Bu sayfada Parking ne demek nedir parking hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi parking resimleri yazıları türkçesi ne demek parking ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller parking hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Parking nedir English: Ali car-pools with friends to save on parking fees in the city. Turkish: Ali şehirde otopark ücreti tasarrufu yapmak için arkadaşlarıyla birlikte yolculuk yapar. English: Ali couldn't find a parking place. ...
Parking bay nedir : Otopark. Durgulama. Park. Park yapma. Rahatına düşkün. Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması. Park yeri. Parketme. Park etme. Bay : Ulumak. Bir göl veya denizin sığ kısımlarında kara içeris...
Parking disk nedir : Park. Otopark. Rahatına düşkün. Parketme. Park yeri. Park etme. Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması. Park yapma. Durgulama. Disk : Bilgisayar, bilişim, uzay, veterinerlik alanlarında kull...
Parking fine nedir English: Parking fines are very costly. Turkish: Park etme cezaları çok yüksek. : Parketme. Otopark. Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması. Rahatına düşkün. Park yapma. Park yeri. Park e...
Parking is not allowed here nedir : Durgulama. Otopark. Park. Park yeri. Rahatına düşkün. Park yapma. Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması. Park etme. Parketme. Is : -dır. Olmak. Bilim adamları için bütün kalıcı metrik siste...
Parking lights nedir : Park yapma. Park etme. Park yeri. Rahatına düşkün. Parketme. Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması. Otopark. Durgulama. Park. Lights : Yönetmenin, sahnenin ya da salonun aydınlatılması için...
Parking meter nedir English: I need it for the parking meter. Turkish: Parkmetre için ona ihtiyacım var. : Park yeri. Otopark. Park yapma. Parketme. Durgulama. Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması. Rahatın...
Parking space nedir English: Ali wants your parking space. Turkish: Ali senin park alanını istiyor. English: Ali couldn't find an empty parking space. Turkish: Ali bir boş park yeri bulamadı. English: Ali backed his car out of the p...
Parking violation nedir : Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması. Park yeri. Park etme. Park yapma. Parketme. Durgulama. Otopark. Park. Rahatına düşkün. Violation : Tutmama. Çiğneme. Tecavüz etme. Yerine getirmeme. K...
Parking apron nedir : Durgulama. Park etme. Rahatına düşkün. Parketme. Park. Park yapma. Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması. Park yeri. Otopark. Apron : Ön sahne üzerindeki çıkıntı. Önlük giysi. Koruyucu kapa...
Parking area nedir English: It's a no parking area here. Turkish: Burada parkedilmez. : Durgulama. Parketme. Park etme. Park. Otopark. Park yapma. Rahatına düşkün. Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması. Pa...
Parking brake nedir : Park. Park etme. Durgulama. Park yeri. Park yapma. Otopark. Parketme. Rahatına düşkün. Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması. Brake : Frenlemek. Büyük eğreltiotu. Tokmak. Durduraç. Keten ta...
Parking fee nedir English: Ali car-pools with friends to save on parking fees in the city. Turkish: Ali şehirde otopark ücreti tasarrufu yapmak için arkadaşlarıyla birlikte yolculuk yapar. : Park yeri. Durgulama. Gidiş gelişi aksatmaya...
Parking garage nedir English: She was held hostage in a parking garage. Turkish: O bir kapalı otoparkta rehin alındı. English: Ali parked his car in an underground parking garage. Turkish: Ali arabasını bir metro park garajında parke...
Parking light nedir : Parketme. Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması. Park yapma. Otopark. Park etme. Durgulama. Park. Park yeri. Rahatına düşkün. Light : Yanmak. Aydınlatmak. Görme organına bağlı ya da görme o...
Parking lot nedir English: I saw Tom in the parking lot when I left. Turkish: Ben gittiğimde Tom'u otoparkta gördüm. English: Ali walked out to the parking lot to look at Mary's new car. Turkish: Ali Mary'nin yeni arabasına bakmak...
Parking place nedir English: Ali couldn't find a parking place. Turkish: Ali bir park yeri bulamadı. English: We parked our car on a free parking place. Turkish: Arabamızı ücretsiz bir park yerinde park ettik. : Otopark. Parketme. G...
Parking ticket nedir English: I got a parking ticket. Turkish: Bir park bileti aldım. English: Tom has a whole pile of unpaid parking tickets. Turkish: Tom'un tam bir deste ödenmemiş park biletleri var. English: Ali got a parking tic...
Parkings nedir apron : Park apronu. Parking area : yeri. Otopark. Park alanı. Park sahası. bay : Park için ayrılmış özel alan. Parking brake : El kumandalı. Park freni. El eğleci. Ayak kumandalı. El freni. disk : Parkmetre kadranı. Parki...