Software türkçesi Software nedir

  • Program.
  • Yazılım programları.
  • Bilgisayar, bilişim, ekonomi, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Bilgisayar yazılımı.
  • Bir bilgi işlem dizgesinin işleyişi ile ilgili bilgisayar izlencelerinin, yordamların, kuralların ve gerektiğinde belgelemenin tümü.
  • Yazılım.
  • Yazılım programı.
  • İletişim araçlarıyla oluşturulan bilgilerin, izlencelerin tümü. bir sinemanın bir gösterimindeki filmlerden oluşan, belirli bir süre sonunda yerini başka filmlere bırakan gösterisi. belirli tarihlerde ve gösterimlerde hangi filmlerin yer alacağını, bu filmlerle ilgili kısa bilgileri veren yazı. tv. belirli bir televizyon yayacının bir gün içinde değişik bölümlerden oluşan yayınlarının tümü. bu yayın içinde kendi başına bir bütün oluşturan bölümlerden her biri. bu bölümlerin sıralanış ve saatlerini gösteren, bunlarla ilgili kısa bilgiler veren yazı.
  • Bilgisayarlı yazılım sistemi.
  • İzlence.
  • Bilgisayar programı.

Software ile ilgili cümleler

English: Ali is a software engineer.
Turkish: Ali bir yazılım mühendisidir.

English: Ali is working as a software engineer.
Turkish: Ali bir yazılım mühendisi olarak çalışıyor.

English: Ali is the district sales manager for a software company.
Turkish: Ali bir yazılım şirketi için bölge satış müdürüdür.

 

English: He downloaded a software update.
Turkish: O bir yazılım güncelleştirmesi indirdi.

English: Ali hasn't updated the antivirus software on his computer in a long time.
Turkish: Ali uzun bir süre bilgisayarındaki antivirüs yazılımını güncellemedi.

Software ingilizcede ne demek, Software nerede nasıl kullanılır?

Software aided : Yazılım destekli.

Software bomb : Yazılım bombası.

Software catalog : Yazılım rehberi.

Software company : Yazılım şirketi.

Software compatibility : Yazılım uyumu. Yazılım uyumluluğu. Bir dizi bilgisayar sistemlerinin aynı programı kullanabilme özelliği.

Software development kit : Proğramcıların özel bilgisayar uygulamaları geliştirebilmesini ve bu proğramları çeşitli işletim sistemlerine adapte edebilmelerini sağlayan proğramlama araçları seti (genellikle bir editör, bağlayıcı, derleyici, vb. içeren). Yazılım geliştirme kiti.

Software feature : Yazılım özniteliği.

Software engineering environment : Yazılım mühendisliği çevresi.

Software engineer : Yazılımcı. Programlamacı. Yazılım mühendisi. Program yazan kişi.

Software development : Yazılım geliştirme. Yazılım geliştirilmesi. Bilgisayar programları yazılması ve beslenmesi süreci.

İngilizce Software Türkçe anlamı, Software eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Software ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Entry : Bir ölçüm sürekliliğinin çeşitli konumlarını dile getiren ve bir ölçme aracını oluşturan tutum yüklü tümce, anlatım ya da deyiş. Malın, belli bir gümrük düzenine göre işleminin yapılması için gerekli olan bilgilerin, ilgililerce gümrüğe verilmesinde kullanılan gümrükçe düzenlenmiş formül. bu formülle anılan bilgilerin gümrüğe verilmesi. Girişimin tüm ya da bazı çalışmalarını kapsayan ya da tanıtlayan, bir işelmi, bir sayışımı, kapsayan yazılık ya da belge. Antre. Küçük bağlantı odası. Kalem. Girdi. Sahneye çıkma. Yarışmacı.

