Professor türkçesi Professor nedir

  • Prof.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Müderris.
  • Üniversitede ve yüksek okullarda doçentten bir aşama üstün olup belli hak, görev ve sorumlulukları bulunan öğretim üyesi.
  • Profesör.
  • Öğretim üyesi.
  • (üniversitede) öğretmen.
  • Öğretmen.
  • İtirafçı.

Professor ile ilgili cümleler

English: By chance, I met my professor at a restaurant last night.
Turkish: Şans eseri dün gece bir restoranda profesörüme rastladım.

English: Do you know Professor López, by any chance?
Turkish: Bir ihtimal Prof. Lopez'i biliyor musunuz?

English: Ali is a professor of Chinese literature.
Turkish: Ali bir Çin edebiyatı profesörüdür.

English: Ali is a professor at Harvard.
Turkish: Ali Harvard'da bir profesör.

English: Ali is the son of a famous professor in Boston.
Turkish: Ali Boston'daki ünlü bir profesörün oğludur.

Professor ingilizcede ne demek, Professor nerede nasıl kullanılır?

Professor of drama : Tiyatro bilimi alanında araştırmaları ile kendini kanıtlamış, tiyatroyu öğreten bilgin. Tiyatro bilgini.

Adjunct professor : Misafir profesör.

Assistant professor : Öğretim üyesi. Üniversitede derecelendirmesi okutmanın üstünde ve doçent doktor altında olan öğretim üyesi. Asistan. Yardımcı profesör. Yardımcı doçent.

Associate professor : Doçent doktor. Doçent.

 

Emeritus professor : Onursal veya fahri profesör. Emeritus profesör. Profesörlükten emekli olmuş ancak aynı unvanını taşıyan kimse.

Professorships : Profesörlük. Kürsü.

Professorial chair : Kürsü. Öğretim kurumlarında öğretmenlerin ders vermek için üzerine çıktıkları yüksekçe yer. üniversitelerde aynı alanda ya da birbirine çok yakın alanlardaki bilim dallarında oluşan bir çalışma birimi. profesörlük yeri.

Professoriate : Profesörlük.

Professorially : Profesörce.

Profess : Meslek icra etmek. Savlamak. İddiasında bulunmak. Açıkça söylemek. İlan etmek. Yapmak. İtiraf etmek. Öğretmek. İleri sürmek. Profesörlük yapmak.

İngilizce Professor Türkçe anlamı, Professor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Professor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Informants : Haber veren. İhbarcı. Muhbir. Bilgi veren kimse. Denek. Haber veya bilgi veren kimse. (hasta hakkında) bilgi veren kişi. Haber kaynağı. İspiyoncu.

Dons : Uzman. Giymek. Don. Giydirmek. Kuşanmak veya giyinmek. Giyinmek. Öğretim görevlisi. İspanyol efendisi. Bey.

Abstract reasoning : Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Academician : Akademici. Akademi üyesi. Eğitimci. Terbiyeci. Üniversite öğretim görevlisi. Akademisyen.

Indoctrinator : Doktrinci. Beyi yıkayıcı.

Visiting professor : Misafir öğretim üyesi. Misafir profesör. Ziyaretçi profesör.

 

Dominie : Papaz. Hoca. Rahip.

Academic intelligence : Akademik zeka. Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka.

Professor synonyms : regius professor, full professor, professors, staff, instructors, abstract intelligence, preceptor, preceptors, abulia, academic preparation, mistress, repentant, educationists, achromatopsia, confessors, achievement age, academy of economic and commercial sciences, teaching fellow, educator, approver, assistant professor, instructor, indoctrinators, a priori knowledge, educationist, profs, academic, informant, ability group, member of the faculty, accustoming, mistresses, gownsmen.

Professor ingilizce tanımı, definition of Professor

Professor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who professed, or makes open declaration of, his sentiments or opinions. Especially, one who makes a public avowal of his belief in the Scriptures and his faith in Christ, and thus unites himself to the visible church.