Pants türkçesi Pants nedir

  • Külot.
  • Paçalı don.
  • Kumaş pantolon.
  • Külot (erkek).
  • Pantalon.
  • Pantolon.
  • Kadın külotu.
  • Don.

Pants ile ilgili cümleler

English: Ali is boring the pants off us.
Turkish: Ali bizi canımızdan bezdiriyor.

English: Ali was wearing black leather pants and a black leather jacket.
Turkish: Ali siyah deri pantolon ve siyah deri ceket giyiyordu.

English: Ali checked his pants pockets.
Turkish: Ali pantolonunun ceplerini kontrol etti.

English: Ali couldn't fit into the pants he wore last summer.
Turkish: Ali geçen yaz giydiği pantolonlara sığamadı.

English: "Whose pants are these?" "They are Ken's."
Turkish: "Bu pantolon kimin?" "Ken'in"

Pants ingilizcede ne demek, Pants nerede nasıl kullanılır?

Pants suit : Pantolon. Pantolon ceket takım elbise. Pantolonlu takım (kadın).

Bore the pants off : Canına tak ettirmek. Canından bezdirmek.

Caught him with his pants down : İş üstünde yakalama. Pantalonu aşağıda yakalama. İşin tam ortasında yakalama.

Was caught with his pants down : İşbaşında basıldı. Suçu açığa çıktı. Suçüstü yakalandı. İş üstündeyken yakalandı. Pantolonu dizlerinde yakalandı. En olmadık zamanda yakalandı.

Ants in the pants : Yerinde duramayan. Huzursuz. Ayağına diken batmış gibi olmak. Hareketsiz oturamayan. Gergin.

 

Denim pants : Kot pantolon. Blucin. Kottan yapılan pantolon.

Give a kick in the pants : Başından savmak. Defetmek. Kovmak.

Wear the pants : Aile reisliği yapmak (kadın). Evin hem kadını hem erkeği olmak. Borusu ötmek. Bir ilişkide veya evlilikte sözü geçen taraf olmak. Sözü geçmek.

Kick in the pants : (argo) azarlamak. Cesaret verme. Azarlama. Kınamak. Cesaret verici destek. Paylamak.

Wet his pants : Altına işedi. Altına kaçırdı. Çişini tutamadı. Altını ıslattı. İdrarını kaçırdı.

İngilizce Pants Türkçe anlamı, Pants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Corduroy : Ç.fitilli kadife pantolon. Kadife (fitilli). Fitilli kadifeden yapılmış. Fitilli kadife kumaş. Fitilli kumaş. Fitilli kadife.

Frostiness : Çok soğuk olma. Kır saçlı. Soğuk. Soğukluk. Çok soğuk olma durumu.

Dons : İspanyol efendisi. Giydirmek. Kuşanmak veya giyinmek. Giymek. Uzman. Giyinmek. Öğretmen. Bey. Öğretim görevlisi.

Strides : Gelişme.

Frosts : Dondurmak. Kırağı çalmak. Şekerleme ile kaplamak. Donmak. (cam) buzlandırmak. Buzlamak. Ayaz. Kırağı tutmak. Buzlanmak.

Freezes : Dondurulma. Donma.

Undershorts : Kısa don. Boxer şort.

Drawers : Paçalı kadın donu.

Knickers : Golf pantolonu. Kısa pantolon. Golf pantolon. Paçalı kadın donu.

Pants synonyms : pair of pants, britches, glazed frost, freeze, bloomers, briefs, daks, donned, underpants, panty, panties, longs, pair of bags, step ins, slacks, kegs, leg covering, stepin, a pair of drawers, pair of trousers, frost, a pair of trousers, shorts, pantaloons, breeches, trousers, scanties, inexpressibles, brief, bags, pants suit, long johns.