Gownsmen türkçesi Gownsmen nedir
Gownsmen ingilizcede ne demek, Gownsmen nerede nasıl kullanılır?
Gownsman : Üniversite üyesi. Hoca. Cüppeli görevli. Profesör. Üniversite mezunu. Hakim.
Gowns : Kadın geceliği. Önlük. Biniş. Rop. Uzun etekli kadın elbisesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmde, izlencede kullanılan giyeceklerin tümü. Cüppe. Giysi. Laboratuvar önlüğü.
Bedgowns : Gecelik.
Nightgowns : Gecelik. Kadın geceliği. Gecelik kadın giysisi.
Bathing gown : Bornoz.
Bridal gown : Gelinlik.
Dressing gown : Robdöşambr. Bornoz. Sabahlık. Ropdöşambr.
Geneva gown : Siyah cüppe.
Dinner gown : Yemek elbisesi. Yemek kıyafeti. Akşam yemek için giyilen resmi kıyafet.
Night gown : Gecelik.
İngilizce Gownsmen Türkçe anlamı, Gownsmen eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gownsmen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Equal : Yaşıt. Emsali olmak. Denk. Akran. Eşit olmak. Eşdeğerde olmak. Eşit. Karşılık gelmek. -e eşit olmak. Muadili olmak.
Demiurges : Demiurgos.
Teacher : Resmi ya da özel bir eğitim kurumunda çocukların, gençlerin ya da yetişkinlerin istenilen öğrenme yaşantıları kazanmalarına kılavuzluk etmek ve yön vermekle görevlendirilmiş kimse. bilgi, görgü ve yaşantısı ile belli dal ve alanlarda başkalarının yetişme ve gelişmesine yardım eden kimse. 3-öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği öğrenimi bitirerek ya da yeterlikleri kazanarak öğretmenlik yapma yetkisini elde etmiş olan kimse. Muallim. Öğretmen.
Beak : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kuşların keratinden oluşan, şekli, büyüklüğü, rengi türlere göre değişen bir ağız uzantısı. İbrik ağzı. Okul müdürü (ingiliz ingilizcesi). Burun. Yargıç. Büyük burun. Gaga. Ağız. Öğretmen (ingiliz ingilizcesi).
Townie : Üniversite şehrinde yaşayan ama üniversiteyle bağlantısı olmayan. Şehirli. Şehir hayatına uyum sağlayamayan.
Towner : Kuzey dakota eyaletinde şehir. Kasabalı. Şehirli. Belediyeye ait. Kasaba sakini. İlçede yaşayan. Kasabada yaşayan.
Professor : Öğretim üyesi. Üniversitede ve yüksek okullarda doçentten bir aşama üstün olup belli hak, görev ve sorumlulukları bulunan öğretim üyesi. İtirafçı. (üniversitede) öğretmen. Prof. Öğretmen. Müderris.
Occupier : Oturan. Mukim. İşgal eden. Sakin. Bir yerde oturan kimse. Kullanan.
Towny : Üniversite şehrinde yaşayan ama üniversiteyle bağlantısı olmayan.
Gownsmen synonyms : gownsman, dominant, ascendantent, adjudicators, peer, graduate, graduated, commanding, profs, resident, colleger, graduate student, collegian, bachelor, postgraduates, prof, dominie, university graduate, preceptors, beaks, adjudicator, lector, professors, hodja, postgraduate, prelector, preceptor, townee, teachers, ascendants, demiurge, mistresses, ascendant.
Gownsmen zıt anlamlı kelimeler, Gownsmen kelime anlamı
Nonresident : Ülkesi dışında yaşayan (kimse). İkamet etmeyen. Geçici olarak oturan. Bölgeye ait olmayan. Ülke sakini olmayan. Yerleşik olmayan. Okuduğu yerin yerlisi olmayan (öğrenci). Görevli bulunduğu yerde oturmayan (kimse). Ülke sakini olmayan kişi.

Bu kısımda Gownsmen kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gownsmen ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gownsmen anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gownsmen ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.