 

Operating system : Bilgisayarda kaynakları değişik işlem gruplarına tahsis etmekten sorumlu olan ana program. İşletim dizgesi. İşletim jüyesi. Bilgisayarın işleyişini kontrol eden bütünleşmiş programlar dizisi. Bir aygıtın çalıştırılmasını sağlayan alet. İşletme sistemi. İşletim sistemi. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Bir bilgisayar dizgesinin donanım ve veri kaynaklarını, istenilen hizmet türü için bunlardan en yüksek verimi sağlayacak bir çalışma düzenine göre görevlere atayan, başka bir deyişle yöneten, bunun için izlencelerin uygulanmasına ilişkin çalışma planı, yanlış ayıklama, giriş-çıkış güdümü, bellek atama, günlük sayışımı vb. hizmetleri sağlayan yazılım dizgesi.

Spyware : Casus yazılım. Bir kullanıcı hakkında gizlice bilgi toplamak üzere tasarlanmış bilgisayar teknolojisi (örneğin bir internet reklam şirketi için). Kullanıcının bilgisi dışında kişisel bilgiler toplayan bilgisayar programı.

Subprogram : Altprogram. Alt program. Altyordam. Bir izlencede gereksenen belli bir işlevi, parametreler aracılığıyla kendisine verilen değişkenlerden yararlanarak, bunlara uygun işlem dizilerini yürüterek gören bir yordam ya da izlence kesimi. yordamlıkta saklanan bir altyordamı birçok izlence gerektikçe kullanabileceği gibi, bir izlence değişik yerlerde birden çok kez de çağrılabilir. işlem sırasının denetimi, altyordamda öngörülen işlemler bitirildikten sonra, genel kural olarak altyordamı çağıran komutu izleyen ana izlence komutuna geçer.

Os : Metalik kimyasal element. Orta kulak kemikçiklerinden birisi. Os pnömatikum. Os kuboideum. Os tarsale ıv. Delik. Os karpale ıv. Ayak bilek kemiklerinin alt sırasında, os tarsale ıı ve ıv arasındaki kemik, os kuneiforme laterale. Osmium. Üçüncü parmak kemiğinde yer alan susam kemiği.

Routine : Her günkü. Sıradan. Başka türlüsünü, daha kolay ya da yararlı olanı düşünmeksizin bir şeyi görülegeldiği gibi yapma alışkanlığı. 2-birkaç kuşak süren, kimisi giderek gelenekler arasında yer alan, karşı çıkıldığında direnme gücü zayıf toplumsal davranış örneği. Alışı. Genel ya da sık kullanımı olan bir bilgisayar izlencesi ya da bir bilgisayar izlence kesimi. Klişeleşmiş. Yordam. Usul. Hergünkü işler. Alışkanlık haline gelmiş şey.

Routines : Sıradan işler. Adet. Boş laf. Basmakalıp laflar. Her günkü işler. Alışkanlık. Yordam (bilişim veya bilgisayar terimi).

Shareware : Paylaşılan yazılım. Kamusal yazılım. Ücretli yazılım. İnternet üzerinden ücretsiz olarak erişilebilen fakat deneme kullanımı süresi dolduktan sonra kayıt için nominal ücret talep edilen yazılım (bilgisayar). Dağıtım sürümü. Paylaşımlı yazılım. Kopyalanır yazılım. Paylaşım yazılımı.

Computer code : Bilgisayar kodu. Biigisayar kodu.

Cad : Computer aided design (bilgisayar destekli tasarım). Bilgisayar destekli tasarım. Aşağılık adam. Kanada doları. Bilgisayar kullanarak tasarım ve proje yaratma metodu. Aşağılık kimse. Ahlaksız kimse. Bdt. Aşağılık herif.

Software synonyms : shrink wrapped software, software program, groupware, supervisory software, alpha software, subroutine, computer software, software documentation, computer aided design, software system, programme, database management system, computer program, agendum, function, inscription, authoring language, cinema programme, softwares, beta software, documentation, television programme, syllabus, cards, lineups, card, lineup, format, upgrade, compatible software, schedule, code, agendums.

Software zıt anlamlı kelimeler, Software kelime anlamı

Hardware : Hırdavat. Donanım. İletişimi sağlamakta kullanılan araçların tümü. Hırdavatçı dükkanı. Bilgisayar donanım sistemi. Gereç. Aksam. Nalbur. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Madeni eşya.