Desks türkçesi Desks nedir

Desks ile ilgili cümleler

English: There are desks in the room.
Turkish: Odada masalar var.

English: The students are all at their desks now.
Turkish: Öğrencilerin hepsi şimdi sıralarında.

English: Ali looked around at all the empty desks in the classroom.
Turkish: Ali sınıftaki bütün boş sıralara bakındı.

English: These are our desks.
Turkish: Bunlar bizim masalarımız.

Desks ingilizcede ne demek, Desks nerede nasıl kullanılır?

Deskside : Dikey şasi.

Desk accessories : Masa donatısı. Masaüstü donatıları. Masaüstü donatıları masa donatısı.

Desk accessory : Masa donatısı.

Desk calendar : Masa takvimi.

Desk check : Masabaşı denetimi.

Desk job : Masabaşı işi. Masa başı işi. Masa başı çalışmak. Masa başı iş.

Desk top computer : Masaüstü. Masaüstü bilgisayarı. Masa üstünde kullanılan bilgisayar.

Desk set : Masa yazı seti. Masa telefonu.

Desk work : Büro işi. Masa başı işi. Ofis işi. Masa işi. Masa başı çalışması.

Desk microphone : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Masa mikrofonu. Masa sestopları. Masa üzerinde bir desteğe yerleştirilerek kullanılan sestoplar çeşidi.

İngilizce Desks Türkçe anlamı, Desks eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Desks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Panel : Levha. Lambri kaplamak. Heyet. Lambri. Ayna tahtası. Lambriyle kaplamak. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Toplu görüşme. Tahta tuval.

Work table : Üzerinde iş yapmak için kullanılan masa. İş tablası.

Compartment : Bölme. Kısım. Kompartman. Göz. Hücre. Alan. Bölge. Kompartıman. Bölüntü.

Category : Tür. Kategori. Grup. Nitel bölüm. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ulam. Sınıf. Kesim. Zümre.

Bemata : Üzerinde sunak bulunan yüksek platform (kilisede). Platform. Sahne. Podyum.

Worktable : Çalışma tezgahı.

Banker : Banka sahibi kişi. bankaların dışında, yasal olarak para, altın, döviz ve taşınır değer gibi varlıkların alım satımıyla uğraşan kişi. Bankacı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Çeşitli kumar oyunlarında kasa olan kişi. Kumarda kasa alan. Banker. Sarraf. Bahisçinin garanti alacağını düşündüğü bir maç. Banka.

Contingent : Zorunsuz. Şartlı. Olası. Türküm. Birlik. Tesadüfi. Olumsal. Şans eseri olan. Muhtemel. Saptanı.

Escritoire : Çekmeceli yazı masası. Yazıhane.

Footpace : Yavaş yürüyüş. Yükseltilmiş platform. Podyum. Adımlayarak yürüme.

Desks synonyms : chapters, writing table, footpaces, act, control panel, davenports, facia panel, box, bodyworks, compartments, categories, secretaries, cabs, cases, caput, control box, cantel, secretary, ambon, reception desk, davenport, worktables, bema, writing desk, chaptering, instrument panel, cash desk, lectern, deskbound, cash register, case, panel board, panels.

Desks zıt anlamlı kelimeler, Desks kelime anlamı

Active : İşleyen. Muvazzaf. Enerjik. Etkin. Etkin, işler durumda, etkili. Canlı. Çevik. Faal. Pratik. Çalışkan.