Delikanlı nedir, Delikanlı ne demek

  • Çocukluk çağından çıkmış genç erkek
  • Gençlere bir seslenme sözü.
  • Sözünün eri, dürüst, namuslu (kimse).

"Delikanlı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Delikanlı çağımızdaki cevher / Yalvarmak, yakarmak nafile bugün / Gözünün yaşına bakmadan gider" - C. S. Tarancı
  • "Delikanlı! Buraya gel."

Delikanlı anlamı, tanımı:

İhtiyar delikanlı : Yaşlı olmasına karşın dinç, canlı, hareketli ve etkin bir hayat süren kimse.

Delik : Dar, küçük çukur. Cezaevi. Küçük hayvan yuvası. Dar, küçük açıklık. Delinmiş olan.

Deli : Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın. Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.). Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun.

Delikanlılık : Delikanlı olma durumu.

Çocukluk : Çocuk olma durumu. Çocukça davranış. İnsan hayatının bebeklikle ergenlik arasındaki dönemi.

Genç : Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan. Bingöl iline bağlı ilçelerden biri.

Erkek : Sperma oluşturan organizma. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Yetişkin adam, bay, er kişi. Koca. Sözüne güvenilir, mert. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Sert, kolay bükülmez.

 

Dürüst : Kurallara uygun, yanlışsız. Sözünde ve davranışlarında doğruluktan ayrılmayan, doğru (kimse).

Namuslu : Olması gerektiği gibi. Ahlak kurallarına uygun olarak davranan, namuskâr.

Seslenme : Sözü birine veya birilerine yöneltme, hitap. Seslenmek işi.

Bir : Sadece. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Ancak, yalnız. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Beraber. Sayıların ilki. Tek.

Delikanlı ile ilgili Cümleler

  • Delikanlı olup evime gelip yüz yüze konuşmanızı o kadar çok bekledim ki siz hep kaçtınız.
  • Ali bir delikanlı iken çok iyi bir kayakçıydı.
  • Delikanlı ol da adam gibi karşımda dikil, bana benim yanımdaymışsın gibi davranma.
  • Geldim işte tek başıma, delikanlı gibi.
  • Delikanlı iken şarkı söylemeye başladım.
  • Seninle bir hesabım yok, paylaşacak bir kozum yok. Yine de geldim tek başıma delikanlı gibi.
  • Kızın daha delikanlı, değil mi?
  • Ali bir delikanlı iken gazeteler dağıtarak para kazandı.
  • Delikanlı gibi ne diyeceksen yüzüme de.
  • Açık hedef olarak takılmaya devam mı edecektik, delikanlıysan kimseyi sokmazdın içeriye, herkes sokakta yürümeye çay içmeye devam ederdi.
  • Kendinizi delikanlı mı sanıyorsunuz?
  • Delikanlı Tom'un üzerine abandı ve kulağına bağırdı.
  • Delikanlı ne dedi?
  • Delikanlı karanlıktan korkuyor.
 

Diğer dillerde Delikanlı anlamı nedir?

İngilizce'de Delikanlı ne demek? : adj. juvenescent

n. youth, young man, adolescent, teenager, teen, teeny, boy, killer, lad, laddie, pup, conceited pup, puppy, sapling, a slip of a boy, sprig, stripling, whelp, youngster, gossoon

Fransızca'da Delikanlı : jeune homme, garçon [le]

Almanca'da Delikanlı : Bub, Bursch(e), Jüngling

Rusça'da Delikanlı : n. парень (M), юноша (M), кавалер (M), юнец (M), недоучка (MF)