Professors türkçesi Professors nedir

Professors ile ilgili cümleler

English: Two Iranian professors of physics were assassinated.
Turkish: İranlı iki fizik profesörü suikaste uğradı.

English: Ali and Mary are both professors.
Turkish: Ali ve Mary her ikisi de profesördür.

English: One of the professors whispered.
Turkish: Profesörlerden biri fısıldadı.

English: The professors can make mistakes, too.
Turkish: Profesörler de hata yapabilir.

English: Six professors constitute the committee.
Turkish: Komite altı profesörden oluşur.

Professors ingilizcede ne demek, Professors nerede nasıl kullanılır?

Professorship : Profesör makamı. Kürsü. Profesörlük.

Professorships : Kürsü. Profesörlük.

Professor of drama : Tiyatro bilgini. Tiyatro bilimi alanında araştırmaları ile kendini kanıtlamış, tiyatroyu öğreten bilgin.

Adjunct professor : Misafir profesör.

Assistant professor : Öğretim üyesi. Yardımcı doçent. Yardımcı profesör. Üniversitede derecelendirmesi okutmanın üstünde ve doçent doktor altında olan öğretim üyesi. Asistan.

Associate professor : Doçent. Doçent doktor.

Professorial : Profesöre ait. Profesörlük.

Professor : Prof. Profesör. Müderris. (üniversitede) öğretmen. Üniversitede ve yüksek okullarda doçentten bir aşama üstün olup belli hak, görev ve sorumlulukları bulunan öğretim üyesi. Öğretmen. Öğretim üyesi. İtirafçı.

 

Visiting professor : Misafir öğretim üyesi. Misafir profesör. Ziyaretçi profesör.

Emeritus professor : Onursal veya fahri profesör. Profesörlükten emekli olmuş ancak aynı unvanını taşıyan kimse. Emeritus profesör.

İngilizce Professors Türkçe anlamı, Professors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Professors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confessors : Günah çıkaran papaz. Tehlike karşısında dinini inkar eden kimse. Günah çıkartan papaz.

Academic : Kitabi. Akademik. Mücerret. Öğretim görevlisi. Üniversite öğretim görevlisi. Kuramsal. Resmi. Teorik. Soyut. Bilimsel.

Educationists : Eğitbilimci. Öğretim uzmanı. Eğitmen. Eğitimci. Eğitim uzmanı.

Donned : Don. Giymek. Öğretim görevlisi. Kuşanmak veya giyinmek. Uzman. Giyinmek. Bey. Giydirmek. İspanyol efendisi.

Confessor : Tehlike karşısında dinini inkar eden kimse. Günah çıkartan papaz. Günah çıkaran papaz.

Academician : Terbiyeci. Üniversite öğretim görevlisi. Akademi üyesi. Eğitimci. Akademici. Akademisyen.

Indoctrinator : Beyi yıkayıcı. Doktrinci.

Dominie : Papaz. Hoca. Rahip.

Professors synonyms : full professor, regius professor, business concern, business organisation, prof, confitent, educator, preceptors, mistress, lecturer, gownsman, mistresses, informants, don, visiting professor, profs, member of the faculty, staff, educationist, teaching fellow, professor, teaching staff, instructors, business organization, informant, dons, indoctrinators, instructor, approver, bhagwan, lectors, tutor, approvers.

 

Professors zıt anlamlı kelimeler, Professors kelime anlamı

Software : Bilgisayarlı yazılım sistemi. Yazılım. Bilgisayar yazılımı. Program. İzlence. Bilgisayar programı. İletişim araçlarıyla oluşturulan bilgilerin, izlencelerin tümü. bir sinemanın bir gösterimindeki filmlerden oluşan, belirli bir süre sonunda yerini başka filmlere bırakan gösterisi. belirli tarihlerde ve gösterimlerde hangi filmlerin yer alacağını, bu filmlerle ilgili kısa bilgileri veren yazı. tv. belirli bir televizyon yayacının bir gün içinde değişik bölümlerden oluşan yayınlarının tümü. bu yayın içinde kendi başına bir bütün oluşturan bölümlerden her biri. bu bölümlerin sıralanış ve saatlerini gösteren, bunlarla ilgili kısa bilgiler veren yazı. Yazılım programı. Yazılım programları. Bir bilgi işlem dizgesinin işleyişi ile ilgili bilgisayar izlencelerinin, yordamların, kuralların ve gerektiğinde belgelemenin tümü.

Nonworker : İşsiz olan kimse. İşsiz güçsüz. Çalışmayan. Çalışmayan kimse.