Lector türkçesi Lector nedir

  • Kilisede ibadet sırasında kutsal kitaptan bölümler okuyan kişi.
  • Kilisede kutsal kitaba ait bölümler okuyan kimse.
  • Profesör.
  • Okutman (yüksekokulda, üniversitede, vs.).

Lector ile ilgili cümleler

English: Ali is an avid art collector.
Turkish: Ali hırslı bir sanat kolleksiyoncusu.

English: Ali isn't a stamp collector.
Turkish: Ali bir pul toplayıcı değildir.

English: The garbage collector comes three times a week.
Turkish: Çöp toplayıcı, haftada üç kez gelir.

English: Jefferson received 162 electoral votes.
Turkish: Jefferson 162 seçmen oyu aldı.

English: Garfield won 214 electoral votes.
Turkish: Garfield 214 seçmen oyu kazandı.

Lector ingilizcede ne demek, Lector nerede nasıl kullanılır?

Se lector uhf : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Almaçta pyy'deki olukların ayarında kullanılan, ayrı bir dalgalığı ve dalgalık girişi bulunan seçici. Pek yüksek yinelenim seçici.

Lectors : Kilisede kutsal kitaba ait bölümler okuyan kimse. Okutman (yüksekokulda, üniversitede, vs.). Kilisede ibadet sırasında kutsal kitaptan bölümler okuyan kişi. Profesör.

Active reflector : Aktif yansıtıcı. Etkin yansıtıcı.

Alectoromancy : Horoz bakısı. Yere çizilen bir çember içine konan horozun, orada bulunan ve her biri bir harfi simgeleyen arpa tanelerini yiyiş sırasına göre türetilen sözcüklere dayanılarak açıklanan bakı türü. bk. bakı.

 

Amateur collector : Özengen derleyici. Kendi kendini yetiştirmiş halkbilim derleyicisi, bk. derleyici.

Coin collector : Bozuk para koleksiyoncusu. Para koleksiyoncusu. Madeni para koleksiyoncusu.

Beet lifter and collector : Pancar sökme ve toplama makinesi.

Anion collector : Eksin toplacı.

Butterfly collector : Kelebek kolleksiyoncusu.

Channel selector switch : Kanal seçim düğmesi. Kanal seçici. Oluk seçici.

İngilizce Lector Türkçe anlamı, Lector eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lector ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gownsmen : Hoca. Üniversite üyesi. Cüppeli görevli. Üniversite mezunu. Hakim.

Professor : (üniversitede) öğretmen. Prof. Müderris. Üniversitede ve yüksek okullarda doçentten bir aşama üstün olup belli hak, görev ve sorumlulukları bulunan öğretim üyesi. Öğretmen. İtirafçı. Öğretim üyesi.

Professors : Müderris. Prof. (üniversitede) öğretmen. Öğretim üyesi. Öğretmen. İtirafçı.

Gownsman : Cüppeli görevli. Hakim. Üniversite üyesi. Hoca. Üniversite mezunu.

Order : Sipariş vermek. Pay ve borç belgiti alıp satmaları için borsa temsilcileri ya da aracılarına sözlü ya da yazılı olarak verilen yönerge (borsa buyruğunda yapılacak işlemin türü, kuralları, geçerdeğeri, öneli ve prim niceliği açık olarak gösterilir). Üzerinde taşıyanının adı yazılı olan. Bir özdeği ya da dizgeyi oluşturan atomlar, moleküller gibi altkümelerin belli koşullar altında, doğa yasalarına uygun olarak birbirlerine göre dizilişlerine verilen genel ad. Kural. Rütbe. Bir din içinde tasavvufa, gizemciliğe dayanan, inançta ve kimi ilkelerde birbirinden ayrılan, tanrıya ulaşma, yollarından herbiri: mevlevi tarikatı, sen jan tarikatı gibi. Komut. Soru ya da sınarlardan oluşan bir gözlem aracında belli kural ya da nicelemelere göre elde edilen dizim. Türküm.

 

Clergyman : Vaiz. Rahip. Papaz.

Pedagogue : Dar görüşlü öğretmen. Pedagog. Eğitimci. Eğitimbilimci. Terbiyeci.

Profs : Prof.

Lector synonyms : holy order, man of the cloth, prof, lectors, lecturer, reader, educator, pedagog, reverend.

Lector zıt anlamlı kelimeler, Lector kelime anlamı

Layman : Hukukçu olmayan kimseler. Bir mesleğin yabancısı. Laik. Laik kimse. Rahip olmayan kimse. Meslekten olmayan. Ruhani sınıftan olmayan kimse. Ruhban sınıfından olmayan kimse. Avukatlık mesleğine mensup olmayanlar. Meslekten olmayan kimse.

Lector ingilizce tanımı, definition of Lector

Lector kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Formerly, a person designated to read lessons to the illiterate. A reader of lections.