamayı elde edebilmek amacıyla, yarışçının gelişme alanında hız kazanmak için yaptığı koşu. Çok benzemek. Ele almak. Toplumbilim yönteminde toplumsal yapının biçimlenişi ve öğeler arasındaki ilişkilere bakış biçimleriyle birbirinden ayrılan ana doğrultulardan her biri.
Sophomoric : Olgunlaşmamış. Pişmemiş. Gösterişçi. Kurumlu. Havalı. Toylarla ilgili. Tavına gelmemiş. Taze.
A slip of a boy : Çakı gibi genç.
Youths synonyms : juvenile person, oral fissure, young person, school age child, younker, rima oris, mayings, butler, garcons, roof of the mouth, juveniles, advancing foot, gingiva, cage, rima, in petticoats, dew, cusses, spring chicken, spice, verdure, youth, fella, teens, bar clearence, gum, adolescence, athletics, jejuneness, young, juvenile, juniors, athletic.
Youths zıt anlamlı kelimeler, Youths kelime anlamı
Adult : Oluşmuş, gelişimini tamamlamış. bir böceğin olgun, seksüel olarak etkin, genellikle kanatlı son gelişim evresi. Reşit. Yetişkin. Erişkin. Normal olarak seyahat hizmetlerine tam ücret ödemesi gereken kişi. Er kişi. Ergin. Yetişkin kişi. Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmiş olması; eşey organlarında eşey hücrelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması. Büyümüş.
Aged : Yaşlandırılmış. Kart. Kartaloz. Yaşlanmış. Çok yaşlı. Yaşlı. Kocamış. Kartaloş. (içki) yıllanmış. Yıllanmış.

Bu kısımda Youths kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Youths ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Youths anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Youths ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.