Professorship türkçesi Professorship nedir
- Profesör makamı.
- Kürsü.
- Profesörlük.
Professorship ingilizcede ne demek, Professorship nerede nasıl kullanılır?
Professorships : Profesörlük. Kürsü.
Professors : (üniversitede) öğretmen. İtirafçı. Öğretim üyesi. Profesör. Müderris. Prof. Öğretmen.
Professor of drama : Tiyatro bilimi alanında araştırmaları ile kendini kanıtlamış, tiyatroyu öğreten bilgin. Tiyatro bilgini.
Adjunct professor : Misafir profesör.
Assistant professor : Öğretim üyesi. Üniversitede derecelendirmesi okutmanın üstünde ve doçent doktor altında olan öğretim üyesi. Yardımcı doçent. Asistan. Yardımcı profesör.
Emeritus professor : Profesörlükten emekli olmuş ancak aynı unvanını taşıyan kimse. Emeritus profesör. Onursal veya fahri profesör.
Professoriate : Profesörlük.
Professorially : Profesörce.
Tenured professor : Daimi bir statüye veya pozisyona sahip olan ve ciddi bir kanunsuz eylem haricinde işten çıkarılması veya görevden alınması söz konusu olmayan profesör. Yerinden oynatılamaz profesör. Kadrolu profesör.
Associate professor : Doçent. Doçent doktor.
İngilizce Professorship Türkçe anlamı, Professorship eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Professorship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Desks : Kasa. Yazı masası. Bölüm. Kontrol paneli. Sıra (okul). Çalışma masası. Resepsiyon.
Situation : Halet. Mevki. Durum. Şartlar. İş. Hal. Memuriyet. Yağday. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet.
Lectern : Rahle. Hatip kürsüsü. Konuşmacı kürsüsü. Kürsü (kilise).
Footpaces : Yükseltilmiş platform. Podyum. Adımlayarak yürüme.
Desk : Resepsiyon. Yazıhane. Kontrol paneli. Çalışma masası. Okul sırası. Sıra (okul). Bölüm. Şube. Masa.
Bemas : Sahne. Hıristiyan bazilikalarında kutsal yönü belirleyen (doğu) apsisin önünde yer alan. Podyum. Platform. Ortadoks kiliselerinde mihrabın önünde yer alan kürsü. Üzerinde sunak bulunan yüksek platform (kilisede). Yalnızca ruhban sınıfının kullanabildiği kutsal mekan.
Pedestal : Kaide. Sütun kaidesi. Sütun tabanı. Taban. Hayvan çatkısı. Temel. Eğitim ve gösteri sırasında hayvanların üstüne çıktığı yükselti. Heykel kaidesi. Esas.
Benches : Yargıçlık. Bank. Tezgah. Sıra. Hakim kürsüsü. Baro.
Spot : Beneklemek. Benek yapmak. Her tür tecimsel işlemin peşin para karşılığı, günü içinde yapılması. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Leke. Kısa tanıtı. Işıldak. Lekelemek. Lekelenmek. Değerlendirmek.
Professorship synonyms : professoriate, bench, department, berth, lecterns, position, post, office, place, bema, professorships, footpace, billet, dais, professorial, chair, bemata, daises, ambon.
Professorship ingilizce tanımı, definition of Professorship
Professorship kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The office or position of a professor, or public teacher.

Bu kısımda Professorship kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Professorship ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Professorship anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Professorship ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.