Lection türkçesi Lection nedir

  • Kilisede ibadet sırasında kutsal kitaptan okunan bölüm.
  • Kutsal kitap pasajı.
  • Bir metnin alternatif versiyonu.
  • Dini pasaj.
  • İbadet sırasında kilisede okunan kutsal kitaba ait bölüm.

Lection ile ilgili cümleler

English: Ali couldn't calculate the price of the collection.
Turkish: Ali koleksiyonun fiyatını hesaplayamadı.

English: Ali did a good job predicting who would win the election.
Turkish: Ali seçimi kimin kazanacağını tahmin ederek iyi bir iş yaptı.

English: After eight years of Bush the election of Obama was, for many, a breath of fresh air.
Turkish: Sekiz yıllık Bush döneminden sonra Obama'nın seçilmesi birçok kişi için bir nefes taze havaydı.

English: A general election will be held in May.
Turkish: Bir genel seçim mayıs ayında düzenlenecek.

English: After mature reflection, I've decided to accept their offer.
Turkish: Olgun yansımadan sonra, onların teklifini kabul etmeye karar verdim.

Lection ingilizcede ne demek, Lection nerede nasıl kullanılır?

Lectionary : İbadet sırasında kilisede okunan kutsal kitaba ait bölümler derlemesi. Kilisede ibadet sırasında kutsal kitaptan okunan paragrafların derlemesi. Kutsal kitap pasajları derlemesi.

Lections : Dini pasaj. Kilisede ibadet sırasında kutsal kitaptan okunan bölüm. Bir metnin alternatif versiyonu. İbadet sırasında kilisede okunan kutsal kitaba ait bölüm. Kutsal kitap pasajı.

 

Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.

Accidental selection : Bir evrenden herhangi bir seçme kuralına bağlı kalmaksızın rastgele örnek alma. bk. örnek seçme. Gelişigüzel seçme.

Active selection : Etkin seçim.

Angle of deflection : Defleksiyon açısı. Sapma açısı. Eğilme açısı. Yan açısı.

Aileron deflection : Kanatçık sapması.

Antireflection coating : Yansımasız kaplama. Yansıma önleyici örtü. Yansıma önleyici kaplama. Yansıma önleyici astar. Yansımasavar kaplama.

Age of primary elections : Yeterli adaylar için yapılan ön seçim. Ön seçim dönemi.

Asymmetrical deflection : Bakışımsız yön sapma.

İngilizce Lection Türkçe anlamı, Lection eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lection ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Have in mind : Aklında olmak. Akılda tutmak. Niyet etmek. Niyeti olmak. Hatırında olmak. Hatırında tutmak.

Region : Alan. Dar. İklim. Nahiye. Kesim. Memleket. Mıntıka. Yöre. Çevre.

Drag up : Kurcalamak. İyi terbiye etmemek. Gelişigüzel yetiştirmek. Kötü yetiştirmek. Araştırmak. Abartmak. Gereksiz yere ortaya koymak. Açığa çıkarmak.

Raise : Toplamak. Vergin artışı. Büyütmek (çocuk). Öndürmek. Yokuş. Konusunu açmak. Kaldırmak. Kabartı. Büyütmek.

Touch on : -e dokunmak. -e temas etmek. Bahsetmek. Değinmek. Konuya değinmek. (konuya) değinmek. -e değinmek.

Cite : Zikretmek. Alıntılamak. Celbetmek. Aktarmak. Takdiri açıklamak. Atıfta bulunmak. Referans vermek. Alıntı yapmak (yazıda vb). Anmak. Mahkemeye çağırmak.

 

Northwest : Kuyezbatıya doğru. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Kuzeybatı. Kuzey batı.

Northeast : Kuzeydoğu. Kuzey doğu. Kuzeydoğuya doğru.

Sodom : Oğlancılık. Ahlaksız ve yozlaşmış yer. Günahları yüzünden tanrı tarafından yok edilen filistin antik kenti (incil'den). Homoseksüellik. İbne.

Dredge up : Eşelemek. Dibini tarakla temizlemek. Araştırmak. Dibini taramak. Deşmek.

Lection synonyms : physical object, speak of the devil, here, remember, north, whereabouts, cross refer, name, line, earth, advert, somewhere, think of, west, appeal, point, home, commend, outer space, notch, southwest, infinite, lections, namedrop, bring up, space, there, refer, south, mean, seat, pass, invoke.

Lection zıt anlamlı kelimeler, Lection kelime anlamı

There : İşte. Oralarda. Şura. Orayı. ...var. Şurada. Orada. Oraya. Ora. Birinin ismi yerine kullanılır.

Here : Bunda. Burayı. Burda. Hey. Bu çekitte. İşte. Buraya. Burası. Burada.

Stabilization : Saptama. İstikrar. Durultum. Bir aygıtın elektriksel besleme çevrimine konulan bir durultucu ile gerilim çalkantılarını kesme. Dengede tutma. Değişmezlik durumuna getirme. Tespit etme. Sabit kılma. Denge sağlama.

Lection antonyms : stabilisation.

Lection ingilizce tanımı, definition of Lection

Lection kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A lesson or selection, esp. of Scripture, read in divine service.