Dons türkçesi Dons nedir

Dons ile ilgili cümleler

English: When one lucky spirit abandons you another picks you up. I just passed an exam for a job.
Turkish: Şanslı bir ruh seni terk ettiği zaman, bir başkası seni alır.Ben az önce bir iş sınavını geçtim.

Dons ingilizcede ne demek, Dons nerede nasıl kullanılır?

Donship : Şövalyelik. Centilmenlik. Beyefendilik.

Abandons : Boşlamak. Bırakmak. Viran hale getirmek. Terk etmek. Terketmek. Yarıda kesmek. Vazgeçmek. Kesmek. El etek çekmek. Yüzüstü bırakmak.

Celadons : Uçuk veya soluk yeşil (renk). Uçuk veya soluk yeşil renkli çin porseleni. Seladon. Celadon ile kaplanmış veya sırlanmış porselen veya seramik parçası.

Chain initiation codons : Zincir başlatıcı kodonlar. Polipeptit zincirlerini kodlayan mrna’nın başlangıcında yer alan, aug veya gug kodonları.

Chain termination codons : Zincir sonlandırıcı kodonlar. Gelişen bir polipeptit zincirinin sonlanmasına ve ribozomlardan salınmasına yol açan uaa, uag ve uga kodonları.

Cordons : Şerit kurdele. Polis kordonu. İnsan dizisi. Kordon görevli veya araçlardan oluşan dizi. Kordon. Askeri kordon. Kordon altına almak. Bükme kaytanı. Şerit.

Monocotyledons : Monokotiledon. Tek çenekli bitki. Tek çenekli bitkiler. Tek çenekliler.

 

Dicotyledons : Tohumu çifte kabuklu bitki. Çift çenekliler. Çift çenekli bitkiler.

Guerdons : Ödül vermek. Bahşiş. Ödül. Zararı karşılamak. Mükafat. Tazminat.

Cotyledons : Tohumdan çıkan ilk yaprak. Kotiledon. Kotileden. Çenek.

İngilizce Dons Türkçe anlamı, Dons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pants : Külot. Kadın külotu. Paçalı don. Kumaş pantolon. Pantolon. Külot (erkek). Pantalon.

Mistresses : Kaptan. Hoca. Usta. Kalıp. Üstad. Sahip. Akıl hocası. Metresler. Efendi.

Fiend : İfrit. Şeytan. Acımasız kimse. Kötü ruh. Canavar ruhlu kimse. Tiryaki. Zebani. Zalim adam. Canavar.

Briefs : Külot. Bikini altı. Slip.

Aces : As. Beş düşman uçağı düşüren pilot. Karşılanamayan atış (tenis). Birli. Yek.

Scarf : Eşarp. Şal. Atkı. Ek yeri. Geçme yeri. Geçme. Başörtüsü. Boyunbağı. Yuva. Fular.

Indue : Giyecekle donatmak. Sağlamak (bazı şeylerle). Sağlamak. Kalite veya yetenek edindirmek. Vermek. Örtmek. Donatmak. Elbise giydirmek.

Craftsmaster : Zanaatçı ustası. Usta. Son derece uyanık kişi. Kalifiye işçi. Zanaatında yetenekli olan kişi.

Indoctrinators : Beyi yıkayıcı. Doktrinci.

Preceptors : Hoca. Okul müdürü.

Dons synonyms : through with, array, gentleman, accoutered, esq, educationists, gentlewomen, abuse, draw on, bhagwan, dress oneself, groom, expert, indoctrinator, prelector, fiends, endue, drawers, gentlemen, bey, attires, try on, accouters, freeze, grooms, ace, teaching assistant, through, babu, accoutering, attired, frostiness, dabster.

 

Dons zıt anlamlı kelimeler, Dons kelime anlamı

Slip off : Sıyırmak. Sıvışmak. Tüymek. Çıkarmak. Kaçmak. Çıkarmak (giysiyi).

Undress : Dökülüp saçılmak. Sargısını açmak. Üniforma. Ev elbisesi. Soymak. Soyunmak. Giysilerini çıkarmak. Elbiselerini çıkarmak. Gündelik elbise.

Unfinished : Yarım. Bitmemiş. Noksan. Tamamlanmamış. Kaba. Bitirilmemiş. Terbiye edilmemiş. İşlenmemiş. Yarım kalmış. Cilasız.