Filiated türkçesi Filiated nedir

  • Babasını belirlemek.
  • Babalık testi yapmak (hukuk terimi).

Filiated ile ilgili cümleler

English: That branch is affiliated to the miners' union.
Turkish: Bu şube madenciler sendikasına bağlıdır.

English: The college is affiliated with the university.
Turkish: Kolej üniversite ile bağlı.

Filiated ingilizcede ne demek, Filiated nerede nasıl kullanılır?

Affiliated : Bağlı. Bağlı olunan.

Affiliated companies : Bağlı ortaklıklar. Bağlı şirket.

Affiliated company : Kardeş şirket. Şirket şubesi. Tali şirket. Bağlı şirket.

Affiliated library : Özerk kitaplık. Belli bir dizgenin bir parçasını oluşturan, ancak yönetimi açısından bağımsız olan kitaplık.

Affiliated societies : Merkez dernekle ilgili veya ona ya da birbiriyle bağlı olan dernekler. Birleşik dernekler.

Disaffiliated : İlişiğini kesmek. Kesmek. İlişkisini kesmek. Bölmek. Ayırmak.

Affiliated society : Merkez dernekle ilgili veya ona ya da birbiriyle bağlı olan dernekler. Birleşik dernekler.

Be affiliated with : Bağlı olmak. Üye olmak.

Affiliated values : Bağlı değerler.

Centriolum filiate : Hücre bölünmesinde sentrozom içerisindeki sentroplazmanın orta kısmında mikrotüpçüklerden oluşan, elektron mikroskobunda her birinde üç adet mikrotubulus içeren dokuz adet tubulus demeti bulunan koyu görünüşlü cisimcikler. bu oluşum sentroplazmayı etkisi altına alarak yeni mikrotubulusların oluşumunu sağlar. Sentriyol.

 

İngilizce Filiated Türkçe anlamı, Filiated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Filiated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Protozoon : Protozoon. Tek hücreli hayvan. Protozoonlara ait. Protozoa.

Stentor : Homeros'un epik şiiri ilyada dan bir karakter. Bir hücrelilerin (protozoa), kirpikliler (ciliata) sınıfının, çember kirpikliler (spirotricha) takımından, vücutları huni biçiminde, huninin geniş kısmı ağız alanına karşılık gelen, ağız alanının çevresi ve bütün yüzeyi kirpiklerle kaplı olan, besin alma sırasında kendini bir yere bağlayan bir cins. Borazan hayvanı. Ortalama elli adamın sesine eşdeğer sese sahip yunan haberci. Trompet şeklindeki gövdesi ile siliyat protozoa cinsi (zooloji).

Ciliophoran : Silyoforan. Ciliophora şubesinde bulunan protozoonlar.

Paramecium : Parameki. Paramisyum. Terliksi hayvan. Terliksihayvan. Paramesyum. Paramekiyum. Terliksi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Paramecium cinsine ait protozoon. Bir hücrelilerden (protozoa), kirpikliler (ciliata) sınıfının, tüm kirpikliler (holotricha) takımından, iki kontraktil kofulu ve iki çekirdeği bulunan, tatlı sularda serbest yaşayan paramecium caudatum türü iyi bilinen bir cins.

Vorticella : Cılız bir sap ile kendisini deniz altındaki bitkilere iliştiren ve göbeğimsi bir vücudu olan tek hücreli bir organizma. Çan hayvan.

Paramecia : Paramecium’un çoğulu. Paramesiya.

Protozoan : Protozoonlara ait. Birgözeli. Protozoon. Protozoan. Protozoa. Birgözeli hayvan. Birgözeli (hayvan).

 

Ciliata : Kılımsı bölümleri olan bir organizmalar grubu (zooloji). Siliyata.

Filiated synonyms : ciliophora, class ciliata, class ciliophora, ciliated protozoan, tetrahymena, filiates, filiate, infusorian, foliate.

Filiated zıt anlamlı kelimeler, Filiated kelime anlamı

Incorrupt : Onurlu. İffetli. Bozulması imkansız. Masum. Şerefli. Ahlaken bozulmamış. Saf. Namuslu. Tertemiz. Katışıksız.

Leafless : Yapraksız.