Junior türkçesi Junior nedir
- Küçük.
- Ast.
- Mevki veya kıdemce küçük olan kimse.
- Yaşça küçük.
- Daha genç.
- Yaşça küçük kimse.
- Oğul.
- Lise veya üniversitede sondan bir önceki sınıf öğrencisi.
- Babasıyla aynı adı taşıyan kimsenin adına eklenir.
- Çocuk.
- Genç.
- İki kişiden küçük olanı.
- Küçük kimse.
Junior ile ilgili cümleler
English: Ali didn't like school until he entered junior high school.
Turkish: Ali ortaokula girinceye kadar okulu sevmedi.
English: Ali and I have been friends since junior high school.
Turkish: Ali ve ben orta okuldan beri arkadaşız.
English: Ali was Mary's boyfriend in junior high school.
Turkish: Ali ortaokulda Mary'nin erkek arkadaşıydı.
English: Ali asked Mary where she had gone to junior high school.
Turkish: Ali Mary'ye ortaokula nereye gittiğini sordu.
English: Ali began to study karate when he was still in junior high school.
Turkish: Ali hâlâ ortaokulda iken karate çalışmaya başladı.
Junior ingilizcede ne demek, Junior nerede nasıl kullanılır?
Junior books : Çocuk kitapları.
Junior clerk : İkincil derecedeki memur veya görevli. Stajyer. Kıdemsiz katip.
Junior college : İki yıllık yüksekokul. Yüksekokul. Üniversitenin birinci ve ikinci sınıf öğretim programını uygulayan iki senelik okul.
Junior common room : Öğrenci dinlenme odası.
Junior debt : Öncelikli borçların ödenmesinden sonra geri ödenecek olan borç. Teminatsız borç. Teminatsız borçlar. Tali borç kendisine göre asıl borçların öncelik taşımakta olduğu borçlar.
Junior high school teacher : Ortaokulda eğitim veren kişi (7'nci, 8'inci ve bazen 9'uncu sınıflar). Ortaokul öğretmeni.
Junior partner : Küçük hissedar. Yakın zamanda görevlendirilmiş olan ortak. Diğer ortaklardan daha düşük konumda olan ortak.
Junior school : İlkokul.
Junior market : Genç piyasa. Borsa ikinci pazarı. Menkul değerler borsası. Borsada yer almayan küçük şirketlerin borsanın sağladığı kazanımlardan yararlanabilmeleri için özkaynağı belli bir düzeyin altında olan şirketlerin hisse senetlerinin işlem gördüğü borsa dışı piyasa ile borsa arasında yer alan piyasa. Borsa ikinci piyasa.
Junior securities : İkinci derecedeki teminatlar. Teminat olarak kullanılan ipotekli varlıklar.
İngilizce Junior Türkçe anlamı, Junior eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Junior ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Brat : Yaramaz çocuk. Kopil. Arsız çocuk. Velet. Piç kurusu. Şımarık çocuk. Piç. Arsız veya haşarı veya yaramaz çocuk. Yumurcak.
Lowly : Aşağı. Mütevazı. Kemter. Düşük. İkinci derecede. Rütbece aşağı. Alçakgönüllü. Boynu bükük. Sade. Mevkice aşağı.
Dinky : Minik. Ufacık. Küçük lokomotif. Minicik. Cici. Ehemmiyetsiz. Tramvay. Zarif. Önemsiz.
Bye : Hoşçakal. Bay olmak. Çiftli yarışan çiftlerden biri. Güle güle. Hoşça kal. Krikette sayı.
Bambinos : Bebek (italyanca). Bebek.
Juvenile : Temel olarak ergin bireylere benzeyen fakat henüz eşeysel olgunluğa erişmemiş olan genç bireyler. Jön. Çocuksu. Delikanlı. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Juvenil. Gençlik. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırdığı rol. Jüvenil.
Servient : Hizmet eden. Köleleştirilmiş. Madun. İpotekli.
Chalets : Şale. Köşk. İsviçre dağ evi. Bungalov. Küçük köşk. Ahşap yazlık. Çoğunlukla geniş saçaklı. Ahşap ev veya bungalov. Ahşap sayfiye evi.
Junr : Daha genç olan kişi. Yeni gelen. Yakın zamanda kabul edilen. Son yılın bir alt sınıfında olan okul öğrencisi. Daha alt kademede veya pozisyonda olan kimse.
Junior synonyms : junior grade, jr., lower ranking, higher status, higher rank, younger, children, upstart, satrapical, subaltern, compact, childing, boyo, chalet, cion, subordinate, boxy, boys, inferior, offsprings, cions, boy, ladlers, biddy, bairns, minor, young, bantams, cadets, bittiest, bitty, secondary, senior status.
Junior zıt anlamlı kelimeler, Junior kelime anlamı
Insubordinate : İsyan eden. İsyankar. İtaatsiz. Başkaldıran. Kafa tutan. Baş kaldıran. Asi.
Senior : Baba. Kıdemli. Kıdemli kimse. Üst düzey. Yaşça büyük kimse. Daha yaşlı olan kişi. Yaşça büyük. Son sınıfla ilgili. Son sınıfa ilişkin. Son sınıf öğrencisi.
Old : Eski zamanlar. Köhne. Kart. Eskimiş. Büyük. ...yaşında. Pişkin. İhtiyarlamak. Deneyimli. Yaşlı.
Junior antonyms : terminal.
Junior ingilizce tanımı, definition of Junior
Junior kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Less advanced in age than another. Younger. A younger person.

Bu kısımda Junior kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Junior ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Junior anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Junior ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.