Bu sayfada Lect ne demek nedir lect hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi lect resimleri yazıları türkçesi ne demek lect ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller lect hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Lect nedir English: A few people clapped after his lecture. Turkish: Onun konferansından sonra birkaç kişi alkışladı. English: All in all, I enjoyed the lecture. Turkish: Neticede dersten zevk aldım. English: Ali had to can...
Lectin nedir English: Ali isn't currently collecting unemployment benefits. Turkish: Ali şu an işsizlik ödeneğini toplamıyor. English: Ali has been collecting stamps since he was a kid. Turkish: Ali çocukluğundan beri pul top...
Lectionary nedir : Çekme ile ilgili (gramer). Bükünlü. Kıvrılma ile ilgili. Bükümlü. Çekim ile ilgili. Bükülme ile ilgili. Noninflectional : Bükümsüz. Türememiş. [#Selectional : Seçilebilir. Selectional grouping : Seçilmiş grup. Güzide gru...
Lector nedir English: Ali is an avid art collector. Turkish: Ali hırslı bir sanat kolleksiyoncusu. English: Ali isn't a stamp collector. Turkish: Ali bir pul toplayıcı değildir. English: The garbage collector comes three time...
Lectotype nedir : Paralektotip. Sintipler arasından lektotip ayrıldıktan sonra kalan ve paratip olarak kullanılacak örneklerin tümü. Lektotip tespit edildikten sonra, tip serisindeki diğer örneklere verilen ad. Lector : Kilisede kutsal ki...
Lecture nedir English: Ali had to cancel his lecture because he was sick. Turkish: Ali hasta olduğu için dersini iptal etmek zorunda kaldı. English: He gave me a lecture on drinking. Turkish: Bana içki konusunda konferans verd...
Lecture method nedir : Azarlamak. Ders anlatmak. Fırça çekmek. Öğütler vermek. Anlatma. -e nutuk çekmek. Uyarmak. Öğretmenin belli bir konuyu anlatıp açıklaması ilkesine dayanan, genellikle öğrencilerin soru sormalarına, tartışmalarına ve birl...
Lecture room nedir : Ders vermek. Uyarmak. -e nutuk çekmek. Uzun öğüt. Öğütler vermek. Ders vermek (okul vb). Fırça çekmek. Anlatma. Konferans vermek. Ders anlatmak. Room : Oturmak. Yer. Kalmak. Ç.daire. Boş yer. Mekan. Meydan. Neden. Bir ya...
Lecture theatre nedir : Uyarmak. Ders vermek. Ders vermek (okul vb). Azarlamak. Uzun öğüt. Öğütler vermek. Öğretmenin belli bir konuyu anlatıp açıklaması ilkesine dayanan, genellikle öğrencilerin soru sormalarına, tartışmalarına ve birlikte çal...
Lectern nedir : Hatip kürsüsü. Konuşmacı kürsüsü. Rahle. Kürsü. Kürsü (kilise). Neglecter : Kaytarıcı kimse. İhmalkar. Terk eden kimse (ayrıca neglector). Umursamaz kimse. Umursamaz. Aldırmayan kimse. Lakayıt. İhmalkar kimse. [#Above se...
Lecterns nedir : Rahle. Hatip kürsüsü. Kürsü (kilise). Kürsü. Konuşmacı kürsüsü. Neglecter : Umursamaz kimse. İhmalkar kimse. Aldırmayan kimse. Kaytarıcı kimse. İhmalkar. Terk eden kimse (ayrıca neglector). Lakayıt. Umursamaz. [#Above se...
Lection nedir English: Ali couldn't calculate the price of the collection. Turkish: Ali koleksiyonun fiyatını hesaplayamadı. English: Ali did a good job predicting who would win the election. Turkish: Ali seçimi kimin kazanaca...
Lections nedir English: Americans under the age of eighteen aren't allowed to vote in presidential elections. Turkish: On sekiz yaşın altındaki Amerikalılara başkanlık seçimlerinde oy kullanma izni verilmez. English: By tomorrow, we...
Lectors nedir English: We're trying to avoid the bill collectors. Turkish: Fatura toplayıcılarını önlemeye çalışıyoruz. English: The two stamp collectors arranged a trade. Turkish: İki pul koleksiyoncusu bir takas düzenledi. :...
Lectron beam film scanning nedir : Sinyal vermek. Demet. Parlamak (yüzü). Yayın yapmak. Belirli bir yönde yol alan ışınım; özellikle ışın demeti ya da elektron demeti. Gözlerinin içi gülmek. Saçmak (ışık). Yatay ağaç. Yere düşey iki dikme arasında, yüksek...
Lecture hall nedir : Konferans vermek. Paylamak. Ders. Ders vermek (okul vb). Ders vermek. Ders anlatmak. Anlatma. Öğretmenin belli bir konuyu anlatıp açıklaması ilkesine dayanan, genellikle öğrencilerin soru sormalarına, tartışmalarına ve b...
Lecture notes nedir English: The speaker organized his lecture notes. Turkish: Konuşmacı ders notlarını düzenledi. : Uyarmak. Paylamak. Ders vermek (okul vb). Anlatma. Azarlamak. Öğütler vermek. Ders. Konferans vermek. Ders vermek. Notes...
Lecture theater nedir : Uyarmak. Konferans vermek. Ders vermek. Anlatma. Öğütler vermek. Uzun öğüt. Öğretmenin belli bir konuyu anlatıp açıklaması ilkesine dayanan, genellikle öğrencilerin soru sormalarına, tartışmalarına ve birlikte çalışmalar...
Lectured nedir English: I don't need to be lectured by you. Turkish: Senin tarafından ders verilmem gerekmiyor. English: The professor lectured on French history. Turkish: Profesör, Fransa tarihi üzerine konferans verdi. him : ...