Adolescent türkçesi Adolescent nedir

Adolescent ile ilgili cümleler

English: Adolescents often quarrel with their parents.
Turkish: Ergenler genellikle ebeveynleriyle tartışır.

English: The audience were mostly adolescents.
Turkish: Seyirciler genellikle gençti.

English: I can not understand the psychology of adolescents.
Turkish: Yetişkinlerin psikolojisini anlayamıyorum.

Adolescent ingilizcede ne demek, Adolescent nerede nasıl kullanılır?

Adolescent gynecomastia : Ergenlik hormonlarının neden olduğu ergenlik çağında erkek çocuklarda görülen jinekomasti. Ergenlik jinekomastisi. Adolesan jinekomasti.

Adolescent library : Gençler kitaplığı. Genellikle halk kitaplığı içinde yer alan, çocuk dermesi ile yetişkinler dermesi arasında bir geçit olan derme ya da kitaplık.

Adolescent psychology : Ergenlik psikolojisi. Adolesan psikolojisi. Ergenlik ruhbilimi. Genç psikolojisi. Ergen psikolojisi.

Adolescently : Genç bir biçimde. Olgunlaşmamış bir şekilde. Genç bir şekilde. Delikanlı bir şekilde. 13-19 yaş arası çocuklara özgü bir şekilde.

Adolescents : Delikanlı. Ergenler. Genç. Yeniyetme.

Adolescence : Ergenlik. Yeniyetmelik. Gençlik. Yeni yetmelik. Delikanlılık. Adolesan. Büyüme çağı. Ergenlik çağı.

 

Preadolescent : Ergenlik öncesi çağda olan kimse.

Preadolescents : Ergenlik öncesi çağda olan kimse.

Adolescence crisis : Ergenlik krizi. Genellikle ergenlik yıllarında ortaya çıkan duygusal sıkıntı.

Preadolescence : Ergenlik öncesi çağ. Adölesans öncesi dönem. Preadolesans. Ergenlik öncesi.

İngilizce Adolescent Türkçe anlamı, Adolescent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adolescent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sophomoric : Gösterişçi. Toylarla ilgili. Kurumlu. Olgunlaşmamış. Taze. Havalı. Pişmemiş. Tavına gelmemiş.

May : Mayıs. Bahar. Olası olmak. Mayıs çiçeği. Mümkün olmak. Mayıs ayı. -ebilmek. -abilir. -ebilir. -abilmek.

Garcons : Uşak. Garson. Oğlan.

Puberties : Buluş. Rüşt. Ergenlik çağı. Ergenlik dönemi. Erginlik. Buluğ. Delikanlılık. Ergenlik yaşı.

Young man : Dadaş. Yiğit. Jön.

Teenager : 13 - 19 yaş arası genç. On üç ile on dokuz yaşlar arasındaki kimse. Genç kız. 13-19 yaş arasındaki genç. 13-19 yaş arası.

Junior : Oğul. Yaşça küçük kimse. Daha genç. Lise veya üniversitede sondan bir önceki sınıf öğrencisi. Yaşça küçük. İki kişiden küçük olanı. Ast. Küçük kimse. Küçük. Mevki veya kıdemce küçük olan kimse.

Juvenilities : Gençler. Çocuklar. Çocukça davranış. Çocukluk.

Mod : Modern. Şık. Kip.

Rocker : Sallanan at. Sallanan koltuk. Sallama düzeni. Külbütör. Salıncaklı koltuk. Kavisli ayak (beşik veya sallanan sandalye altındaki). Ayak. Salıncaklı sandalye. Rock'çı. Beşik ayağı.

Adolescent synonyms : young buck, chebab, pachuco, juvenile person, punk rocker, conceited pup, chappie, lad, in petticoats, pubescence, fellers, cusses, youths, a slip of a boy, pubescent, juv, mayings, juvenility, puberty, pubes, stripling, blighters, ladler, boy, juvenescence, saplings, blighter, feller, maturities, sapling, boys, garcon, maturity.

 

Adolescent zıt anlamlı kelimeler, Adolescent kelime anlamı

Adult : Bedensel, ruhsal ve duygusal bakımdan olgunluğa erişmiş olan kimse. yasaların belirttiği belli bir yaşı aşmış olup toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç insan. Biyoloji, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Er kişi. Erişkin. Reşit. Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmiş olması; eşey organlarında eşey hücrelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması. Oluşmuş, gelişimini tamamlamış. bir böceğin olgun, seksüel olarak etkin, genellikle kanatlı son gelişim evresi. Büyümüş. Yetişkin. Yetişkin kişi.

Old : Eski. ...yaşında. Kart. Deneyimli. Eski zamanlar. Büyük. Yaşlı. İhtiyar. Eskimiş. Pişkin.

Adolescent ingilizce tanımı, definition of Adolescent

Adolescent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Growing. A youth. Advancing from childhood to maturity.