Lectotype türkçesi Lectotype nedir
- Türün ilk tanımlanmasında holotip belirtilmemişse tipi yeniden daha ayrıntılı olarak tanımlayabilmek için bir seri sintipten seçilen ve holotipe eş değer birey.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Orijinal tanımlaması yapıldıktan sonra holotip olarak iş görmek üzere sintipler arasından seçilen örnek.
- Lektotip.
Lectotype ingilizcede ne demek, Lectotype nerede nasıl kullanılır?
Paralectotype : Paralektotip. Sintipler arasından lektotip ayrıldıktan sonra kalan ve paratip olarak kullanılacak örneklerin tümü. Lektotip tespit edildikten sonra, tip serisindeki diğer örneklere verilen ad.
Lector : Kilisede kutsal kitaba ait bölümler okuyan kimse. Okutman (yüksekokulda, üniversitede, vs.). Kilisede ibadet sırasında kutsal kitaptan bölümler okuyan kişi. Profesör.
Lectors : Kilisede ibadet sırasında kutsal kitaptan bölümler okuyan kişi. Kilisede kutsal kitaba ait bölümler okuyan kimse. Profesör. Okutman (yüksekokulda, üniversitede, vs.).
Se lector uhf : Almaçta pyy'deki olukların ayarında kullanılan, ayrı bir dalgalığı ve dalgalık girişi bulunan seçici. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Pek yüksek yinelenim seçici.
Active reflector : Aktif yansıtıcı. Etkin yansıtıcı.
Amateur collector : Özengen derleyici. Kendi kendini yetiştirmiş halkbilim derleyicisi, bk. derleyici.
Adrenalectomize : Adrenalectomi. Böbreküstü bezinin cerrahi ameliyatla alınması.
Adrenalectomy : Adrenalektomi. Böbrek üstü bezinin ameliyatla çıkarılması. Böbreküstü bezinin cerrahi ameliyatla alınması. Böbrek üstü bezesinin ameliyatla çıkarılması. Adrenalectomi.
Alectoromancy : Yere çizilen bir çember içine konan horozun, orada bulunan ve her biri bir harfi simgeleyen arpa tanelerini yiyiş sırasına göre türetilen sözcüklere dayanılarak açıklanan bakı türü. bk. bakı. Horoz bakısı.
Beet lifter and collector : Pancar sökme ve toplama makinesi.
İngilizce Lectotype Türkçe anlamı, Lectotype eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lectotype ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Acacia : Arap zamkı. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Akasya. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.
Aardvarks : Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu.
Lectotype synonyms : aardvark, abductor muscle, abacus bodies, abiotic environment, aardwolf, abramis zone.

Bu kısımda Lectotype kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lectotype ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lectotype anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lectotype ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.